da göreyim. Bulana benden bir çay. Bulamazsınız. Kendi mahsulüm. El emeği, göz nuru ne de olsa.
30 Haziran 2020 Salı
Taraklara Elveda!
da göreyim. Bulana benden bir çay. Bulamazsınız. Kendi mahsulüm. El emeği, göz nuru ne de olsa.
ÖSYM Sınırları Zorluyor *
*01/07/2020 tarihinde Anadolu'da Bugün gazetesinde yayımlanmıştır.
28 Haziran 2020 Pazar
Hassasiyeti Ara ki Bulasın! ***
***30/06/2020 tarihinde Pusula haber gazetesinde Barbaros Ulu adıyla yayımlanmıştır.
Yeni Yüz Gece Bekçileri *
*29/06/2020 tarihinde Anadolu'da Bugün gazetesinde yayımlanmıştır.
26 Haziran 2020 Cuma
Bakmak mı, Görmek mi? ***
***27/06/2020 tarihinde Pusula haber gazetesinde Barbaros Ulu adıyla yayımlanmıştır.
24 Haziran 2020 Çarşamba
Yıllara, Yollara ve Bize Meydan Okuyan Ağaçlar
![]() |
1 No'lu Resim |
![]() |
2 No'lu Resim |
Zamanın büyükleri gölgesinden birileri faydalanır, gelecek nesle oksijen
kaynağı olur diye boş bulduğu, uygun yere ne bulduysa dikmiş.
Onların diktiği yerleri biz parsel parsel satıp evler dikmişiz. Ev
dikmişsek yol da açmışız.
Ev ve yol yaparken de önümüze çıkan ne engel varsa biçmişiz.
Bereket ki geç de olsa ağaç duyarlılığımız oluşmuş olmalı ki yolun
ortasında kalan ağaçlara dokunmamışız.
Yürürken çektiğim; yıllara, çağlara, yollara meydan okuyan yıllanmış
ağaçlardan örnekler göreceksiniz: Yeşiliyle nam salmış Meram ilçesi, Aşkan
Mahallesinden...
Resimlerde gördüğünüz gibi ağaçların bazısı, sokak/yol ortasında kalmış.
Belediye sulamak için etrafını çevirmiş, diğer taraflar asfaltlanmış. Yol
trafiğe açık.
Belediye bu ağaçların her birine plaka gibi bir bakım numarası vermiş.
![]() |
3 No'lu Resim |
![]() |
4 No'lu Resim |
Yol
ortasında kalmış bazı ağaçlar kavşak görevi görüyor. Doğal bir kavşak olmuş.
Konacak
başka bir yer bulunamamış gibi kavşak görevini meccanen üstlenmiş asırlık
ağacın yanına çöp konteynırı
gömülmüş. Nasılsa dilsiz, sesini çıkarmıyor. Off, pis kokuyor da demiyor.
![]() |
5 No'lu Resim |
İçi oyulmuş, içten içe çürümeye yüz tutmuş bu ağaç, ihtiyacı
varmış gibi konteynıra ve içindeki atıklara oksijen veriyor durmadan. Çöp konteynırının dışında kavşak ağaca trafik işaretleri,
yönlendirme levhaları ve NEÜ Rektörlüğünü işaret eden levha da sıkıştırılmış.
Haliyle kavşak olmak kolay mı?
Merak ettiğim, Rektörlük binasının olduğu yerde üniversitesinin hiçbir
bölümü yok. Bu Rektörlük niçin kampusunda, öğrenci ve üniversite personelinin
arasında değil? Acaba rektörlük veya rektör demek eğitim ve öğretimden bağını
koparmış, sadece protokol takılan ve temsil görevi gören demek midir? Bana göre
rektörlük öğrencisi, binaları ve akademisyeniyle iç içe olmalı.
![]() |
6 No'lu Resim |
Bir ağaç var ki mülk sahibinin bahçe duvarının tam ortasında kalmış.
Asırlık ağacın bir kısmı mülk sahibinde, çoğunluğu da kaldırımda kalmış. Yani
ağaç iki beton arasına hapsedilmiş ve özgürlüğü elinden alınmış durumda. Bu
ağaç aynı zamanda parselin sınır görevini görüyor. Mal sahibi ihata duvarını beş
cm içeriden çekse ağaç iki duvar arasında kalmayacak. Herhalde çok zor değil
bu. Hem de sadakayı cariye olur. Olur mu? Niye versin? Değil beş cm, bir cm
bile vermez. Bu ağaç bu durumda sulanır mı? Sulansa su tutar mı? Bu da ayrı bir
dert. Ağaç dile gelse de ne çektiğini bize bir anlatsa.
Yol ve kavşaklarda gördüğüm bu asırlık ağaçlara bakım numarası veren belediye, vakti geldiği zaman ağaçları budamış ise de bakım eksikliği gördüm. Çoğu ağacın dibinde biten otlar yolunmadığı gibi otlar kurumuş. Sanırım zaman zaman sulanmıyor. Personel, malzeme ve maddi imkanlar yönünden yeterli durumda olan belediyeler için korumaya alınmış bu ağaçların bakımını yapmak çok zor olmasa gerek. Sadece dert edinmek gerek diye düşünüyorum.
"Biniciysen Şunu Takalım" *
Bunlara Çip Takılsın! *
23 Haziran 2020 Salı
Daha Çocuğum Çocuk!
43 doğumlu 77 yaşında olan bir tanıdığımı bir çay içimi kadar ziyaret ettim. Laf döndü dolaştı. Büyüğüm, "Biz de yavaş yavaş yaşlı sınıfına girmeye başladık" dedi. Bu sözü üzerine, yüzüne baktım. Şakadan eser yoktu yüzünde. Zaten şakayı sevmez. Hiç olmadığı kadar ciddi gördüm kendisini. Hasılı daha yeni yeni ihtiyarlık moduna doğru geçmeye başladığına kendisini inandırmış. (Şükür ki en azından ihtiyarlığa doğru ilerlediğini kabul ediyor.)
Buradan hareketle biri kalkar da 57 yaşına yeni girmiş bana;
1.Daha çalışın mı, emekli olmadın mı hala, bırakıver artık! Yeter kazandığın. Ahirete mi götüreceksin derse,
2.Saçın, başın ağarmış, saçların dökülmüş, yüzünde kırışıklar oluşmuş derse,
3.Hey gidi gençlik! Gençlikten eser kalmamış. Zira çökmüşsün derse,
4.Ahın gitmiş, vahın kalmış, bir ayağın çukurda derse,
5.Bir yazı okurken gözlüğü çıkarınca niye gözlüğü çıkarıyorsun yoksa yakını görmiyor musun derse,
6.Şaka maka sen de dede oldun derse,
7.Ana len bu hoca yaşlıymış derse,
8.Efendim! Şuram ağrıyor dediğimde "Yaş kaç? Normaldir" derse,
9.Kan verdiğimi duyunca "Helal olsun! Bir de bu yaşta" derse, (Ne varmış yaşımda?)
10.Göz muayenesine gittiğim doktora; efendim, bugünlerde bilgisayara çok baktım. Eskisi gibi okuyamıyorum" dediğimde "Bilgisayardan değil, yaştan" derse, (O zaman 44 yaşındaydım.)
11.Günlük 1-1,5 saat yürüdüğümü görünce veya duyunca "Bu yaşta...helal olsun" derse,
12.Unu elemiş, eleği duvara asmışsın artık derse,
13.Tekne kazıntısı çocuğumu gören tamirci ustası "Efendim torunun mu" derse,
14.Bir tanıdığına "Bunlar benim sınıf arkadaşlarım" diye bizi tanıtırken beni duymayacak sanarak fısıltılı bir şekilde "Sınıf arkadaşın nasıl olur? Bunlar çok yaşlı değil mi" derse,
15.Torunum olmayan bir başkası bana yer verirken "Dede, gel buraya otur" derse,
16.Gencin biri otobüs veya dolmuşta "Buyur, buraya otur" derse,
17.Bir şey yaptığımda -ki eksik olmaz- "Amca! Yaşından, başından utan" ya da "Büyüğümsün, yaşına saygım var" derse,
18.Bitmez tükenmez makam, mevki ve şöhret olma isteğim karşısında "Bu yaşa kadar bir şey olamadıysan bundan sonra hiç olmaz" derse,
19.Öğlenin sıcağında 550 basamaklı Afyon Kalesine çıkarken yolda pes edip beni görünce "Amcam bu yaşta çıkarsa biz de çıkarız" deyip peşimden kalenin son noktasına kadar gelir ve bu mahareti benden değil, kendinden bilir ise, (Burada yaşıma atıf yapması)
20.Laf arasında bir akranım konuşacak bir şey bulamamış gibi "Yaşımız kemale erdi. Geldik, gidiyoruz" derse, (güle güle derim ona. Beni ne karıştırırsın ki)
21."Amca! Yaşın kaç" der ve ardından "Yaşından büyük gösteriyorsun" derse, (Mübarek! Sanki nüfus memuru)
22."Adama bak! Bu yaşında sanal aleme takılıyor ve paylaşım yapıyor" derse, (Daha çocuğum demek ki)
23."Yaşamışsın yaşadığın kadar. Bundan sonra göğe mi ereceksin" derse,
24.Çikolata vb. ikramlarda çocuğu sevindirip beni es geçer, "Sen büyüksün. Sonra bu yaşta şeker sana zarar derse, (Vereceksen ver. Zararsa bana zarar. Ayrıca o çocuktan benim nerem eksik. Onun canı çeker de benim çekmez mi?)
25.Biriyle bir meseleyi tartışırken meseleye fransız kalan biri "Bu yaşınızda bırakıverin artık" derse,
26.Ağlayan çocuğunu susturmak için tanımadığım bir kadın, "Aaa, Dedeye bak! Bak, dede geliyor" derse, (Tövbe ya Rabbi... Be kadın! Ben o çocuğun nereden dedesi oluyorum? Çocuğunu susturmak için emellerine beni niye alet ediyorsun?)
Hasılı kim bu yazdıklarımı veya benzerlerini demeye kalkar ve dönüp dolaşıp lafı yaşıma getirirse, becerebilirsem -ki bugüne kadar bir kurbanlığın derisini dahi yüzemedim) derisini yüzerim. Çünkü iftira atıyor, yok yere ithamda bulunuyor. Lütfen 77'sinde yavaş yavaş yaşlı statüsüne geçiyorum diyen beyefendiye bakın, bir de 57'sindeki bana. Halebi orada ise arşın burada. Öyle bol keseden, işkembeyi kübradan atmak olmaz. Bilin ki tanıdığım o beyefendi, kendisini hala yaşlı görmüyorsa ben niye kendimi yaşlı göreyim. Daha çocuğum demek ki. Üstelik sokağa çıkma yasaklarında yasak yemiş bile değilim. O yüzden varın, işinize gidin. Ne derinizden olarak kendinize yazık edin ne de yok yere, benim, olmayan huzurumu bozun...
Derimizi yüzsen de doğruya doğru. Sen yaşlandın derseniz, tek şartla bunu kabul ederim: Önce gidin bu amcaya yaşlandığını kabul ettirin, sonra bana gelin. O ihtiyarladığını kabul ederse ben de kabul edeceğim. Sizin için yapacağım tek iyilik bu olur.
Not:Yazımda yazım ve imla hatası bulursanız -ki kontrolü yapılmamıştır- bilin ki suç yaşımda değil; bilgisizliğim ve ivedi yazarken T9'un azizliğindendir.
Abartıda Üstümüze Yok *
*24/06/2020 tarihinde Anadolu'da Bugün gazetesinde yayımlanmıştır.
22 Haziran 2020 Pazartesi
İfrat ve Tefritte En Güzeli, Ortası Olmaktır ***
Cuma Mesajları Kabak Tadı Verdi *
*26/06/2020 tarihinde Anadolu'da Bugün gazetesinde yayımlanmıştır.
21 Haziran 2020 Pazar
Değerli Babalar! **
20 Haziran 2020 Cumartesi
Yeni Nesil Bir Matematik Sorusu
Bu Ne Yaman Çelişki Böyle! *
*22/06/2020 tarihinde Anadolu'da Bugün gazetesinde yayımlanmıştır.