"Türkiye'de enflasyon devlet politikasıdır. Ülkeyi yönetenler enflasyonu politika haline getirmişlerdir ve onun için enflasyon vardır.
Bir zamanlar enflasyonu hava şartlarına bağladılar.
Bir zamanlar Elbistan-Afşin santraline bağladılar.
Şimdi de enflasyonu Türkiye'nin alt yapı noksanlarının tamamlanmasına bağlandığını görüyoruz.
Hiç alakası yok. Çünkü alt yapı noksan olarak yapa yapa bir şey yapmamışlardır ki.
Kaç tane liman yapmışlardır da altyapı eksiğini tamamlamışlardır?
Kaç tane hava alanı yapmışlardır da altyapı eksiğini tamamlamışlardır?
240 km otoyol yapılmıştır 10 senede. Bu da dış parayla yapıldı. Binaenaleyh altyapı eksiğini bağlayarak enflasyonun izahı mümkün değildir.
Efendim, telefon koyduk. Eh, dünyanın her tarafında telefon var. Telefon koyduğunuz için enflasyon olduysa bu anlaşılır bir şey değildir. Bunların hiçbirisi doğru değildir.
Doğru olan şu: Enflasyonun sebebi gayri safi milli hasıladan alacağınız borçlanmak ihtiyacıdır.
Eğer bir ülkede 1991 yılında olduğu gibi gayri safi milli hasılanızın yüzde 12,6'sı kamu borçlanma gereği olarak kullanılıyorsa o ülkede enflasyonun yüzde yetmiş ile yüzde yüz arasında olmaması mümkün değildir.
İngiltere'de ve Fransa'da yüzde üçler, beşler civarında enflasyon oluyor da bizim ülkemizde yüzde 70, 80 ve 90'lar civarında oluyor. Çünkü biz devletin hesabını, kitabını dağıttık.
Evvela devletin bir bütçesi yok. 166 fonlu, neyin nereden gelip neyin nereye gittiği meçhul bir mali düzen içindeyiz.
Binaenaleyh ilk yapılacak iş, bence Türkiye Cumhuriyeti devletinin mali düzeni, mali disiplinini sağlamak ve muhasebe tekniğini getirmektir. Bir denk bütçe...".
Süleyman Demirel’e ait bu sözleri önüme düşen videodan aldım. Belli ki konuşmanın devamı var. Çünkü denk bütçe dedikten sonra kesilmiş.
Öyle zannediyorum, Demirel bu sözleri muhalefette iken siyasi liderlerle yapılan bir açık oturumda söylemiş. Diğer liderler ve o günün iktidarın da olan ne cevap verdi bilmiyorum.
Şimdilerde iki liderin bir araya gelerek memleket meselelerine dair fikir teatisinde bulunmadıklarına ve tartışmadıklarına bakmayın. 90’lı yıllarda seçim öncesi siyasi liderlerin bir araya getirilerek canlı yayında açık oturum yapması gibi bir gelenek ya da teamül vardı bu ülkede.
Bir bilen ve kurt siyasetçi olarak bilinen Süleyman Demirel’in ülkemizdeki enflasyon tespiti manidar. Sorunun çözümü belli olmasına rağmen bu sorunu ne kendisi iktidarında ne öncekiler ne de sonrakiler çözebildiler. Niçin çözülemediği de anlaşılıyor. Fazla söze hacet yok. Çünkü enflasyon bu ülkede devlet politikası imiş.
Görünen o ki enflasyon ve buna bağlı olarak oluşan hayat pahalılığı bu ülkenin değişmez kaderi. Şunun, bunun gelmesi bir şey ifade etmiyor. Babadan evlatlarına geçen miras gibi bir iktidar öncekinden bu enflasyonu devralıyor, kendisinden sonrakine devrediyor. Tek fark, ya üç beş puan aşağıya çekip teslim ediyor ya da üç beş puan azdırıp teslim ediyor.
Not: Demirel’in telaffuz ettiği denk bütçeyi Sayın Erbakan yaptı. Ama bu denk bütçe belki de Erbakan’ın siyasi hayatına mâl oldu. Anlaşılan o ki Erbakan devlet politikasına aykırı hareket etmiş. Öyle ya devlet politikasına aykırı hareket edilir mi? Bir de ben milliyim dedi durdu.