14 Haziran 2019 Cuma

Sağlık Olsun!

Üç yıl öncesinde tanıdım kendisini. Büyükle büyük, küçükle küçük olmasını bilen, herkese değer verdiği gibi mukabilinde değer gören biri. Görevine bağlı, vazifesini layıkıyla yapar, işten kaçmaz. Emekliliğim geldi nasılsa, işin ucundan öylesine tutayım demez. Herkesin işi ve derdiyle dertlenir.

Çok zengin olmamasına rağmen yedirmeyi ve ikramı seven, cebi ve gönlü zengin, cömert ve sehavet ehli olmada üstüne yoktur. Eşini-dostunu, beraber yiyip beraber içtiklerini, birlikte oturup kalktıklarını satmaz, vefanın en güzel örneklerini bünyesinde barındırır. Uyumlu fakat koyun gibi çekilmeye gelmez. İyinin, doğrunun ve güzelin yanında yer alır. Gelene ağam, gidene paşam diyen biri değil. Güçlünün değil, mağdur ve zayıfın yanında yer tutar. Sonu ne olur, ucu bana dokunur demez, haklının yanında durur.

Hiç derdi yok mu bunun? Olmaz olur mu? Allah onu evladıyla imtihan etmiş, evlat acısı görmüş; ondan geldik, ona gideceğiz" ayetini düstur edinerek acısını içine gömmüş bir babadır aynı zamanda. İçimize dışarıdan gelmiş, Konya'yı mesken edinmiş, eşinin ailesini ata bilmiş, saygıda kusur etmemiş, aynı zamanda doğup büyüdüğü yer ile bağını koparmamış, sılayı rahmin en güzel örneklerini uygulayarak yerine getirmede yine üstüne yoktur.

Kendi kişiliğinden ve kimliğinden ödün vermeden haklıya haklı, haksıza haksız diyebilecek kadar bir erdem sahibi olan bu kişi her kesimin insanıyla dialog içerisindedir. Çünkü iletişime, selam sabaha önem veren biridir. Selam verir, selam alır. Bulunduğu yere pozitif enerji verir. Uyumludur fakat uysal koyun değildir. Zira çekmeye gelmez boynu. Prensipleriyle çelişen bir durum gördü mü aslan kesilir, en ön safta yer tutar. Kimsenin kuyusunu kazmaz, herkes hakkında olumlu kanaate sahiptir.

Yıllardır aynı okulda çalışan zümresinin efsane başkanı olan bu kişi hiç istemediği halde çalıştığı ve memnun olduğu kurumdan ayrılıyor şimdi. Kırgın ayrılıyor hem de. Çünkü değer verdiklerinin selamı sabahı kesmesine asla tahammülü yoktur. Bu durumu kaldıramamıştır. Çünkü bir hiç uğruna Allah'ın selamı esirgenmiştir kendisinden. Dur, kal, yapma dememize pabuç bırakmadı. Kubbede hoş bir seda bırakarak ayrılıyor aramızdan; başı dimdik, vakur bir şekilde... Ne diyelim? Sağlık olsun... Değer görenlerden eylesin... Hakkım varsa helal olsun, hakkı varsa -ki vardır- helal etsin...

Not: Kalsaydı hiç üzmeyecektim onu.

Kredi Kartı Asgari Ödemesi *

Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu(BDDK) yeni çıkardığı yönetmeliğe göre kredi kartı asgari ödemelerinde ve kredi kartı ile taksitlendirmelerde yeni düzenlemeye gitti. Daha önce yüzde 35 ve yüzde 40 olan asgari ödeme tutarını yüzde 30'a çekti. 

BDDK'nın bazı kalemlerde taksit sayısını artırmasını anlayabilirim. Mobilya ve elektronik eşya almalarda kredi kartı ile alışveriş yapan ve bu alışverişini taksitlendirmek isteyenler için bir kolaylık olacaktır. BDDK'nın asgari ödeme tutar yüzdesini aşağıya çekmesini tasvip etmediğimi buradan belirtmek isterim. Bu oran düşürme, vatandaşı daha fazla faiz sarmalına duçar edecektir. Vatandaşın borcunu kapatmasını istememek demektir. 

Ne demek asgari ödeme? Yaptığın alışverişin bir ay sonra yüzde otuzunu öde, kâfi demektir. Geri kalan yüzde yetmişe ise ilgili banka yine BDDK'nın belirlediği oranda faiz bindirecektir. Asgari ödemeye alışan veya buna mecbur kalan biri, her ay yine karttan harcama yaptığı ve sürekli asgarisini ödediği müddetçe bankaya olan borcu sürekli katlanacak ve bir müddet sonra bankanın belirlediği kart limiti döndürülemez noktaya gelecektir. Kartı döndüremeyince vatandaş kredi kartı borcunu ödemek için ya çevresinden borç bulacak ya da bankasından veya bir başka bankadan kredi çekme yoluna gidecektir. Vatandaş geri kalan ömrünü kredi kartı veya bankadan çektiği kredi borcunu ödemekle geçirecektir. Bu durum vatandaşı kredi/faiz batağına iyice çekmek demektir. Böylesi müşteri, bankacıların arayıp da bulamadığı bir müşteridir. Çok severler borcunun asgarisini ödeyen müşteriyi. Kredi kartı kullanıp da ödeme gününde borcunu tamamen sıfırlayan kart müşterisini hiç sevmezler. Çünkü işlerine gelmez.

BDDK'nın kart kullanıcılarına kolaylık gibi görünen bu asgari ödeme tutarını aşağıya çekmesi aslında vatandaşa yapılan bir kötülüktür. Bu değişiklik olsa olsa bankacıların işine gelir. BDKK'dan bırakın asgari ödeme tutarını aşağıya çekmesini, ödeme tutarını daha yukarıya çekmesini hatta asgari ödeme tutarını tamamen kaldırmasını beklerdim. Zaten içimiz-dışımız, yediğimiz-içtiğimiz faiz oldu. İşin içine bir de asgari ödeme tuzağı girmesin. İşin garibi asgari ödeme tutarını benimsedik iyice. Kimsenin bu duruma ses çıkardığı yok. Halbuki hangi birimiz bakkala olan borcumuzun bir kısmını ödedikten sonra geriye kalan borcumuza bakkalın faiz uygulamasını ister? Hiçbirimiz razı olmayız. İtiraz ederiz. Ne farkı var bankanın geri kalan borca faiz uygulamasında?

Biliyorum ne demek istediğimi anladınız. Ama yanlış anlaşılmaya mahal vermemesi için şu açıklamayı yapayım. Burada kastım bakkala da asgari ödeme yapınca bakkal da geri kalana faiz bindirsin demek istemiyorum. Böyle bir durumdan Allah bakkalı da korusun, borç yapanı da. Aslında en güzeli hiç kredi kartı kullanmadan peşin alışveriş yapmaktır. Eğer bu mümkün değilse kartla yaptığımız alışveriş tutarının aylık olarak tamamen temizlenmesidir. Allah kimseyi faize düşürmesin, herkese ayağını yorganına göre uzatmayı nasip etsin. Kimseyi asgari ödeme batağının içine düşürmesin. Bu bataklıkta olanları da tez elden kurtarsın.

*22/06/2019 tarihinde Anadolu'da Bugün gazetesinde yayımlanmıştır.



13 Haziran 2019 Perşembe

Her Şey Çok Güzel Olacak

23 Haziran İstanbul seçimleri sona erince;
*Adayların İstanbul seçmeni için verdiği vaatler sona erecek,
*Ana haber bültenlerinin ilk haberi İstanbul seçimleri olmayacak,
*TV kanallarında akşamdan başlayıp gece yarılarına kadar yapılan tartışma programlarının değişmez konusu "İstanbul seçimleri" gündemden düşecek, başka konular gündeme gelecek,
*İstanbul'u kapsayan ama tüm Türkiye'yi etkileyen seçim atmosferi sona erecek, böylece 2018 yılında başlayan seçim sathı maili 2019 Haziranı itibariyle bitecek, seçimsiz günler gelecek,
*Reklamlarda aday propagandaları sona erecek,
*Kazanan aday ve taraftarları sevinecek, kaybeden aday ve sevenleri üzülecek,
*Kazanan, kaybeden ve bunları takip eden işine, aşına yoğunlaşacak,
*O aday şunu dedi, bu aday bunu dedi tartışmaları sona erecek,
*Türkiye bir yıl önce bıraktığı normal gündemine dönecek,
*Kaybeden partinin içinde parti içi bir hesaplaşma ve yüzleşme olacak,
*Ülkede siyasi gerilim düşecek,
*Meclis daha yoğun çalışacak, asıl görevini yapacak,
*Seçim çalışmasından dolayı İstanbul halkı gürültüden kurtulacak...

Daha neler neler olacak. Anlayacağınız ülke için her şey çok güzel olacak...