30 Ağustos 2026 Pazar

Öze Dair Sözü Olmayan Tipler

Herhangi bir konuda söyleyecek sözü, birikim ve donanımı olmayan nice insanlar tanırım.

Bu tiplerin en büyük özelliği;

Hazır bulduğu bir görüşün fanatiği olmak, o görüşü savunmak, o görüşün kutbunda yer almak. Onunla yatmak, onunla kalkmak. 

Başka?

Bir paylaşımın doğruluğunu, paylaşım yapanın düşüncesine göre belirlerler. Eğer paylaşımı yapan ya da bir konuda bir söz söyleyen, savunduğu kutbun ferdi ise o paylaşım ve söz doğrudur. Şayet muhalif bildiği birinin paylaşımı ise paylaşımın daha içeriğine bakmadan gardını alır. Savunmaya geçer ve kötülemeye başlar. Bununla da yetinmez, saldırıya geçer. 

Bu paylaşımın özüne dair bir şey söyle desen, öze dair söyleyecek hiçbir şeyi olmaz. Çünkü bunlara göre "sözün sahibi yaramaz, art niyetli biri. Neyini dinleyecekti böyle birinin. Vaktine yazık".

Ön yargı ve bağnazlık tavan yapmış durumda bunlarda.

Yine bu tip kimseler, savundukları kişi ya da kişiler fikir değiştirdikçe fikirlerini o yönde değiştirirler. Bu da kişiliklerine halel geldiği ve hiç omurgalarının olmadığı anlamına gelir. Bunlara fikirsiz fikir sahibi denebilir. 

Bu insanlar niye böyle davranırlar? Böyle yaparak kimlik kazanırlar ve aidiyet duygusu elde ederler. Bir de çıkarı için böyle davranan tipler vardır. 

Güçten beslenirler. Güç, gücünü kaybetmediği müddetçe güce destek verirler.

Aykırı görüşlere tahammülleri yok. Onları hain, nankör olarak görürler. Bunlar aklını kullanmayan derler. Gören de kendileri aklını kullanıyor sanır.

Kendilerini fanatik ve trol olarak görmezler. Kendilerini hak yolun savunucusu görürler.

Kişiye bağlılıkları her şeyin üstündedir.

Sevdiklerinin her yaptığında hikmet ararlar. 

Başarı için her yolu mubah görürler.

Kafa yapıları farklı fikir ve görüşlere kapalı. Farklı ortamlarda pek bulunmazlar. Kendileri çalar, kendileri oynar. Çünkü farklı fikir ve ortama girseler doğru bildikleri fikirlerinin değişmesinden korkarlar.

Her türlü iyilik ve güzelliği kendilerinden bilirler, her türlü kötülük ve melaneti de başkasına yıkarlar.

Sürü psikolojisiyle güdülenirler.

Olgulara değil, algılar teslim olurlar. 

Sonuca değil, söze ve söyleyen kişiye bakarlar. 

Derinlemesine bir fikir sahibi olmadıkları için parmağın gösterdiği yöne değil de parmağa bakarlar.

Tartışmaya girmezler. Çünkü bilgi ve birikimleri yok. Böyle ortamlarda sessizliğe bürünürler. İçten içe konuşana not verirler ve tavır alırlar. 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder