19 Ekim 2026 Pazartesi

Vay Anasını Vay!

Site kaloriferinin yıllık bakımı yapılacak. İki servisten birini aradım. Yarın ücret vereyim dedi. Ücret kaç civarında olur dedim. "30.000'i  geçer" dedi. 

Öylesine söyledi. Bir bakım bu kadar olmaz diye düşündüm. 

Ertesi günü arayıp teklif vermesini bekledim. Dönüş olmadı. 

Pazartesi günü tekrar aradım. "Fiyat vermiş miydik" dedi. Hayır dedim. "Bakım ücreti olarak 35 bin + KDV" dedi.

Fazla değil mi dedim. Sizin kazan şu marka. Onların bakımı böyle dedi. 

Geçen yıl 8 bin gibi bir rakamlara yaptırılmış. Bir yılda fiyat bu kadar artar mı dedim. "Geçen yıl bakımı biz yapmadık" dedi.

Fiyatta yapabileceğiniz var mı dedim. "Hayır, yok" dedi. 

Mademki fiyat bu şekil. Kazanın bakımını yapalım dedim. 

"Ödemeyi ne şekil yaparsınız" dedi. Bakım işi bitince hesabınıza eft yaparım dedim. 

Salı günü için randevulaştık.

Ne yapayım ne edeyim diye kara kara düşünmeye başladım. Diğer servisi arayayım dedim. Aynı markanın servisi. Servis ücreti üç aşağı, beş yukarı aynıdır dedim. Yine de şansımı deneyeyim diyerek diğer servisi aradım.

Diğer servis 9 bin +KDV dedi. Fiyatta yapabileceğiniz var mı demedim. Tamam, kalorifer kazanının bakımını yapıverin dedim.

Bir 35 bin artı KDV'yi düşündüm, bir de 9 bin artı KDV'yi. Gayri ihtiyari vay anasını vay dedim. Öyle ya fiyat farkı olur da arada bu kadar uçurum olmaz. 

İyi de diğer servise gelin yapın demiştim. Bu durumda kalsın diye nasıl söyleyecektim. 

Utana sıkıla aradım. Bizim bakım işi kalsın. Kusura bakmayın. Lütfen randevuyu iptal edelim dedim. Sağ olsun, hiçbir şey demeden randevu iptal edildi. 

Bu iptalin ardından kuş gibi hafifledim. 

İkinci servis ertesi günü geldi, bakım işini yapıp gitti. Giderken ödemeyi ne zaman, nasıl yaparsınız bile demedi.

Kısaca kazan bakımı, 35 artı KDV'den 9 bin artı KDV'ye indi. Haliyle bir sevindim bir sevindim. Eğer diğer servisi aramasaydım, kazan bakımını fahişin fahişine yaptıracaktım. Gerçi fahişin fahişi demek hafif kalır. Buna katmerli ve ultra kazık dense yanlış olmaz.

Aynı markanın aynı işinde servis işi ve bakım aynı olması lazım. Aynı olmasa da üç aşağı beş yukarı birbirine yakın olması lazım. Aradaki bu uçurumu görünce servisler arasında oturmuş bir fiyat aralığının olmadığını, müşteriye tutturabildikleri fiyatı verdiklerini anladım.

İlk servisin günahını almak istemem. Acaba bakımın içeriği servisten servise fark ediyor olabilir mi? Gerçi bakımın içeriği, bakımda kullanılan malzeme farklı olsa bile arada bu derece uçurumun olmaması lazım. Çünkü herhalde kazanı biri altın suyuyla, diğeri de normal suyla yıkacak değildir. 

Anladığım kadarıyla markanın Türkiye temsilcisi yukarıdan fiyat belirlemiyor. Fiyatı yereldeki servislere bırakıyor. Eğer böyleyse bu markanın evladiyelik olma  ve kurumsallaşma gibi bir derdi yok demektir.

Düşünün ki şehirde iki servis değil de tek servis olsa bugün 35 bin artı KDV isteyen kaç isterdi şeklinde bir soruyu aklıma bile getirmek istemem. 

Ne diyeyim, insafı kurusun böylelerinin. 

Anlamadığım, koca şehirde bir markanın niçin sadece iki servisi olur? Servisi alan mı yok, kazan firması iki servisi yeterli mi görüyor? 

Siz siz olun tek servise mahkum olmayın. Bir şey yaptırmadan önce o değilden bir fiyat araştırması yapmanızda fayda var. Değilse öpülürsünüz. Bu durumda sizi ben bile kurtaramam.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder