Coca Cola 1886, Pepsi ise 1893 yılında kurulmuş. Her ikisi de ABD menşeli.
Coca Cola, 1964’te Türkiye'ye de adım atıyor. Türkiye'de ulaştığı fabrika sayısı 11'dir. 16 markasıyla ülkede üretim ve satış yapıyor. Ankara, Bursa, Çorlu, Elazığ, Hazar, İzmir, Köyceğiz, Mersin, Sapanca, Isparta'da fabrikaları var. "Ortalama yıllık 47 bin kişiye sanayi ve hizmet sektöründe doğrudan ve dolaylı olarak istihdam sağladıklarını" söylüyor firma.
Pepsi ise 1962 yılında ülkemizde faaliyetine başlamış. Araştırmalarıma göre Türkiye'deki fabrika ve depo sayısı, yanlış saymadıysam 10 tane. Bunlar da İstanbul, Manisa, Ankara, Kocaeli, İzmir, Mersin, Konya, Tekirdağ, Antalya ve Adana'da. Yetkililerinin açıkladıklarına göre 3 bini doğrudan, 40 bini de dolaylı olarak toplam 43 bin kişiye iş imkanı sağlıyor.
Kola'nın ortakları, % 40'ı Anadolu Efes Biracılık, % 20'si The Coca Cola, % 10'u Efes Pazarlama, % 30'u halka açık ve diğer.
Pepsi'nin ortakları, hep yabancı gözüküyor. Küçük küçük oranlarla değişik firmaların elinde.
Her ikisi de aşağı yukarı dünyanın her bir ülkesinde üretim ve satış yapan, girdiği ülkede en büyük pay sahibi diyebileceğimiz çok uluslu şirket. Coca Cola dünyada en fazla tüketilen ürün.
Bu iki içecek de 130 yılı geçen köklü bir geçmişe sahip. Kuruluşundan bugüne, kendisini geliştirerek hâlâ faaliyetlerine devam ediyor. Bunlara alternatif olarak çıkan çoğu içeceğin ömrü ülkemizde pek uzun olmamış. Ya kaliteyi tutturamamış ya küresel ölçekli marka oluşturamamış ya rekabete dayanamamış ya da cezaya maruz kalmış.
Bu iki içeceğe alternatif olarak üretilen Kola Türka ise vatandaş nezdinde "Kola ve Pepsi'nin yerini tutmasa da yerli üretim" deyip her eve girdi. Galiba bu marka tutacak. Yakında Pepsi ve Coca Cola'nın ülkemizdeki tahtını sallayacak derken bir duyduk ki bu yerli üretim içecek markası Japonlara satılmış. Bugün tereklerde yerini almaya devam etse de Cola Türka da tıpkı Cola ve Pepsi gibi yabancı üretim. İsterdim ki Cola Türka yerli üretim ve Türkiye menşe olarak raflarda yerini almaya devam etsin.
Cola Türka, Ülker grubunun 2003 yılında ürettiği ve markasını verdiği bir içecek idi. Bir ara Murat Ülker açıklamıştı: "Bir bakan aradı. ABD büyükelçisinin baskısıyla size küçük bir ceza vereceğiz" demiş. Küçük denilen ceza da 35 milyon lira. Değeri 10 milyon olan bir içeceğe 2006 yılında 35 milyon ceza hiç de azımsanamaz. Ceza gerekçesi de "kota fazlası nişasta bazlı şeker kullanmak". Ülker devleti mahkemeye verir. Mahkeme 7 sene sonunda Ülker'i haklı bulur ama "7 sene bu ceza tepemizde sallanınca, bu işe nasıl yatırım yaparsın" diyor Murat Ülker.
Kısa sürede Coca Cola'dan sonra en fazla tüketilen ikinci içecek türü olan bu yerli ürüne ABD baskısıyla ceza kesmek garip. Nasıl ülkeyiz anlamış değilim.
Niyetim ABD menşeli Cola ve Pepsi'nin ve Türk menşeli iken Japonlara geçen Cola Türka'nın geçmişini anlatarak reklamlarını yapmak değil. Bunları övme gibi bir düşüncem de yok. Bunları içen biri de değilim, evime de özellikle Pepsi ve Coca Cola'yı bastırmam. İlla almak zorunda kalırsam, satılmış olsa da tercihim Cola Türka olur. Cola ve Pepsi ikramlarını da başka seçenek varsa tercihimi diğer içeceklerden yana kullanırım. Cola ve Pepsi içen tanıdığım gençleri görürsem, bağımlılık yapar. Başka alternatif içeceklere yönelin demek suretiyle telkinlerde bulunurum. (Devam edeceğim)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder