26 Temmuz 2026 Pazar

Her Yeni Eskir

Kadının kocasının adı eşekmiş. Zamanında kendi iradesi olmadan ana babasının verdiği bu isimle yaşamak adama zor gelmiş. Çünkü herkes eşek gel, eşek git demiş durmuş, eğlence konusu olmuş. Hanımı, bu ismi değiştir demiş. Kocası, iyi bildin hanım. Bu isimden kurtulmalıyım demiş.

Zaman kaybetmeden isim değişikliği için muhtarlığa müracaat etmiş. İhtiyar heyeti toplanmış. Şu isim bu isim derken heyet adama yeni bir isim vermiş. 

Yeni ismini alır almaz koca sevinçle koşarak evine gitmiş. Hanım, müjde. İsmim değişti. Artık eşek değilim demiş. Yeni ismin ne oldu diye sormuş hanımı. "İhtiyar heyeti oy birliğiyle yeni adımı sıpa koydu" demiş. Hanımı, "Be akılsız herif be akılsız  kocam! Şu aldığın isme bak. Bu gidişle sen eşeklikten kurtulamayacaksın. Çünkü büyüyünce yine eşek olacaksın" demiş.

*

En büyük hayalimiz sıfır ev alıp oturmak, evin içini birinci sınıf eşya ile donatmak. Gün gelir nasip olur. Aynı şekilde sıfır km araba almak da hedeflerimiz arasındadır. Bu da bir gün nasip olur. Kısaca her şeyi yenileriz. 

Sonra? Aldığımız her yeni ev ve araba bir gün yeni özelliğini kaybeder. Yani eskir. Çünkü her yeni olanın eskime özelliği vardır. O yüzden her yeni eskimeye mahkumdur. O yüzden ne çocuklarımıza ne firmamıza ne herhangi bir şeye yeni adını vermemek lazım. 

25 Temmuz 2026 Cumartesi

Parmak Uçları Burundan Büyük Olsa

Eş dostla oturup hasbihal etmek ve çay içmek için ara ara takıldığım bir çay ocağı vardı. Epeydir uğramazdım. 

Yolum üzeri geçerken eski yerimde nefeslenip bir çay içeyim. Ocak sahibine de bir merhaba diyeyim istedim.

Çay ocağı her zamanki gibi doluydu. Boş yer bulabilir miyim diye bakındım. Boş sandalye olsa da boş masa yoktu. 

Beni gören ocak sahibi sandalye masa arayışına girdi. Ben de ne yapayım diye kenarda beklerken yanında çalışanını kapıda dikilirken gördüm.

Dikilmekle de kalmıyor. Kapının bir kenarına sırtını yaslamış. Eli burnuna gidip gidip geliyor. Belli ki burnunda maden arıyor. İş iştir, ne diyeyim. Daha fazlasını yazmayayım. Çünkü ne sizin mideniz götürür ne de benim. 

Arkama bakmadan uzaklaştım o çaycıdan ve o bölgeden. Bir daha da gelmemeye söz verdim. 

Yaşını başını almış bu çay dağıtandan oldum olası haz almamıştım zaten. Ciddiliği, güler yüzü, güzel çayı, ilgi ve alakası ve temizliğiyle müşteri toplayan bu ocak sahibi bunu nasıl arayıp da buldu. Hiç anlamış değilim. 

Eyyamcı gibi orta yerde dolaşır. Seslenir, çay istersin. Yüzüne bakmaz. Baksa da duymaz ya da duymazdan gelir. Birkaç defa söylersin. Çay getirişi faul, boşları götürüşü faul, yürüyüşü faul. Kimin çay istediğini unutup masa masa dolaşır, bu çay size miydi diye. Uğramadığı tek masa çayı söyleyen kişilerin masası. Bizimdi diyenlere de kulak asmaz. Sonunda elinde çay dolaşa dolaşa, "Sizindi ya" deyip bardağı bırakması görülmeye değer. 

Midemiz götürmese de bu toplumda burunla oynamak, burnun içini çöp sepeti gibi karıştırmak, lavabo işlerini ulu orta yerde yapmak maalesef vakay-ı adiyeden. 

Böyle burnuyla oynayanları görünce şu parmak uçları burun deliğinden keşke büyük olsaydı, böylece elimizi olur olmaz burnumuza sokmaz, burunla bir imtihanımız kalmazdı diyorum. Burun da rahat ederdi, biz de. 

23 Temmuz 2026 Perşembe

En Nem Kapan Familya

İçimizde; alıngan, her şeyden nem kapan, paratöner gibi üzerine çeken, her şeyden anlam çıkaran, çıkardığı her anlamı kendisine bir sataşma ve saldırı olarak gören insanlar vardır.

Bu tiplerden toplum içinde az veya çok var. Bunlar birbirinden habersiz olarak yaşarlar ve organize değildirler. 

Alıngan tiplerin organize bir şekilde yaşadığı alan siyaset alanıdır. Bunlar en nem kapan familyadır. 

Bu alıngan familyanın biraz hoşgörülü olanı elinde iktidar gücü ve imkanı olmayan siyasetçi kesimidir. Bu kesim iktidara göz kırptığı için çoğu şeyi içine atar ve haklısınız efendim der. 

Alınganlığın zirvesinde olan kesim, iktidarı elinde bulunduran siyasilerdir. Bunlar, 

Kendilerini ülkenin ve devletin sahibi görür.

Kendilerini dünyanın merkezine koyarlar. 

Her yaptıklarının en iyisini yaptığına halkın inanmasını ister. İyi yapmadılarsa da görülmesin, dile getirilmesin isterler. 

Kendilerini desteklediğin ve alkışladığın müddetçe senden iyisi yoktur. Vefalı insansın. Tehlike anında gemiyi terk eden fare gibi değildir derler. 

Kazara üstü kapalı da olsa bazı eksikliklere değinmeye kalkarsan, kıssadan hisse alınsın diye bir fıkra anlatmaya kalksan, bil ki eceline susamışsın demektir. Huzurunu bozmak için elinden geleni ardlarına koymazlar.

Hemen FETÖ'cü ilan edilirsin. En insaflı olanı FETÖ'cü ağzıyla konuşuyorsun der.

Açıklama üstüne açıklama yaparlar. Bununla da kalmaz saldırıya geçerler. Sana had bildirmeyi marifet bilirler. Pireyi deve yaparlar. Seni protesto ederler. Bununla kalsa iyi. Dışlarlar, 
hedef gösterirler, fanatiklerinin önüne atarlar. Gücü yeterse ekmeğine bile mani olurlar.

O yüzden siz siz olun bu en nem kapan kesimden uzak durun, arayı iyi tutun. Ağrımaz başınızı ağrıtmayın. Değilse sizi ben bile kurtaramam.