O kadar gündem içerisinde gündem olmayı ya da gündem yapmayı ya da gündemde tutmayı çok iyi beceriyoruz.
Gündem olan konuları taraf olmadan enine boyuna konuşsak, olayı anlamaya çalışsak gam yemeyeceğim. Çünkü çözüm odaklı değiliz, üzüm yemeyi zaten sevmiyoruz. Olayı kişiselleştirmede de üstümüze yok. Vur abalıya deyip çullanıyoruz. Yeter ki birini gözümüze kestirelim. Gündem olan konuyu haklı göstermek için kişilerin geçmişine gidiyoruz. Bunun, bu ilk vukuatı değil, falan tarihte şunu dedi. Bak bak, daha neler yapmış neler deyip kişinin geçmişini ortaya döküveriyoruz. Maalesef toplumu germe gibi bir misyona bilerek veya bilmeyerek alet oluyoruz.
Kapalı yazmayı bırakıp, ne demek istediğimi kısaca açayım. Malumunuz bir göz doktorunun kendisine muayeneye gelen bir kız çocuğunu çıplak diye muayene etmediği videosu Türkiye gündemine oturdu.
Video üzerinden hemen ikiye bölündük. Doktor haklı, doktor haksız. Kimi doktoru yererken kimi de destek çıkıyor. Tarafımızı tuttuk. Vuruyoruz da vuruyoruz. Ne doktor yalnız ne de kız. Her iki taraf için destek açıklaması çığ gibi. Yaptığımız en iyi şey bu zaten.
Bu konunun üzerinde çok yazıldı, çizildi. Hâlâ da yazılıp çiziliyor. Üstelik bu olay üzerinden konu başka bir yöne evirildi. "Doktora bak doktora. Çıplak diye kızı muayene etmeyen doktorun 2010 yılında cereyan eden Mavi Marmara saldırısında yaralanan İsrailli askerleri tedavi ettiği ortaya çıktı". Bu ne yaman çelişki demeye getiriliyor.
Muayene olayını bir tarafa bırakıp gündeme getirilen bu olay üzerine birkaç kelam edeyim. Doktor beyin yaralı askerleri tedavi etmesi, bence eleştirilecek bir şey değil, aksine övünülecek ve takdir edilecek insani bir şey. Çünkü doktorun görevi insanı tedavi edip onu yaşatmaktır. Hastanın düşman-dost, erkek-kadın, dinli-dinsiz ve terörist olması fark etmez. Doktorun bu yaptığı, görevinin yanında hem insani hem vicdani hem de dini yönünü göstermesi bakımından önemlidir. Yine doktorun bu yaptığı eleştiriyi değil, takdiri hak eder.
Burada "Bu doktor, düşmanımız durumundaki askeri muayene ederken kendi kızımızı çıplak diye muayene etmedi. Doktora kızgınlığımız bundan" denebilir. Konuyu tekrar kanatma niyetim yok. Yalnız şunu söyleyeyim. Doktor İsrail askerini nasıl tedavi etmişse, doktorluğunun ve meslek etiği gereği bu kızı da muayene etmeliydi. İçine sinse de sinmese de bunu yapmalıydı. Muayenenin ardından babacan bir eda ile kızın çıplaklık durumuna değinebilir, ona nasihat edebilir, kıyafetini rahatsız edici bulduğunu söyleyebilirdi. Bunu yaparken yapılan görüşmenin kayda alınmasına izin vermezdi. Yapılan konuşmayı kızın kayda aldığını görmesine rağmen doktorun niçin muayene etmediğine dair konuşmaya devam etmesi yanlıştır.
Öğrendiğime göre anne kız muayene olmak için randevu saatlerinde polikliniğe girerler. Doktor, çıplaklık halinden dolayı muayene etmeyeceğini kıza söyler. Kız muayene odasından çıkar.
Doktor annesini muayene eder.
Ardından, kız yanında bir arkadaşı ile birlikte ellerinde telefonla muayene odasına tekrar girer. Kız, doktoru konuşturarak videoya alır. Hatta videonun başı, az önce bana çıplak demiştiniz değil mi diyerek doktoru konuşturur.
Kızın ikinci gelişinde doktoru kayda alıp bunu sosyal medyaya servis edeceği çok açık olmasına rağmen doktorun konuşmaya devam etmesi olacak şey değil. Belli ki kız, az önce kendisini muayene etmeyeceğini söyleyen doktoru konuşturmak suretiyle onu sosyal medyaya düşürmek istediği anlaşılıyor. Kızın bu niyeti olmasına rağmen doktorun kamera karşısında konuşması anlaşılır gibi değil.
Sonuç olarak, doktorun İsrailli yaralı askerleri muayene etmesi doğru. Kızı çıplaklık gerekçesiyle muayene etmemesi doğru değil. Kızın, doktorun kendisini muayene etmemesini hastane yetkililerine şikayet etme gibi kısa yol varken ikinci kez doktorun yanına girerek doktoru konuşturması, bunu kayda alması bilinçli bir harekettir ve doğru değil.
Ezcümle, insanın olduğu yerde hata ve yanlışlar olur. Önemli olan hata ve yanlışlardan ders çıkarıp tekrar etmemektir. Doğruya doğru, yanlışa yanlış deyip konuyu kapatmak lazım. Bu konuyu günlerce gündemde tutmak ve kutuplaşmak doğru değil. Çünkü toplumun kutuplaşmaktan ziyade huzura ihtiyacı var. Hele bu şekil kutuplaşmak ülkeye zarar verir.
Ha doğruya doğru, yanlışa yanlış bana göredir. Size göre nasıldır bilemem. Bunu en iyi siz bilirsiniz.