23 Ekim 2026 Cuma

Müstesna İnsanlar

Arapça derslerinde nahiv (cümle yapısı) işlerken kuralları da görürdük. Kuralları öğrenirdik. Tam kuralları öğrendik. Tamam bu iş derken her kuralın bir istisnası karşımıza çıkardı. Eğer bir cümle içerisinde illâ geçmişse bu cümlede o kuralın bir istisnası olduğunu bilirdik. İllâ istisna edatından sonraki gelene de müstesna denirdi. 

Ders hocasına sorardık, bu Araplar bir âlem. Önce kuralı koyuyorlar. Ardından kuralı delip istisna getiriyorlar derdik.

Türkçede de istisnalar var ama Arapçada istisna daha fazla. 

Gel zaman git zaman fakülte bitti, İHL'ler dışında diğer liselerde görev yapmaya başlayınca istisna ve müstesna benim için geride kaldı.

Bu sefer imdadıma istisnai kadrolar çıktı. İstisnai kadro olunca bu kadrolara istisnai insanların atanması da sıradanlaşınca, kendi kendime ne çok istisnai kadromuz ve müstesna insanımız varmış meğer dedim. Hele eski bir bakanın iki yıllık bakanlığında, her 13 güne bir özel kalem müdürü düşecek şekilde 60 müstesna insanımızı devlet kadrosuna atanmalarına sebebiyet vermesi basına düşünce ister istemez ne oluyor sorusunu sorduruyor insana.

İstisnai kadroya karşı değilim. Yerinde ve zamanında ihtiyaç kadar alınır. Hepsi bu. Böyle bir kadro var diye eşin dostun çocuğunu buralara almak tek kelimeyle bu işi sulandırmaktır. Keşke sulandırmakla kalsa. O kadar genç yıllarını vererek devlete atanmak için KPSS türü merkezi sınavlara hazırlık yapıp ter döksün. Biz ise ahbap çavuş ilişkisine girerek KPSS olmadan ve KPSS'de başarılı olmadan yandaşlarımızı ihya edelim. Tek kelimeyle sınavlarda ter döken milyonlara haksızlık. 

Nazarımda istisnai kadro şudur: Devlette çalışanlar arasında bu kadroya atanmaya layık kimse yoktur. Dışarıda ise kendini özelde ispatlamış, başarıdan başarıya koşan insanımız vardır. Tam bu göreve layıktır. Böyle müstesna insanlar varsa onları ikna edip bu tür istisnai kadrolara kazandırmak gerekir. Buna da kimse bir şey diyemez. Ki amir hükmün kastı da bu olsa gerek. Böyle değil de nerede bir dikiş tutturamayan var, KPSS'de başarılı olamamış insanları buralara doldurmak hiç olacak şey değil.

Eski Bakan'ın her 13 güne bir özel kalem müdürü düşecek şekilde döneminde 60 özel kalem müdürü değiştirmesi, birilerini devlet kadrosuna geçirmenin yolundan başka bir şey değil. Görünen o ki atayan atıyor, atanan bu görevi kabul ediyor. Kamuoyunda bu nasıl iş diye bir tepki de yok.

Bu şekil istisnai kadroya atanıp sonradan devletin kadrolu elemanı olan kaç kişi var bilmem. Ama eski Bakan'ın bu tasarrufu masaya yatırılmalı. Bu şekil kadroya geçirilenler mercek altına alınmalı. Sırf devlet kadrosuna atanmak için istisnai kadroya alındığı tespit edilmişse böylelerinin kadroları iptal edilmeli. 

Bence devletin üst düzey yetkililere verdiği bu istisnai kadro hakkını sınırlandırmasında fayda var. Bir bakan, uhdesinde bulunan istisnai kadroya istediğini alır. Böyle müstesna ismin görev yapması bakanın dönemiyle sınırlı tutulur. Bakan gidince bu müstesna insan da eski görevine döner. Buna da kimse bir şey demez ya da devlet kadrosuna geçmek için istisnai kadroda belli bir süre geçmesi aranmalıdır. 

Hülasa siyaset yapanlar devletin bir kurumunun başına geldiği zaman elbette istediği kişiyle çalışmalı. Bu çalışma kendi görev süresiyle sınırlı olmalı. Eğer tercihen alınan, devletin kadrosuna geçecekse milyonlarca insanın geçtiği yoldan geçmeli. KPSS'de ter dökmeli. İstisnai kadrolara atanacak kişiler de KPSS'de başarılı olanlar arasından tercih edilmeli. KPSS'de başarılı olmayanın müstesna kadroda işi de yoktur, hakkı da. 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder