15 Ocak 2025 Çarşamba

Hep Devletini Düşünmüş Meğer

Esed ve ailesine ait milyon dolarlık araç galerisi görüntülendi. Hepsi de yepyeni.

Hepsine özene bezene bakmış ya da baktırmış.

Hepsi de tamirciye gitmesine ihtiyaç olmayacak şekilde kullanıma hazır.

Bize de Esed şöyle böyle dediler, kötünün kötüsü dediler. Tek adam ve diktatör dediler. Haliyle biz de yanlış tanıdık.

Halbuki o ben gidiyorum, ne haliniz varsa görün dememiş, bana yar olmayacak araçları kimseye yar etmem dememiş.

Her tek adam ve diktatör gibi ülkesine hizmet etmiş. Bu arabalar da bunun bir örneği.

Belki de zamanında bu araçları aldığı zaman kendine şu kadar araç aldı dediler. Halbuki giderken götürmediğine göre hepsini devleti ve devletin kullanımı için almış. Şayet kendisi için almış olsaydı, giderken bunları da götürürdü. Bu demektir ki kendisi için değil, devleti ve milletine adamış kendisini. 

O kadar aracı nasıl götürsün diyebilirsiniz. Pekala yok fiyatına satıp paraya tahvil edebilirdi. Çünkü yetim malıydı. Bunda tüyü bitmemiş yetimin hakkı vardı. Hasılı emanet bilmiş.

Giderken de HTŞ liderine bırakmış. Alın tepe tepe kullanın demiş.

Halbuki Esed bize anlatıldığı gibi olsaydı, madem beni baştan indirdiniz, size iyilik yaramaz derdi, hepsini kırar, dökerdi, balyozla kırdırırdı. Hiçbir şey yapamasa, o kadar vakti olmasa, pekala ateşe verdirebilirdi.

Elhasıl diktatör ve tek adam deyip de geçmeyin. Bilin ki her tek adam ve diktatör kötü değildir. Belki de hiçbiri kötü değildir. Ülkesi için çalışıp didinmişlerdir. Biraz veya çok zararları olmuşsa, ülkesini sevdiklerinden, ülkesine hizmet etme aşklarından dolayı olsa gerek.

Sonradan ah vah etmektense, biz ne yaptık demektense, diktatörlerin kıymetini bilmek lazım.

Uzatmayayım, son sözüm budur.

Aile Yılında Ben

2025 yılının Aile Yılı ilan edilmesiyle birlikte önce Cumhurbaşkanı genel hatlarıyla, ardından Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı detaylarıyla ailelere yönelik bir dizi açıklamalarda bulundu.

Detayları görünce 2024 yılında Emekliler Yılı dolayısıyla emekliler yaşamıştı. Şimdi de aileler yaşayacak dedim.

Görünen o ki devlet aileler için kesenin ağzını açmış. Önce verilenler bakalım:

Yeni evlenecek gençlere 150 bin lira iki yıl ödemesiz faizsiz kredi verilecek. Hemen oğlana müracaat et dedim. Bu parayı duyan benim oğlan bu kadar para ne işe yarar dese de bakmayın siz ona. Bu devirde baba oğluna vermez bu kadar parayı borca. Üstelik iki yıl ödemeyecek. Hem de faizsiz.

Benim oğlan bu parayı beğenmese de yeniden evlenesim geldi. Ama evliyim. İkinciyi evlensem desem, önüme Medeni Kanun çıkıyor. İkinciye izin vermiyor. Gayri resmi evlensem, devlet bunu yok kabul ettiği için sanırım bu paradan yararlanamam. Acaba diyorum. Eşimle mahkeme yoluyla boşanıp tekrar evlensem, bu paradan yararlanmam mümkün mü? Bu işin mahkeme boyutu var. Aile mahkemesine müracaat gerek. Hakim soracak niye boşanıyorsunuz diye. Şiddetli geçimsizlik diyeceğim. Ya hanım, yalan söylüyor. Aramızda şiddetli geçimsizlik falan yok. 150 bin lira için yapıyor dese, hakim, utanman mı bu yaşta yalan söylemeye derse, kırmızı yüzüm kıpkırmızı olur.

Diyelim ki yüzümün kızarmasını göze aldım. Hanımı da bu paraya 24 gram altın alıp sana mihr olarak vereceğim diye ikna ettim. O da 50 gram yapan mihri görünce, evet hakim bey, şiddetli geçimsizliğimiz var dedi ve kağıt üzerinde boşandık.

Belli bir süre geçtikten sonra tekrar evlenmeye kalksam, hanım razı olacak mı? Gözümü açtım artık der mi? Bir de 50 gram mihre razı olacak mı?

Sonra dese, bu iş çocuk oyuncağı değil, şakası da ciddi, ciddisi de ciddi. O zaman ne derim.

Haydi, bunlara gönüllü gönülsüz razı oldu diyelim. Yalnız madem ki yeniden evleniyoruz. Sıfırdan yeni düğün yapıyormuş gibi evlilik ve düğünün tüm aşamalarını yerine getireceksin. Beni babamdan isteyeceksin. Ağız tadı, nişan, düğün, düğünde yemek, kına gecesi, düğün elbisesi, gelinlik vs. hepsini istiyorum, evdeki eşyalar da kullanılmış, yenisini istiyorum, üstelik hepsi marka olacak, nikahta ayağına da basarım dese, düşünün ki halim nice olur?

Hepsinden geçtim. 150 bine tüm bu işler hallolur mu diyeceğim ama zaten 150 bin mihre gitti.

Haydi, girdik bu yola. Hamama giren terleyecek. Hepsine katlanacağız dedim. Sanırım içim içimi kemiren bir sorun daha var. Çünkü devlet bu 150 bini müracaat eden gençlere vereceğini söylüyor. Benimse yaşım 61 olmuş. Görevli, amca, sen de mi? Yaşından başından utan dese ben de yaşıma bakmayın, nice gençlere taş çıkartırım desem, benim dışında kim inanır buna. Üzerine, senin yaşındakiler bu kapsama gitmiyor dese, o zaman onca masrafı boşu boşuna yapmış olacağım. Ama denemeden olmaz bu işler. Test etmeden nereden bilebilirim. En azından denedim olmadı demek için bu yola girmem gerek. Bakalım bu deneme ve merakım bana kaça patlayacak?

Tüh be! Yaş şartı varmış. 18-29 yaş aralığında olmak gerekiyormuş. Benim hayallerim de başlamadan bitti.

14 Ocak 2025 Salı

Ezeli Husumete Doğru *

Bildim bileli Fenerbahçe ile Galatasaray arasında ezeli bir rekabet söz konusu.

Geçmişi başarılarla dolu bu iki ezeli kulübün kendi aralarındaki maçları derbi olarak görülür.

Türkiye'de en fazla taraftar bu iki kulübe ait.

Bu iki köklü kulüp arasındaki ezeli rekabet, son yıllarda ezeli husumete doğru gidiyor.

Her maç sonrası bu iki kulübün başkan ve yöneticilerinin, gerekli gereksiz ve fütursuz açıklamaları, özünde sportmenlik ve centilmenlik olması gereken sporu, çirkinleştiriyor.

Çirkinleştirmekle kalmıyorlar. Kamuoyunu meşgul ediyorlar ve taraftarı geriyorlar.

Yapılan açıklamalar, saygı, sevgi ve centilmenlikten o kadar uzak ki tüm bu duruma, Federasyon, etkili ve yetkili kişiler seyirci kalıyor.

Bu iki kulübün yaptığı açıklamaları bir Anadolu kulübü yapsa başına gelmedik kalmaz. Belli ki bu iki takıma ne Federasyon ne de etkili ve yetkili kişiler ses çıkarabiliyor.

Bu gidişat ve sessizlik beni endişelendiriyor.

Görünen o ki bu lig bu sene bu şekilde bitmez.

Sanırsın ki bu lig bu iki kulübün tapulu malı.

Sanırsın ki başarı ve şampiyonluk sadece bu iki kulübe mahsus ve bunların hakkı.

Ligde en fazla ve hep korunup kollanmasına rağmen bu iki kulübün bu kadar ağlayıp sızlaması, veryansın etmesi normal değil.

Bu kadar korunup kollanmasına ve tüm kritik pozisyonlar bu iki kulüp lehine verilmiş olmasına rağmen hala bu iki kulüp veryansın ediyorsa, esemesi okunmayan, sürekli ve hep mağdur edilen Anadolu kulüplerinin oturup ağlaması lazım.

Şu var ki ligde sesleri hep gür çıkan bu iki takımın karşısındaki diğer kulüplerin sahibi yok. Bunların ligdeki görevi Fenerbahçe ve Galatasaray’ı şampiyon yapmak. Bunlar kedi köpek gibi birbirine saldırarak ligi babalarının çiftliği gibi evirip çevirecek. Anadolu takımları da bu iki kulübü şampiyon yapmak için bu ligde görünecek. Bunların şampiyon olması için asansör görevi üstlenecek. Hakları yenecek. Sürekli mağdur edilecek. FB ve GS de şu kadar şampiyonluğumuz var. Biz büyük bir takımız deyip bu ligde boy göstermeye ve egosunu tatmin etmeye devam edecek.

Bu kadar şampiyonluk almalarına rağmen GS’nin 2000 yılındaki UEFA ve Süper kupa hariç gözle her ikisinin görülür bir başarıları da yok. Her ne kadar hedefimiz Avrupa kupaları deseler de lig şampiyonluğu dışında ciddi bir hedefleri yok.

Avrupa hedeflerinin ve başarılarının olmaması şaşırtıcı değil. Çünkü değeri yüz milyon avroyu geçen takımları, değeri on milyon avro civarında olan Anadolu takımları karşısında tek tek dökülüyor. Oluşturdukları algı ve hakem desteğiyle zoraki maç alıyorlar.

Yazık Anadolu takımlarına. Daha ne kadar bu iki kulüp elinde madara olmaya devam edecekler? Yetmedi mi bu iki kulüp elinde mağdur edildikleri? Kim dur diyecek bu iki kulübün şımarıklığına? Bir devlet yetkilisi çıkıp sizin bu şımarıklığınız kabak tadı verdi demeyecek mi? Merak ediyorum, bu ülkede Federasyon ne için var? Görevleri seyircilik mi?

Görünen o ki etkili ve yetkili kişiler de bu iki kulübün elinde oyuncak. Kimse bunlara oturun oturduğunuz yerde. Ligde varız diyorsanız, diğer kulüplerden hiç farkınız yok diyecek?

Bu lig FB ve GS’in egosuna heba edilmemeli.

Anadolu kulüpleri, birlik olup sesini çıkaramayacaksa, haklarını arayamayacaksa, ellerini masaya vuramayacaksa, boşa ter dökmesinler. Alın lig sizin olsun demeli, ligde yer almamalı. Alın lig sizin olsun, körler ve sağırlar olarak ikiniz oynayın demeli ve ligden çekilmeli. İlla oynamak istiyorlarsa FB ve GS’nin olmadığı bir lig kurup orada futbol oynamalılar.

*17.01.2025 tarihinde Anadolu'da Bugün gazetesinde yayımlanmıştır.