27 Eylül 2026 Pazar
Memleketin Sıhhi Tesisat İşleri
80'er Dairenin Hikayesi
En Güçlü Devlet Hangisi?
Keçecizade Fuat Paşa, 1814-1868 yıllarında yaşamış bir şahsiyet. Tanzimat döneminin önemli üç siyasi liderinden biri. İki dönem sadrazamlık ve 10 yıla yakın da dışişleri bakanlığı yapmıştır. Siyasi başarılarının yanında, keskin zekası, hazırcevap ve nükteleriyle ünlü bir devlet adamıdır.
Hazırcevaplığına bir örnek:
Fuat Paşa hariciye bakanı iken Avrupa'da bir sefirler toplantısına katılır. Toplantı esnasında sefirin biri ortaya bir soru atar: "Dünyanın en güçlü devleti hangisi" der. Fuat Paşa, "Osmanlı" deyince, oradaki sefirler şaşırır. Çünkü onlara göre Osmanlı en zayıf halinde. Neredeyse yıkıldı yıkılacak.
Sefirlerin, cevabına şaşırdığını gören Fuat Paşa, "Evet Osmanlı. Çünkü sizinkiler dışarıdan, bizimkiler de içeriden yıkmaya çalışıyor. Buna rağmen Osmanlı dimdik ayakta. Hala yıkılmadı" şeklinde cevap verir.
Verdiği cevapla Fuat Paşa'yı takdir etmemek mümkün değil. Yalnız cevap her ne kadar göğsümüzü kabartsa da Osmanlı yıkılmıştır. Yerine kurduğumuz Türkiye Cumhuriyeti bir asrı devirdi.
Keçecizade Fuat Paşa günümüzde yaşasa, yine dışişleri bakanımız olsa, Avrupa'da bir toplantıya katılsa, orada yine aynı soru sorulsa, öyle zannediyorum, Fuat Paşa hiç tereddüt etmeden Türkiye derdi.
Ne alaka demeyin. Alakası var bence. Çünkü ülkede bu kadar kokuşmuşluk, çürüme, yozlaşma, yolsuzluk, rüşvet, operasyon, çalma, çırpma, dolandırıcılık, kandırma, köşeyi dönme, sumen altı etme vb. şeyler varken bu devlet, bu ülke iyi ayakta duruyor. İnanın, hiçbir ülke ve millet bu şekil ayakta duramaz. Fuat Paşa Türkiye derdi ama durum bu iken "Bu devlet nasıl ayakta duruyor. Çoktan yıkılması lazım" diyerek şaşkınlığını da ifade ederdi.
Görünen o ki istisnalar olmakla beraber bu toplumun dinlisi-dinsizi, laik-seküler ve İslamcısı, başı açığı-başı kapalısı, hırlısı-hırsızı, makam ve mevki sahibi olanı ve olmayanı, kültürlüsü ve kültürsüzü, etkili ve yetkili olanı ve olmayanı, dindarı ve dindar olmayanı vs. kişileri ellerine fırsat geçinceye kadar dürüst. Ne zamanki eline fırsat geçse keseri kendine doğru yontuyor. Meğer dürüstlüğümüz yokluktanmış. Bu toplumun fertleri olarak tencere ve kapak gibi birbirimizi bulmuşuz. Hangi zihniyete sahip olursak olalım, biz niye böyle olduk diye kendimizi sorgulayacağımıza, "Tencere dibin kara, seninki benden kara" diyerek birbirimizi suçlamaya devam ediyoruz.
Fazla uzatmayayım. Her türlü bozulmaya rağmen halihazırda dünyanın en güçlü devleti Türkiye'dir. Üzerine başka ülke de tanımam. Nokta.
Not: Toptancı olmamak adına tekrar not düşeyim. Hangi kesim olursa olsun her kesimde temiz olanları var. Onlara selam olsun.