Aile efradım ekonomik kriz dinlemedi. Tutturdular ille de künefe diye. Ne de olsa arkalarında anaları var. Bir böyle... beş böyle. Baktım olmayacak. Künefesiz giderlerse kendimi affedemezdim. Geri kalan ömrümü de vara onlara bir künefe yedirseydim diye nedametle geçiremezdim.
O
zaman yapacağım tek şey, sonu pişmanlık olacak bir aile faciasına yol açmadan
bu künefe meselesini halletmeliydim. Bunun için akrep beni sokmadan elim cebime
gidip gelmeliydi.
İyi
de nasıl ve nerede yiyecektik? O değilden sordum nerede var bu künefeci diye.
Neredeyse hep bir ağızdan evimize beş dakika mesafede cadde üzerindeki
künefeciyi söylediler. Bilmem ne zade imiş adı da. Meşhurmuş üstelik.
Bir
zaman sonra caddeye çıktım. Gör gör, buradayız dercesine künefeci gözümün
önünde belirdi. Burnumun ucundaymış meğer.
Künefecinin
yerini öğrenmiştim. Geriye gelmek kaldı buraya. Bir de künefe fiyatlarını
öğrenmek. Benim için de en önemlisi bu idi. İçeri girip sormak olmazdı. Bunu da
öğrenmek zor olmadı. Google amcaya sordum. Üç aşağı beş yukarı fiyatlar
hakkında bilgi sahibi oldum.
Gir
artık içeriye dediğinizi duyar gibiyim. Bu işler gir demekle olmuyor. Bu
aşamadan sonra bu fiyatlara kendimi alıştırmam gerekir. Değilse hazım sorunu
baş gösterir bende. Mezar taşıma künefeden gitti yazılsın istemem.
Fiyatı
hazmetmek kolay olmadı. Epey bir zamanımı aldı desem abartıdan öte bir şey
olur. Tam kendimi bu işe hazır edince harekete geçeyim artık dedim. Ama bir
sorunum daha belirdi kafamda. Acaba künefeyi künefecide mi yemeliydik, eve mi
götürmeliydim?
Cep-akrep,
fiyat ve künefeci yerini hallettikten sonra son sorun kolaydı. Yaptırıp eve
götürmeliydim. Böylece sürpriz olmalıydı. Nasılsa yakındı künefeci. Sıcak yendiğine
göre beş dakikada soğumazdı.
Bir
akşam yemeğinden sonra kimseye haber vermeden sessizce çıktım evden.
Girdim
künefeciye. İçerisi, künefeci severlerle dopdolu idi. Güya bir de açlıktan
bahseder birileri. Karşıladı beni gençten biri. Künefe siparişi vereceğim
dedim. Uzattı önüme harita metot ebadında menü kitapçığını. Bir künefe siparişi
verecektim ama künefenin de envaiçeşidi varmış. Hangisini seçeyim demedim.
Gözüm, künefe çeşitlerinin altında yazan fiyatlara gitti. En uygunu da klasik
çeşitmiş. 2-3 kişilik olanı 330 lira imiş. 100 lira da depozite alıyorlarmış.
Bakır tabağı geri getirince iade ediyorlarmış. Siparişi verdim. Künefe
hazırlanırken kasaya gidip kartı uzattım. Ödemeyi kartla yapınca bedava gibi
geldi bana. Üstelik tabağı geri getirince üzerine de yüz lira vereceklerdi.
Az
bekledikten sonra künefe hazır hale getirildi. Üzerinde firmanın ismi yazılı
özel kartonun içine kondu künefe tepsisi ve eğmeden götürün dedi ambalaja
koyan. Hiç eğer miydim?
Sol
elime alıp çıktım dükkandan. Eğmeden bükmeden, özene bezene götürüyorum. Eğer
miyim hiç. Ne de olsa servet ödedim. Yine de korkuyorum eğmekten. Ne edersin
ki korkunun ecele faydası yok.
Ben
yürüdüm. Künefe de bana eşlik etti. Bir de rüzgarla beraber atıştıran yağmur ve
soğuk. Tam ben bu işi kıvırıyorum. Ev halkı da bu sürprize çok sevinecek dedim.
Üzerine zevkten gider deyip sol elimi hafifçe göğsüme dayadım. Sağ elimi cebime
attım. Sonra gömleğin cebinden adını söylemeyeceğim şeyi çıkardım. Güç bela
işimi hallettikten sonra yola koyuldum. Bir hızla eve geldim. (Devam edecek)
Şimdi böyle oldumu hocam,en heyecanlı yerinde kestiniz,zaten türk filmleri yetmezmiş gibi,birde sizden....
YanıtlaSilŞimdi bunun devam-ı ne zaman gelecek meçhul bir durum...şimdi akşam uyku tutmazsa bunun müsebbibi sizsiniz...
Daha olmadı. Künefecide bir künefe yaptırıp eve gideceksin. Benim yaşadığımı yaşayacaksın. Üst baş batınca yatmaya vaktin kalmaz. Bu arada yazı uzun diye ikiye böldüm. İki yazı da blogta var. Künefe yazarsan arka arkaya gelir arama bütonundan.
SilKıymetli hocam, aile efradınız çok mütevazı insanlarmış; ya Antep fıstıklı baklava falan isteselerdi mazallah…
YanıtlaSilSağ olsunlar pek mütevazılar. Künefe hevesleri tatlı ihtiyacımı kursağımda bıraktı. Bu arada fıstıklı Antep bsklabçva ihtiyacını oğlanlar eve yemekli geldiklerinde gideriyoruz. Annelerini arıyorlar, anne tatlı var mı, alalım mı diye. Anneleri de tatlı yapamadım diyor. Bir bakmışsın Antep baklavası. Benden çıkmayınca daha bir tatlı oluyor.
YanıtlaSil