23 Ağustos 2026 Pazar

Görgüsüzün Önde Gidenleri

Akşam serinde bir, iki bardak çay içeyim, çay içerken bir şeyler yazayım diye Evliya Çelebi Parkı içerisinde yer alan Büyükşehir Belediyesine ait Kafem'e yöneldim.

Self servis olduğu için oturmadan bir bardak çay aldım. Boş bir masaya oturdum. Çayımı yudumlarken yarım bıraktığım bir yazıyı tamamladım. 

Az sonra ikinci bir bardak çay daha alayım dedim. Yerimi almasınlar diye masaya sigaramı ve çakmağımı bıraktım. Başka da yanımda bir şey yoktu. Gündüz olsa yanında şapkam olur, çaya giderken şapkamı bırakır giderdim.

Çayımı aldım. Masama doğru yönelirken bir anne ile kızının masama yöneldiklerini gördüm. Masadaki eşyadan buranın sahibi varmış deyip başka masalara bakarlar diye düşündüm. Geçip oturdular. 

Sigara ve çakmak dediğin nedir ki pek bir yer kaplamaz. Görmemiş olabilir ya da dikkatlerini çekmeyebilir. Oturunca görürler. Buranın sahibi varmış deyip kalkarlar diye düşündüm. 

Oturduktan sonra kızı benim sigara ve çakmağımı da eline alıp masanın kenarına koydu.

Yanlarına yaklaşınca beni gördüler. Şu sigara ile çakmağımı alayım. Ben başka bir masaya bakayım dedim. Ne deseler beğenirsiniz? Haydi meraklanmayın. Hemen söyleyeyim. "İyi olur" dediler. Başka da bir şey demediler. Kısaca nazikçe masamdan beni kovdular. 

İnanın, böyle dedi anne ile kızı. Anne kız diyorum. Biri yaşlıca ve kapalı. Diğeri daha genç ve modern giyimli. 

"Burası sizin miydi. Biz oturmuş olduk. Kalkalım" bile demediler. Hoş, deseler de burası benim yerim. Bakın masada benim eşyam var, lütfen müsaade eder misiniz deme düşüncem yoktu. Varsın, otursunlar, ben eşyamı alıp başka bir masa bulurum diye düşünmüştüm. Hatta ben otururken yer aradıklarını görsem, buyurun buraya oturun bile derdim. 

Ama "İyi olur" deyip hiç istiflerini bozmadılar ve mahcup da olmadılar. Bir beklentim yoktu ama sağ olasın, teşekkür ederiz bile demediler. 

Bu muhteşem ikiliyle daha fazla muhatap olmadım. Aslında, burası bana ait. Lütfen kalkar mısınız demek lazımdı ama gerek görmedim. Elimde çay uygun bir masa arayışına girdim. Havuzun etrafını iki tur attım. Yer yoktu. Sonunda küçük bir masada oturan iki kişinin ayağa kalktıklarını gördüm. Onlar masadan ayrılınca geçip oturdum. 

Şu var ki muhteşem ikilinin bu yaptıkları garibime gitti ve üzüldüm. Bu yaşımda nice tip tip insanlar gördüm ama böylesini, böyle görgüsüzünü ilk defa gördüm. Dedim görgü başka bir şey. Ne alınır ne satılır. Diğer insanlar gibi aramızda gezen böyleleri, olsa olsa kendine Müslüman olur. Şehrin merkezinde, bu modern çağda bu yaşlarına kadar görgü nedir, nezaket nedir öğrenmemişlerse bundan sonra da öğrenmeleri zaten mümkün değil. Hoş, böyle bir niyetlerini de sezmedim. 

Böyle kaba, saba ve insanlıktan nasibini almamış bu iki tipi bir gördüm. Bir defa daha karşılaşmak nasip olmasın. Benden ırak olsunlar da kime yakın olurlarsa olsunlar. En iyisi şeytan görsün bu muhteşem ikilinin yüzünü. 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder