31 Ağustos 2026 Pazartesi

Her Âfette Ortaya Çıkan Güruh

Nepal, halkının % 80'i Hindu, 8'i Budist, 5'i de Müslüman ve küçük oranlarda diğer dinlerden olan bir Güney Asya ülkesi. 

Bu ülkede 26 Ağustos günü Himalayalardaki bir buzulun büyük bir bölümünün kopması, kopan buz kütlesinin nehir yataklarına düşmesi, düşen buz kütlelerinin nehirlerin önünde geçici setler oluşturması ve su seviyesinin yükselmesiyle birlikte biriken su ve çamur kütlelerinin 10 dakika içinde 20 km yol katederek yerleşim yerlerini adeta haritadan sildiği yazılıp çiziliyor. Önce deprem sanılan ardından sarsıntının buzul, kaya ve buz kütlelerinden kaynaklandığı, büyüklüğün 5,2 şiddetinde olduğu belirtiliyor. 

Afetin bilançosu, ölü ve kayıp sayısı olayın sıcaklığının ardından daha net ortaya çıkar. Maddi kaybı ölçmek ise mümkün değil. 

Gazetelerin ve televizyonların yazıp çizdiği, hepinizin okuyarak ya da seyrederek bilgi sahibi olduğu bu âfeti kısaca özetlemeye çalıştım. 

Şu var ki bu afetin altından kalkmak çok zor. Hiçbir ülke depremden beter böyle bir doğal âfetle karşılaşmak istemez. Nepal'e geçmiş olsun diyorum. 

Nepal bu doğal afeti sarmakla uğraşadursun. Nepal'deki bu doğal âfeti bir sebebe bağlayan yurdum insanına geleyim. Daha doğrusu her doğal âfette âfete maruz kalanlar sıkıntı ve dertle uğraşırken, yani can pazarı yaşarken içimizden bazılarının uğraşısına örnekler vereceğim: 

"Nepalde meydana gelen seli duymayan kalmamıştır. Aynı Nepalde daha 20 gün önce Camiilerin ateşe verilip Kuranı kerimlerin yakıldığını duyan var mı? 
Hiç bir şey sebepsiz değil!

Bu paylaşımdaki yazım yanlışları paylaşan kişiye ait. Belli ki yazıp paylaşan Türkçe düşmanı biri. Sorsan, benim Türkçem iyi diyen biridir. Keşke tüm yanlışlık imla ve yazım hatalarından ibaret olsa. Bu paylaşıma göre Nepal'in bu başına gelen, camileri ateşe vermelerinden ve Kur'an'ı Kerimleri yakmalarından. 

Paylaşımın sahibini bilmiyorum. Ama bu paylaşımı paylaşanın bir ilahiyatçı olması beni düşündürdü. Bu ilahiyatçı kardeşe, sende mi Brütüs ya da atma Recep demek lazım. 

Tek paylaşım bu olsa, İçimizden çıkıyor böyle diyeceğim. Aha bir tane daha. Bu yorumu yazan da âfet videosunun altına yazmış. Bakalım bu ne yumurtlamış: 
"Kedi köpek uçan kaçan ne varsa yersiniz müslümanlara işgence eziyet edip camileri ateşe verirsiniz allahın Yüce kitabı kuranıkerimi yırtıp yakıp alay edersiniz bu uyarıyı dikkate alıp kendimize gelin insan olun. Yinede geçmiş olsun Allah ıslah etsin

Bu yorumcu da bir Türkçe canavarı. İçerik ise yukarıdakini aratmıyor. Aynı gerekçe. Tek ilavesi kedi, köpek, uçan kaçan ne varsa yemelerini eklemesi. Nepallilere insan olun diyen bu yorumcu bir insanlık örneği gösteriyor: Yine de geçmiş olsun diyor. Oldu olacak, geberin, beter olun de. Çünkü bu kafa yapısındaki insana böyle demek yakışır. 

Haydi ilk iki örneği geçtim. Şu paylaşıma bakalım:
"Korkunç sel felaketine sahne olan Nepal'de Allah'ın gazabı ağır oldu. 
Nepal'deki putperestler, bir ay önce Müslümanlara inanılmaz zulümler yaptılar, Allah'ın gazabını celbettiler! 
Evleri, camileri, ekinleri yaktılar, kadınları ve çocukları katlettiler."

Yusuf Kaplan gibi birinin de doğal âfeti aynı gerekçeye dayandırması kabul edilir gibi değil. Okumuş, aydın da olsa demek ki aynı kafa yapısına sahip olduktan sonra bakış açısı değişmiyor. Kaplan'ın tek farkı Türkçe yazım kurallarına uyması. Yine de Kaplan'ın da bu familyada yer alması, olacak şey değil. Kaplan böyleyse var ötekini sen düşün. 

Hasılı, al birini, vur ötekini. Görünen o ki Aydınlanma'nın bu kafa yapısına uğrama ihtimali hiç yok. Bu kafadakiler ülkemizde olup biten depremlerde de kendilerini gösterirler. Millet can pazarı yaşarken bunlar, depremin şundan dolayı olduğunu, oradakiler şunu yaptı, bunu yaptı, bundan başlarına geldi" diyerek biz daha ölmedik, bitmedik derler. 

Dünyanın her neresinde olursa olsun, büyüklüğü ne kadar olursa olsun, her türlü âfetin yaraları bir şekil sarılır ama dini silah gibi kullanan ve Allah'a iftira atan bu kimselerin söylemleri unutulmaz. 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder