12 Ağustos 2026 Çarşamba
Mutfak Lavabonuz Tıkanmayı Görsün
GS ve FB Arasında Cereyan Eden Centilmenlik Örnekleri
Ezeli rekabetin iki temsilcisi GS ve FB ile ilgili centilmenlik örnekleri:
İki takım arasındaki ilk resmi maç 17 Ocak 1909 tarihinde oynandı. Maçı Galatasaray 2-0 kazanırken, ezeli rekabetin ilk golünü atan isim Emin Bülent Serdaroğlu oldu. Emin Bülent, Fenerbahçe kurucularının ve oyuncularının çok yakın arkadaşıydı. Maç bittikten sonra Fenerbahçeli oyuncular, kendilerine gol atan Emin Bülent’i sırtlarına alarak centilmence tribünleri selamlatmışlardı.
“İki kulüp (1911-1920), işgal yıllarında ve sonrasında yabancı takımlara karşı güçlerini birleştirmiştir. Fenerbahçe ve Galatasaraylı futbolcular bir araya gelerek “Karma Takım” kurmuşlardır. Hatta iki takımın renklerinin karışımı olmasın diye siyah-beyaz formalar giyerek yabancı askeri ve sivil takımlara karşı ortak mücadele vermişlerdir”.
Galatasaray’ın Fenerbahçe’yi 6-1 yendiği tarihi maç, 20 Ekim 1914 tarihinde oynamıştır. Bu karşılaşma, sadece skoruyla değil, Türk futbol tarihindeki en büyük centilmenlik hikayelerinden birine ev sahipliği yapmasıyla bilinir. Maçın öne çıkan detayları şu şekildedir: Maçın asıl oynanması gereken tarihte Galatasaray’ın as oyuncularından Oberle kardeşler ağır hasta, Hasan ise sakattı. Baş kaptanı Galip Kulaksızoğlu, rakiplerini eksik kadroyla sahada görmek istemediğini belirterek maçı ertelemeyi teklif etti. Galatasaray bu asil teklifi kabul etti ve karşılaşma oyuncular iyileştikten sonra 20 Ekim 1914 tarihine ertelenerek oynandı. Oyuncuların iyileşmesinin ardından oynanan bu erteleme maçında, Galatasaray ezeli rakibi Fenerbahçe’yi 6-1’lik skorla mağlup etmeyi başardı.
Ali Sami Yen’in Fenerbahçe’yi Kurtarma Girişimi (1918) :Birinci Dünya Savaşı’nın zorlu yıllarında Fenerbahçe Kulübü, dönemin işgal kuvvetleri ve siyasi baskıları nedeniyle kapatılma tehlikesiyle karşı karşıya kalmıştı. Galatasaray’ın 1 numaralı kurucusu ve başkanı Ali Sami Yen, ezeli rakiplerinin yok olmasını engellemek için harekete geçti. Kulüplerin birleşerek tek bir çatı altında Türk sporunu savunmasını teklif etti. Amaç, Fenerbahçe’nin mal varlıklarını korumak ve kulübün kapatılmasının önüne geçmekti. Bu zor günlerdeki dayanışma, rekabetin dostluk üzerine kurulduğunun en büyük kanıtı oldu.
Cumhuriyet’in ilk yıllarında takımların bugünkü gibi lüks otobüsleri veya bütçeleri yoktu. Kadıköy’de oynanacak bir maç için Galatasaray takımı karşı yakaya geçmek zorundaydı ancak o gün deniz çok dalgalıydı ve sandalı çekecek güçleri kalmamıştı. Durumu gören Fenerbahçeli futbolcular, rıhtıma gelerek Galatasaraylı oyuncuların içinde bulunduğu sandalı halatlarla karaya çekti.
Fenerbahçe’nin “Uçan Kaleci” lakaplı efsanesi Cihat Arman ile Galatasaray’ın unutulmaz golcüsü Gündüz Kılıç (Baba Gündüz) arasında geçen bir derbi maçı: Galatasaray atağında Gündüz Kılıç sert bir şut çeker, kaleci Cihat Arman topu kurtarırken direğe çarpıp bilincini kaybederek yerde kalır. Top ise yavaşça kaleye doğru yuvarlanmaktadır. Pozisyonu takip eden Gündüz Kılıç, boş kaleye golü atmak yerine topu çizgi üzerinde durdurur. Hakem şaşkınlıkla bakarken, Gündüz Kılıç hemen yerdeki arkadaşı Cihat’ın yardımına koşar ve sağlık görevlilerini sahaya çağırır. (1940’lar).
1950’li yıllarda İstanbul Beyoğlu’nda iki takım taraftarlarının ve yöneticilerinin ortaklaşa gittiği, duvarlarının yarısı sarı-kırmızı, diğer yarısı sarı-lacivert boyanmış ortak dernek lokalleri bulunuyordu. Maç günleri iki takım taraftarları buraya kol kola gelir, maçı birlikte izlerlerdi. Yenilen takımın taraftarı, yenen takımın taraftarına kahve ısmarlar ve birbirlerini tebrik ederek evlerine dönerlerdi.
"Galatasaray'ın efsane golcüsü Metin Oktay’ın 1969 yılındaki jübile maçında, Fenerbahçe'nin efsane ismi Can Bartu ile unutulmaz bir jest yaşandı. Maçın bir bölümünde Metin Oktay Fenerbahçe forması, Can Bartu ise Galatasaray forması giydi. İki efsane, ezeli rakiplerinin formalarıyla sahada birbirlerine karşı mücadele ederek tribünlere tarihi bir dostluk mesajı verdi".
"6 Kasım 2002'de Fenerbahçe'nin Galatasaray'ı 6-0 yendiği tarihi maçta, Özhan Canaydın protokol tribününde ayağa kalkarak Fenerbahçe'nin attığı golleri alkışladı. Bu hareketi nedeniyle daha sonra dünya genelinde Fair-Play ödülüne layık görüldü".
Not: Örnekler yapay zeka yardımıyla değişik sitelerden alınmıştır.
Ülkemizden Centilmenlik Örnekleri
Centilmenlik dendiği zaman kibarlık, nezaket ve empatiyi de düşünmek lazım. Centilmenlikte diğerkâmlık var, insana değer verme var, insanın kendisini değerli hissetmesi de vardır. Kendine Müslümanlıktan vazgeçme vardır.
En iyisi ülkemizdeki centilmenlik örneklerine bir bakalım.
Otobüs ve toplu taşımalarda yaşlı, hasta ve hamile olanlara yer vermek.
Trafikte gönüllü geçiş hakkı vermek.
Siftah yapmamış komşu esnafa müşteri yönlendirmek...
Sporda centilmenliğe de birkaç örnek verelim:
"İsmet Karababa, Derbentspor kalecisiyken, hakemin göremediği pozisyonda topun çizgiyi geçtiğini ve gol olduğunu dürüstçe söyledi". Takımı küme düştü ancak CIFP tarafından "Dünya Fair Play Ödülü" verildi. (1982)
"Hilal Coşkuner, Balkan Kros Şampiyonası'nda liderken, yanlış yönlendirilen rakibini uyararak doğru yola soktu ve kendisi yarışı kaybetti. Uluslararası Fair Play Komitesi (CIFP) tarafından Kutlama Mektubu ile ödüllendirildi". (1985)
"Tarihi Kırkpınar Pehlivanları: Yağlı güreşte kendisinden yaşça büyük veya usta olan rakibin elini öpmek, yendiği rakibi yerden kaldırıp teselli etmek" vardır.
"Alpay Özalan (EURO 1996): Hırvatistan maçının son dakikalarında kaleye giden Goran Vlaovic'i faul yapıp düşürmeyerek gole izin verdi. Bu hareketiyle UEFA tarafından Fair Play Ödülü'ne layık görüldü".
"Veli Kavlak (2014): Beşiktaş-Adana Demirspor kupa maçında, hakem rakip oyuncuya kırmızı kart gösterdi. Veli hakemin yanına giderek "Bana müdahalesi sert değildi, kart hatalı" diyerek kararı değiştirtmeye çalıştı".
"Galatasaray kalecisi Muslera, Beşiktaş derbisinde hızla kaleye yönelen rakip futbolcunun duramayarak direğe sertçe çarpacağını fark etti. Topu bırakıp vücudunu siper ederek rakibini sakatlanmaktan kurtardı".
"Oğulcan Ülgün (2026): Gençlerbirliği forması giyen Oğulcan, Fenerbahçe maçında kaleye doğru tehlikeli bir atak geliştirirken rakip savunmacı Mert Müldür'ün aniden sakatlanıp yerde kaldığını gördü. Gol atma şansı çok yüksek olmasına rağmen topu taca atarak oyunu durdurdu".
"Hami Mandıralı (2002): Trabzonspor’un efsane şutörü Hami, Ankaragücü ile oynanan bir maçta kaleci Zafer’in sakatlanarak yerde kaldığını görmüştür. Top önünde ve kale tamamen boş olmasına rağmen şut çekmek yerine topu taca atarak oyunun durmasını sağlamıştır".
"Şenes Erzik (2015): Türk ve dünya futbol bürokrasisinde uzun yıllar dürüst, birleştirici ve etik değerlere bağlı yönetimiyle öne çıkmıştır. UEFA ve FIFA bünyesindeki bu örnek duruşu nedeniyle CIFP (Uluslararası Fair Play Komitesi) Kariyer Ödülü’ne layık görülmüştür".
"Beşiktaş Kulübü'nün efsanevi başkanı Süleyman Seba, tüm yöneticilik kariyeri boyunca rakiplerine duyduğu saygı ve sevgiyle tanınmıştır. Derbi maçlarından sonra dahi "Rakiplerimizi rencide edecek açıklamalar yapmayın" diyerek Türk sporunda nezaketin sembolü olmuştur".
"Göztepe – Karşıyaka Dünyanın Seyirci Rekoru (1981): İzmir’in iki ezeli rakibinin 2. Lig’de şampiyonluk için karşılaştığı maçı tam 80.000 seyirci bir arada, tribünlerde hiçbir şiddet veya olay yaşanmadan yan yana izlemiştir. Bu maç, rekabetin en centilmen halini dünyaya göstermiştir".
Not: Örnekler yapay zekanın verdiği örneklerden seçilmiştir.