Açık büfe yemek ortamında göze ve gönle hitap eden envaiçeşit yemekleri görmek mümkün. Fakat iştahla yiyebileceğin tadı tuzu olan yemeği ara ki bulasın. Ne tadı var ne de tuzu.
Anladığım kadarıyla buralardaki yemekler mideye hitap etmiyor, sadece gözü doyurmaya yönelik. Firmalar insan psikolojisini biliyor. Bu yüzden sadece gözü doyurmaya çalışıyor. Zaten göz doydu mu mide nasılsa doyar. Gözünün beğendiğini mideye yolladın mı istemez kalsın, açlık bundan iyi diyorsun. Aşçılar da özel seçilmiş olmalı. Öyle aşçı olacak ki en güzel malzemeden nasıl kötü yemek çıkarabilecek. Zaten bu tür aşçılar da ancak böyle yerlerde çalışabilir.
Bu kadar adı, malzemesi ve görüntüsü güzel yemeği yapmaya zaman ayıracaklarına, o kadar masraf edeceklerine ve çok sayıda eleman çalıştıracaklarına müşterilerin yemek yerine parmaklarını yiyebilecekleri birkaç kap yemek pişirseler, nasıl olur? Hiç de fena olmaz sanırım. Böyle olsa menü zengin değil diye müşteri gelmez. Adamlar haklı. O zaman basacaksın yemeği. Müşteri zibil gibi olur. Nasılsa gelen bir defa gelir. Koşa koşa gelen memnuniyetsiz ayrılır. Onlar ayrılırken diğerleri girmek için sıra bekler. Bu durumda adam yemekleri niye güzelleştirsin, değil mi? Çok bile böylelerine bu yemekler. Şimdi de gözlerini doyurmak için aldıkları yemekleri midelerine indirenler, nasıl hazmedip sindirecekler...onlar düşünsün dursun. Az bile onlara... Firma da aldığı parayı nasıl karların onun hesabını yapsın. 19.05.2017
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder