6 Şubat 2025 Perşembe

Suriyeliler de Dolandırılıyormuş!

Az önce bir esnafın yanına uğradım. Bir bardak çay içip az lafladık.

Ardımdan biri geldi. Gelen de benim gibi müşteri değildi.

Bu esnaf dükkanı, satışın yanında gelen gidenin uğrak yeri, aynı zamanda danışmanlık hizmeti de verir. İstenen kendisinde yoksa şuraya git, buraya git, falan yerde bulabilirsin gibi. Aynı zamanda dert yeri. Gelen derdini anlatır giden derdini anlatır. Maşallah arı gibi dükkan.

Benden sonra gelen de belli ki buraya gelip giden biri. Konuşmalarını dinledim.

Gelen belli ki bir süre işsiz kalan, bu süre zarfında sağa sola borç yapan biri. Bir vakıfta iş bulmuş. İlk maaşını almış. "Tümünü borçlara dağıttım şükür" dedi. "Başka eleman lazım olursa bir Suriyeli var. Az önce işçi bulmaya gönderdim. Haberim olsun. Beni ara" dedi esnaf. "Ama senin telefon yoktu değil mi? Sana uygun bir telefon ayarlayalım" dedi. "İş arayan Suriyeli kaç yaşında" dedi. 42 yaşında olduğunu duyunca, "Kolay iş bulur. Yalnız işçi bulmadan iş çıkmaz. En iyisi o arkadaşı eski SGK'nin yanında falan yer var. Oraya gönder. Orası birden bulur" dedi. Esnaf hemen o Suriyeliyi aradı. Yeri tarif etti. "Hemen oraya uğra" dedi.

Vakıf çalışanı ayrıldıktan sonra Suriyeli işsiz adamdan bahsetti esnaf.

"İngilizce öğretmeni imiş. İç karışıklıktan sonra buraya atmış kendini. Ne iş buldu ise çalışmış. Son bir yerde iş bulmuş. Falan bankadan hesap açtıracaksın demişler. Benim şu bankadan hesabım var dediyse de olmaz, o bankadan olacak demişler. Mecburen dedikleri özel banka şubesine giderek hesap açtırmış. Banka kendisine banka kartının yanında bir de kredi kartı vermiş. İstemem dediyse de kredi kartı zorunlu demiş banka çalışanı.

Çalıştığı bu işyeri iki hafta sonra çıkışını vermiş. Bankaya gidip kartları iptal ettirmek istemiş. Demişler müşteri hizmetlerini arayacaksın.

Aramış müşteri hizmetlerini. Kartı kapattırmak istediğini söylemiş. Müşteri hizmetlerindeki çalışan, niye kapatıyorsun, şöyle böyle derken Suriyeliden şunu söyle, bunu söyle, kart şifreni ver demiş. Suriyeli de çalışan ne istediyse söylemiş. Tamam kartın kapandı diye görüşme sonlanmış.

Suriyeli sonra bankaya niçin gitti ise sanırım banka kartını kapattırmak için gitmiş olmalı. Burasını es geçmişim.

Banka, senin kredi kartında borç görünüyor demiş. İyi de ben onu kapattırdım. Hiç alışveriş yapmadım demiş. Banka, harcama senin değilse polise git demiş.

Suriyeli, esnafın yanına gelmiş. Adamın kredi kartı hesabından iki defa alışveriş yapılmış İstanbul'daki bir kuyumcudan. Biri 15 bin, öbürü 20 bin olmak üzere 35 bin lira. Kredi kartının limiti de 120 bin liraya yükseltilmiş.

Esnaf tekrar bankaya göndermiş. Git bu harcama benim değil diye oradan bir form doldur, bu borcu da ödeme diye akıl vermiş. Formu doldurmuş. Polise de şikayetçi olmuş.

Suriyelinin başına bu geleni duyunca üzülmemek elde değil. Bu gidişat nereye bilmem. Dolandıran dolandırana.

Kendisini polis, asker, banka diye tanıtıp kandıranları duydum da müşteri hizmetlerinden birinin kandırdığını ilk defa duyuyorum. Daha ne ilkler duyacağım? Yaşarsam, tüm bu olup bitenleri hayret ve ibretle izleyeceğim.

İşin garibi dolandıranların hiç insafı yok. Bu adam işsiz mi, parası var mı demiyor. Yerli, yabancı, zengin, fakir demiyor. Vurup geçip gidiyor. Vah yazık vah!

Bir söz de Suriyeliye olsun. Be kardeşim! Okuyup İngilizce öğretmeni olmuşsun. Orada belki de öğretmenlik yaptın, belki yapamadın. İç karışıklıkta postu deldirmeyip bu ülkeye postu atmışsın. Burada Arapça ve İngilizcenin dışında Türkçe de öğrenmişsin. Ben öğretmenim demeyip ne iş buldunsa çalışmışsın. Hayatın her türlü cenderesinden geçmişsin ama bu kadar bilgi ve tecrübeye rağmen dolandırıcıları öğrenememişsin. Hoş biz de öğrenemedik insanların huzurunu kaçıran, insanların mutsuzluğu üzerine keyif çatan, insanı ayakta uyutan bu düzenbaz sahtekar dalaverecileri. Ne diyelim. Geçmiş olsun. 

Çay Ocaklarının Sevmediği Müşteri Tipleri

Çay ocaklarının sevmediği müşteri tipleri:
Çaya şeker atanı,
Demli çay isteyeni,
Bir bardak içtikten sonra çay ocağını söğüt gövdesi sanıp saatlerce oturanı,
Çayın olmamış diyeni,
Bu çay açık olmuş diyeni,
Bardak temiz değil diyeni,
Şu sobaya birkaç odun at diyeni,
Ben orucum diyeni,
Midemi üşütmüşüm. Çayın dışında ne var diyeni,
Çay ocağında olmayan bir içeceği isteyeni,
Çaycıda simit olduğu halde dışarıdan simit getireni,
Ödemeyi yaparken kaç çay içtiğini bilmeyeni,
Çaycı çay borcunu söyledikten sonra biz o kadar içmiş miydik ya diyeni, hayır biz şu kadar içmiştik diyeni,
Çay kaç lira idi diyeni,
Tek başına çay içeni,
Çaycı yanında iken çay istemeyip çaycı yan tarafa çay getirdikten sonra bir çay da bana diyeni,
Çay demli olmuş, şunu biraz açar mısın diyeni,
Çay biraz açık olmuş, şuna biraz dem çek diyeni,
Ne içersin dendiğinde, az sonra içeyim diyeni,
Ne içersin dendiğinde, az sonra arkadaşlar gelecek, o zaman diyeni,
Hangi çay kullanıyorsun? Şu çayı kullan diyeni,
Çay eskimiş veya çiğ diyeni,
Bir çayın ardından uzun süre çay içmeyene, çay ister misin dendiğinde, yok diyeni,
Tüm masaları tek müşterinin kapladığı müşterileri,
Biri erken davranıp çay parası verirken diğerinin arkadan gelip buradan al diyeni ya da birkaç kişi birden şuradan al, buradan al rekabetine girenini, bozuk parası olandan almaya kalkınca, al şunu boz diyeni,
Masayı kitli ve hoyratça kullananı,
Oturak ya da sandalyenin ön iki ayağını kaldırarak arka iki ayakla arkaya yaslananı,
Çaycı ocağı kapatıp gidecek, hala oturmaya devam edeni... 

4 Şubat 2025 Salı

Terörist mi İlan Edildin?

Terörist mi ilan edildin? Kurduğun örgüt terör örgütü kapsamına mı alındı?

Üzülme! Zira dünyanın sonu değil.

Yeter ki azmi elden bırakma. Mücadeleye devam et. Kınayanın kınamasına aldırma.

Varsın sana terörist desinler. Varsın senin örgütünü terör örgütü ilan etsinler. Varsın senin kellene ödül koysunlar. Çok da tın.

Pes etme. Zira gün ola harman ola.

Taktiği de elden bırakma.

Örgütünün adını bir daha bir daha değiştir. Örgütüm ve ben değiştim de. Onlar seni terörist ilan ettikçe yeni isimle duyur ismini ve örgütünü. Kılık kıyafetini, şekil ve şemailini de değiştir. Hatta adını da değiştir.

Sakın kellem gider diye üzülme. Dedim ya gün ola harman ola.

Unutma ki kellene ödül konması sana değer verildiği anlamına gelir. Çünkü kellene ne kadar yüksek ödül konursa bir o kadar değerin artar. Seni kolay kolay öldürmezler, öldürtmezler. Çünkü sen ve örgütünle herkesi korkutmaya devam ederler. Böylece şanın yürür.

Öyle bir zaman gelir ki sen ve örgütün terör görevini yaptıktan sonra sana yeni görev verirler.

Hiç ummadığın bir zamanda sana bir zalimin saltanatına son verdirirler ve kurtarıcı olursun. Yine şanın yürür.

Başına konan para kaldırılır.

Yeter mi? Yetmez. Cumhurbaşkanı bile yaparlar.

Örgütün terör kapsamından çıkarılmadan seni terörist ilan edenler, tükürdüklerini yalayarak seninle görüşme kuyruğuna girerler.

Ülke ziyaretleri yaparsın. Cumhurbaşkanı gibi karşılanırsın.

Umreye bile gidersin.

Nicelerinin dostu ve kardeşi olursun.

Hasılı senin için yükselmenin sınırı yoktur.

Bu demek değildir ki tüm terör başlarını cumhurbaşkanı yaparlar. Bil ki hepinizin ödülü farklı. Seni cumhurbaşkanı yaparlarken bir başkasını dört tarafı nazır güvenilir ve korunaklı bir adaya koyarlar. Yedikleri önünde, yemediği arkasında olur. Hasılı terörist başlarının ödülleri büyük olur. Çünkü büyük oynatmak büyük ödülü kapar.

Bu demek değildir ki her terörist böyle ödüllendirilir. Unutma! Baş teröristlerin başımız üstünde yeri vardır. Senin veya adı sanı duyulmamış terör örgütü peşinden gidenlerin veya terör örgütü üyesi ya da sempatizanı ilan edilenlerin canı cehenneme. Onlar için her türlü ceza azdır zira. Çünkü küçük teröristtir onlar. Aynı şekilde büyük çalanlar toplumda el üstünde tutulur ama küçük ve değersiz şeyi çalan küçük hırsızlar adi suçlu muamelesi görür.