23 Eylül 2026 Çarşamba

MESEM'lerde Öğrenci Yoğunluğu

Bir zamanlar meslek liseleri için memleket meselesi denirdi. Son yıllarda mesleki ve teknik Anadolu liselerine ilgi azalırken mesleki eğitim merkezlerine yoğun talep var. Bu merkezlere, günümüzün yükselen değeri dense yanlış olmaz.

Hem de öyle böyle değil. Buralara akın akın öğrenci geliyor. Kayıt olmak için veli ve öğrenciler sıra bekliyor. Yaz dönemi yoğunluğu nasıldı bilmiyorum ama her teneffüs idareci katında kayıt yoğunluğu var. Herhalde prosedürü fazla ki bir kişinin kaydı da birden bitmiyor.  

İdareciler günde kaç kayıt yapıyor bilmiyorum ama kayıt yapmaktan, gelen veli ve öğrenciyle ilgilenmekten müdür yardımcıları bu işin altından nasıl kalkıyor bilmem. Dışarıda, koridorda onları görmek mümkün değil. Hepsi ekranın karşısında hummalı bir şekilde çalışıyor. Öyle zannediyorum, başlarını kaşıyacak zamanları yoktur. Öyle ya o kadar kişi sıra beklerken başlarını nasıl karşılasınlar. 

Mesleki eğitim merkezlerinin işleyişini bilmem ama gözlemlerime göre bu merkezlerde görev yapan idarecilerin işi zor. Yoğunluk ve işin zorluğu sadece yeni kayıt yapan idarecide değil, hangisini görsem başını kaldırmadan ekranda iş yapıyor. 

Her okulun bir zorluğu ve iş yükü vardır. Ama mesleki eğitim merkezlerinde görev yapanların iş yükü öyle zannediyorum daha fazla. Teşbihte hata olmasın, birine beddua edeceksen, inşallah bir gün MESEM’lerde idareci olarak çalışırsın demek kâfi. Ötesine gerek yok. Bu, onlara yeter de artar bile. Çalışırken “çile bülbülüm çile” diye mırıldanıp dursunlar. Bir de kayıt ve iş yükünden fırsat bulup da onlara kimin bedduasını aldınız demek lazım. 

9.sınıflara kayıt yoğunluğu eylül ayından ibaret değil, sebebi hikmetini bilmiyorum ama bu merkezlere kayıtlar aralık ayının sonuna kadar devam ediyor. 

Kayıt aralığı bu genişlikte olunca yeni kayıtlara birlikte okul idaresi yeni şubeler açmak zorunda kalıyor. Kayıt hızının ne derece ve yoğunlukta olduğunu anlatmak için şu örneği vermem yerinde olacak. İlk hafta birleştirilmiş iki şubenin 9. ve 10. saat dersine girdim. Birinin mevcudu 27, diğer şube de 5 kişiden ibaret idi. 

İkinci hafta yorgun argın sınıfa çıktım. Aradığım alanın öğrencileri sınıfta yoktu. Neredeler dedim. "Bizim sınıflar değişti. Biz buraya, onlar bizim sınıfımıza geçti" dediler. Denilen sınıfa geçtim. Orada da yoklar. Çatı katına çıkarılmış olabilir mi diye çatı katına çıktım. İnce uzun sınıfın içi öğrenci dolu idi. Say say bitmez. Bölümünüz ne diye sordum. "Kuyumculuk" dediler. Gözüm korktu. Öğrencilerin arasından öğrencileri süzerek masama geçtim. İlk işim sınıf defterlerini açarak sınıf mevcutlarına baktım. İki şubenin toplam mevcudu 51 idi. El sanatları bölümünün öğrenci mevcudunda bir değişiklik yokken geçen hafta 27 mevcutlu kuyumcu sınıfının mevcudu 46'ya çıkmıştı. Bir haftada yüzde yüze yakın yeni kayıt yapılmışsa aralığın sonuna kadar bu bölümün öğrenci yekûnu ne kadar olur, bunu da varın siz düşünün. 

Öğrenci artışı sadece kuyumcu sınıfında değil, diğer bölümlerin çoğunda da yüzde yüze yakın yeni kayıt olmuş. Öğrenci artışı oldukça yeni sıra konuyor ama bu sefer sınıfta sıra koyacak yer kalmıyor. 

Gelen bu kayıtlardan dolayı okul idaresi, biz bu çocuklara nasıl sınıf bulacağız diye kara kara düşünsün dursun. Sene başında ders programını alıp gireceği ders yüküne göre plan yapan öğretmenler de yeni açılan şubelerden dolayı ders programlarında yeni artış oldukça yaptıkları planı çöpe atmak zorunda kalıyor. 

222 Sayılı İlköğretim ve Eğitim Kanununda "Sınıf mevcudu 40'tan fazla olamaz" amir hükmü olsun, Türkiye’de sınıf ortalaması 20-25 diye duralım. Kanuna rağmen MESEM'lerin mevcutları bölüme göre değişiklik gösterse de verdiğim örnekte görüleceği üzere 51 mevcutlu sınıflar var. Böyle mevcutlu sınıflarda derse giren öğretmenlerin işi de öyle zannediyorum, hiç kolay değil. MESEM'lerin durumu bu. Acaba buralarda çalışan kültür öğretmenleri de birilerinin bedduasını almış olabilir mi? 

Burada sormak gerekiyor. Bir ara mesleki ve teknik Anadolu liseleri bünyesinde MESEM'ler açılmışken, ne düşünülüp taşındı da çoğu meslek liselerinde MESEM'ler kapatıldı ve tüm öğrenciler derslik kapasitesi belli ve sınırlı olan MESEM'lere yönlendirildi? Halbuki mesleki ve teknik Anadolu liseleri ile MESEM’ler aynı amaca hizmet eden eğitim kurumlarıdır. 

Bir diğer husus, Meslek liseleri öğrenci kaybederken MESEM’lerdeki öğrenci artışı öğretmen normunu da alt üst ediyor. Bir bakmışsın, yılların öğretmeni norm fazlası olabiliyor, MESEM’lerde de yeni norm ihtiyacı oluşuyor. Öğretmen sirkülasyonu da tam gaz devam ediyor. 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder