Yağmursuz günümüz geçmiyor bugünlerde. Öyle yağmur yağıyor ki sicim gibi. Yağmaya başlayınca hava kararıyor, ortalık buz kesiyor. Esen rüzgar üşümenin derecesini daha da artırıyor.
Yağmur yağacağını ve yağmurla beraber ıslanacağımızı bile bile torunun isteği üzerine 23 Mayıs 2026 günü pikniğe gittik. Böylesi bir havada pikniğe gitmek akıl kârı değil ama işin içinde torun olunca çiğ tavuk bile yenir.
Piknik yerine oturur oturmaz mangal yakıldı. Hava da önce atıştırmaya sonra başladı. Yağan yağmurun mangal ateşini söndürmemesi için kuytu bir yer aradık. Nafile. En kuytu yer bir ağacın altıydı. İmdada, benim 1999 yılında aldığım şemsiye yetişti. Şemsiye mangalın üzerine tutuldu. Şemsiye sadece ateşe yağmur gelmesini önledi. Mangalın başındakiler ıslandı. Ben ihtiyar ise pişen ne zaman önüme düşecek diye kamelyanın altında miskin miskin oturdum. Gençler pişirdi ben ise dünürle beraber termosta getirilen çayı yudumladık, çekirdek çitledik.
Mangallığı pişirirken ve yerken yağmur devam etti. Hem yağmur gelmesin hem de rüzgarı kessin diye kamelyaya attığımız yer örtüsü bana mısın demedi. Kolumu, başımı ve nevaleyi okşadı durdu.
Serin mi serin, rüzgarı bol, yağışlı bu havada gençler pişirmiş de pişirmiş. Ne kadar yediğimi hatırlamıyorum. Rüzgarın etkisiyle birlikte Abbas'ın kör gazı gibi yedim durdum. Bu kadar yemeye sadece çenem ısındı. Zira tek çalışan yerim orasıydı.
Karnımızı doyurduktan sonra hava bu kadar çile size yeter dedi. Üzerimizdeki kara bulutlar yerini güneşe bıraktı. Bizim bölgede hava açılırken şehrin üstünü simsiyah bulutlar kapladı. Güneşi gören ben kamelyadan kendimi güneşe attım. Isıtıverdi birden beni.
Karnı doyup güneşi gören gençler top oynamaya gittiler. Daha doğru dürüst oynayamadan filelerin arasından çıkan top filelerin üstünde kaldı. Üç beş kişi uğraş didin topu güç bela indirdiler.
Altı dolu midenin üzerine semaver çayı iyi giderdi. Stoklarda bolca vardı ama soğuk, stoktaki çayları soğutmuştu. Semavere ne kadar kömür atsak da çay bir türlü içimizi ısıtmadı.Böylesi pikniğim iki oldu. 2014 yılının 17 Mayısında da yine böyle yağışlı bir havada piknik yapmıştım. Üçüncüsü olur mu? Aklıma bile getirmek istemem.
Yalnız şu var ki tek eksikliğimiz hava olsa da işin içinde eş, dost, hele bir de torun olunca yağmur da vız geliyor, rüzgar da, soğuk da.


