Okul çıkışı markete uğradım. Çamaşır suyu, Kemal Abi'nin sirkesi, yumuşatıcı, makarna çeşitleri, yumurta derken iki elimi, birden fazla poşetle doldurdum. Hem kaba hem ağır. Bu yaşta bu yük çekilir mi, sen misin arabaya binmeyen, haydi 900 adım yürü dedim. Yürüyorum ama eller kopacak. Yere koymadan Yeşil Caminin şadırvanına gidip elimdekileri banka koyayım. Ellerim az bayram etsin diye düşündüm. İki elimi dengelemek için de ara ara poşet değiştirdim. Yere koymadan poşet değiştirme maharetimin olduğunu bilmem söylememe gerek var mı?
Derken efendim, ardımdan biri seslendi. "Beyefendi yardım edeyim, poşetlerin birazını taşıyayım" dedi. Geriye dönüp baktım. Bir hanımefendi idi seslenen. Belli ki taşımakta zorlandığımı görmüş, bana acımış. Çok teşekkür ediyorum hanımefendi. Bu kadar ağır olacağını hesaba katmadım. Şunu da bunu da alayım derken beş poşet oldu aldıklarım. Ben bir şekilde taşırım dedim. Hanımefendi taşımak için ısrar etti. Ne kadar olmaz, çok sağ olun desem de kafaya koymuş, benim gibi bir ihtiyara akşam akşam yardım edecekti. "Ben yürümeyi severim. Zamanım var. Çocuklarımı almak için geldim. Biraz erken geldim. Okul etrafında arabayı park sorunu da olunca arabayı falan yere bıraktım. Vakit geçirmek için zaten yürüyorum. Lütfen verin, taşıyayım" dedi. Baktım olmayacak. Sağ elimdeki iki poşeti yere bırakarak o zaman buyurun dedim.
Üç poşet bende, iki poşet de onda yan yana kah arka arkaya yürümeye başladık. Ne iş yaparız diye sordum. "Anasınıfı öğretmeniyim. Falan okulda çalışıyorum. 15 yıldır aynı okuldayım" dedi. Meslektaşız. Ben de MESEM'de çalışıyorum" dedim. "Çalışmaya devam mı" dedi. "Zorunlu emekliliğime iki senem var. Çalışmaya devam ediyorum" dedim. "Benim de kademeli emekliliğe iki yılım var. Durum ne gösterir bilmem ama işimi seviyorum" dedi. İki çocuğu da Vali Necati Çetinkaya Ortaokulunda okuyormuş.
Okulunda, ortak tanıdıklardan konuştuk.
Konuşa konuşa evimin köşesine geldim. Yol ayrımında, hocam, benim ev şu kırmızı arabanın durduğu yerde. Siz okula buradan dönebilirsiniz dedim. "Ben daha okula geçmeyeceğim. Yürüyüş yapacağım. Meram Yeniyol tarafına geçeceğim. Evinize kadar götüreceğim" dedi. Vaktiniz varsa eve çıkalım, eşimle tanışırsınız, kahve ikram edelim dedim. Kabul etmedi. Ben de ısrar etmedim. Zira ısrar onun işiydi.
Dış kapının önüne kadar poşetlerimi getirdi. Evim burası deyince, "İyi akşamlar, okuluma beklerim" dedi. Biz de bekleriz hocam dedim. Son kertede tanıştık. Çok teşekkür edip ayrıldık.
Ben poşetleri yüklenip evime doğru yöneldim, meslektaşım da gözlerden uzaklaştı. Evime girmeden poşetlerin onca ağırlığı bana kuş gibi hafif geldi. İçimi bir sevinç kapladı. İçin için sevindim. Nasıl sevinmem. Bir kadın, üstelik meslektaşım, gündüzünde 10 saat derse girdikten sonra akşam akşam hayatım boyunca unutamayacağım bir iyiliği bana tattırmıştı.
Bugüne kadar taşıyayım, yardım edeyim amca diyen kız çocuklarını, genç kızları gördüm. Hepsine de teşekkür ettim. Kendi yükümü kendim çektim. Bu öğretmenime de teşekkür ettim ama ısrarı karşısında pes ettim. Böylece hayatımda ilk defa tanımadığım, sonradan tanıştığım bir hanımefendi evime kadar eşyamı getirerek bana yardım etti. Ne diyeyim, helal olsun.
Meslek dayanışması diyeceğim ama tek taraflı bir meslek dayanışması oldu. Tekrar görsem belki de tanıyamayacağım ama gönlümde hep ayrı bir yeri olacak. Allah dert ve keder vermesin. Biri altı, diğeri sekize giden çocuklarının başarılarını ve mürüvvetlerini görsün, tuttuğu altın olsun. Benim gibi yürümeyi seven bu öğretmenimin yolu açık olsun, ayağına taş değmesin.
Öğretmenimin bu yaptığı yardımı yolum üzerinde karşılaştığım insanlara ben de yaparım. Arabada isem arabama alırım, taşımada zorlanan varsa taşıyayım derim. Ama bu kadın öğretmenimin eline su dökemem. Öyle zannediyorum, çocukları çok şanslı, öğrencileri çok şanslı, okulu da çok şanslı. Allah sayılarını artırsın.
Şunu da belirteyim. Her ne kadar toplumdan, insanımızdan dert yansak da karşılıksız bu iyilik örneklerini gördükçe bu toplumun mayası temiz diyorum ve bu örnekler beni hayata bağlıyor.
Son söz, kahraman öğretmenime olsun. İyi ki varsınız öğretmenim! İyi ki karşılaştık. Sizi tanıdığıma çok memnun oldum.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder