Korkunun ecele faydası yok diye bilsek de insanımızın kahir ekserisinde adeta korku bacayı sarmış.
Önce korku bacayı sarmış ne demek bir bakalım: "Bir tehlike veya endişe verici durumun, kontrolden çıkacak kadar büyüdüğünü ve herkesi büyük bir panik veya korku içine soktuğunu anlatan mecazi bir sözdür". "Olayların kötüye gitmesi ve bu gidişatın yarattığı kaygının herkesi sarması" anlamına gelir.
Bu deyim, olup biten gündemlere dair yorum yapmayan, susan ve görüş bildirmeyen insanların sayısının her geçen gün arttığını görünce aklıma geldi.
Bire bir görüşmede senin gibi düşünen ama birkaç kişinin olduğu ortamda dut yemiş bülbüle dönen insanları bilirim.
Çoğunun sosyal medyası bile yok. Varsa da herhangi netameli bir konuda renk vermiyor, okuyup iz bırakmadan çekip gidiyor.
Bazen belli ki bu insanlar her doğru her yerde söylenmez sözünü düstur edinmiş diyorum. Bunu da yeterli bir gerekçe görmüyorum. Başka da aklıma bir şey gelmiyor.
Gerçi sosyal medyada görüş bildirmekten kaçınanları anlayabiliyorum. Çünkü sosyal medya, görüşlerinden dolayı kişilerin fişlendiği ve kara listeye alındığı yer.
Bu insanların derdi mi yok, niye böyle dertsiz, gamsız duruyorlar, niye görüş serdetmiyorlar diye düşünürken biri imdadıma yetişti: "Abi, MİT ve emniyet ortaklaşa günlük sosyal medyada paylaşılan her şeyi didik didik inceliyormuş. Bununla da yetinmiyorlarmış. Paylaşımla neyin kastedildiği yapay zekaya soruluyormuş. Paylaşımı sorun görülenleri derdest edip savcının huzuruna çıkarıyorlarmış. Böyle hakkında işlem yapılan sayı da az değilmiş. Dikkatli olmak lazım. Hatta hiç yazmamak en iyisi. Hiçbir paylaşım yapma" dedi. Ciddi olamazsın. Bu kadar da olmaz dedim. "Abi, ciddiye al. Bana bunu söyleyen kaynak sağlam" dedi. Buna iddia diyeyim. Bu iddianın ne derece doğru ve uygulanabilir olduğuna yine de temkinli yaklaşayım. Şu var ki bana bunu aktaran kişi, atacak ve yalan söyleyecek biri değil.
İspatı gereken bir iddia olsa da bu anlatılanlarla birlikte jetonum düştü. Öyle zannediyorum, bu kişinin söylediğinden sessiz milyonlar da haberdar. Ne olur ne olmaz, bu yaştan sonra bir de mahkeme işiyle uğraşıp ağrımaz başımı ağrıtmayayım deyip görüş serdetmiyor. Anlaşılan o ki insanımız çok akıllı. Bu iddia bile insanımızı susturmak için yetmiş de artmış bile. Hatta öyle ki yasak ve suç olmayanları da söylemeyerek yoğurdu üfleyerek yiyor. Yani daha garantici davranıyor.
Yine iddiadan hareketle eğer böyleyse yani her yazı ve paylaşım günlük taranıyorsa sosyal medyada yazıp çizen ve görüş bildirenler, kusura bakmasın da cahil cesaretiyle bunu yapıyorlar. Anlaşılan o ki bu cahil cesaretiyle yazıp paylaşanlar için henüz korku ya da ateş bacayı sarmamış.
Ne diyeyim. Ümit ederim ki yersiz bir iddiadır ve hiç temenni etmem. Böyle bir şey yapıldığına ihtimal vermek istemiyorum. Yalnız şu var ki aslı olmasa bile dolaşımda olan bu iddia, saldığı korkuyla amacına ulaşmış görünüyor.
Gönül ister ki insanımız, itibar suikastı yapmadan, kişiselleştirmeden, iftira atmadan ve dezanformasyon bilgi yaymadan bu alemde görüş serdedebilsin, eleştirebilsin, zıt ve aykırı görüşünü söyleyebilsin, karşılıklı yazışıp görüş alışverişinde bulunsun.