Kurum'un amacı, “Türk dilinin öz güzelliğini ve zenginliğini meydana çıkarmak, onu yeryüzü dilleri arasında değerine yaraşır yüksekliğe eriştirmek” olarak tespit edilmiştir.
Bu amaca ulaşmak için de şu yol takip edilecektir:
1. Toplanıp ilmî müzakerelerde bulunmak;
2. Türk dilini kendi menşelerine, tekâmülüne ve ihtiyaçlarına göre tespit ve tedvin etmek;
3. Türk dilini tetkike yarayacak vesaik ve malzemeyi elde etmek, eski kitaplardan ve memleketin her mıntıkasındaki halk dilinden derlemeler yapmak ve yaptırmak;
4. Cemiyet mesaisinin semerelerini her türlü yollarda neşre çalışmak. (tdk.gov.tr)
Amacı, Türk dilinin güzelliklerini ve zenginliğini ortaya çıkarmak ve diğer diller arasında değere ulaştırmak olan 94 yıllık bir geçmişe sahip TDK'nin bu amacına ne derece ulaştığı tartışılır.
Güzellik göreceli bir kavram olduğu için Türkçenin güzellikleri üzerine bir şey demeyeceğim. Türkçe sözlüğün kalınlığına bakılırsa dilimiz zengin olmaya zengin. Yalnız sözcüklere bakıldığı zaman çoğu kelimelerin dilimize Arapça, Farsça, Fransızca, İngilizce ve Rumcadan vs. geçtiği görülecektir. Eski kelimeleri yeni nesil, eskiler de yeni kelimeleri bilmiyor. TDK'nin sayfasından aldığım amaç ve amaca ulaşmak için takip edilecek maddelerde geçen çoğu kelimelerin anlamını yeni nesil bilmez.
Amaca ulaşmak için sayılan maddelerden 3.maddede yer alan "memleketin her mıntıkasındaki halk dilinden derlemeler yapmak ve yaptırmak" kısmı önemli. Çünkü yöresel olarak halkın konuştuğu kelimeleri ortaya çıkarmak da TDK'nin izlediği yollardan. Fakat TDK'nin bu yolu çok kullandığını sanmıyorum. Hoş alsa da halkın telaffuz ettiği gibi almıyor TDK. Bu da söylenişi farklı, yazımı farklı bir durumu ortaya çıkarıyor. Mesela halkın hepsi eşkiya derken TDK bu kelimeyi eşkıya şeklinde kabul ediyor. Aynı şekilde dilimize Farsçadan geçen peştemal, halk arasında peştemal diye telaffuz edilirken TDK her ne hikmetse peştamal şeklinde kabul ediyor.
Eşkiya ve peştemal demenin ve bu şekilde yazmanın sakıncası var mı bilmiyorum. Şayet sakıncası yoksa herkes bu kelimeleri bu şekilde kullanırken TDK'nin eşkıya ve peştamal şeklindeki yazılışı dayatmasının bence bir anlamı yok. Halkın telaffuz ettiğini kabul etse bu ikilik son bulur.
Bir diğer husus, tarihi geçmişe rağmen dilimiz kelime, kavram ve deyimleriyle, aynı zamanda yazım şekliyle tam oturmuş değil. Birleşik kelimeler de hakeza. Bu yüzden olsa gerek, TDK zaman zaman güncelleme yapıyor. Birkaç kelimenin yanlış kullanımının ortaya çıkmasıyla güncellemeyi anlarım. Ama sık güncelleme dilimizin tam oturmadığı ya da 94 yıllık Kurum'un işleyişinden kaynaklandığı düşünülebilir.
