13 Temmuz 2023 Perşembe

Allah'ın Yürü Ya Kulum Dediği Aileler

Gelin evlatlarım yanıma.

Buyur baba.

Sizin için bugüne kadar her şeyi yaptım. Saçımı süpürge ettim. Sizin için yaşadım. Artık vakit geldi. Ne bıraktı isem, aranızda paylaşın.

Ne bıraktın bize?

Otuz yıllık bir ev. 

Hepsi bu mu?

Daha ne olacaktı evlat? Ben o evi ne zorlukla aldım, bir bilseniz.

Bu evi almak zor olmuştur da dört evlat biz bu evi nasıl paylaşacağız? Satsak, eski evi kim alır?

Elimden gelen bu. Bunun için anamdan doğduğum andan itibaren çalıştım. 

Küçümsemek gibi olmasın, kusura bakma ama biraz boşa çalışmışsın gibi geldi bize.

Başka ne yapabilirdim ki?

Gördüğümüz kadarıyla Allah sana yürü ya kulum dememiş. Halbuki nice babalar var. Bir eli yağda, diğeri balda. Kendisi yaşadığı gibi çocuklarını da ihya etti. Tabii biz o şanslı evlatlardan olamadık. Bahtımıza yanalım.

Ne demek istiyorsunuz? Daha ne bekliyordunuz? 

Geçti gitti artık baba. Şu aşamadan sonra yapılacak bir şey yok. 

Yok biliyorum. Yine de içinizde kalmasın. 

Ne bilelim baba. Bazı çocuklar hem kendi annesi babası tarafından hem de kayınpeder tarafından şanslı. Çocuklarına öyle servet bıraktılar ki bıraktıkları servet onların çocuklarını ve torunlarını da ihya eder. Kendilerine kalan atın, arabanın, paranın, holdingin haddi hesabı yok. Bununla kalsa iyi. Babası vekilmiş. Vekillik babasından sonra kendisine tevarüs etmiş. Ondan da çocuklarına. Anlayacağın aile boyu Meclisteler. Yine bazı aileler var ki dede şeyh. Şeyhlik ondan oğluna, oğlundan da torununa geçiyor. Şeyhlikle kalsa iyi. Para ve servet gani. Mübarekler şeyh değil, holding sahibi. Tüm bunları elde etmek için taş atıp elleri mi yoruldu sanki. Aile boyu büyükten küçüğe tevarüs ediyor. Anlayacağın, bizim ne senin tarafından yüzümüz güldü ne anne tarafından ne de hanım tarafından. 

Ben neyse de anneni ve hanımını ne karıştırırsın? 

Öyle deme baba. Baba tarafından bir şey yoksa bazıları anne tarafından servete konuyor, makam ve mevkie oturuyor. Anam tarafı da aynı senin gibi maalesef. Hanım tarafına gelince, o aile de bizim gibi züğürt. Soyadları bir şey ifade etmiyor. Kayınpeder siyasetçi veya şeyh olsaydı, bir de oğlu olmasaydı, siyasetçilik ya da şeyhlik kayınpederden damadına yani bana geçerdi. Hasılı, sen ne isen, biz de oyuz. Ne bahtsız bedevi bir aile imişiz biz. Bu yüzden biz üzülmeyelim de kimler üzülsün. Biz de senin gibi ömrü billahi çalışıp çabalayacağız. En iyi ihtimalle çocuklarımıza senin bıraktığın gibi eski bir ev bırakacağız. Hoş, sen yine otuz yıllık bir ev alabilmişsin. Bu aşamadan sonra beğenmediğimiz bu evi edinmek bize haram. Çünkü lüks. 

Çok acı konuştunuz evlatlar. Giderayak bana yapılır mıydı bu?

Yapılmazdı biliriz. Üstelik yeri de değildi ama ne edersin ki gerçekler acıdır.

12 Temmuz 2023 Çarşamba

TL ve Pişmiş Tavuk

Enflasyonla iyi bir mücadelenin ardından enflasyon tek haneye indirilmiş, bunun ardından bol sıfırlı paramızdan altı sıfır atılmıştı. On milyona aldığımız bir ürünü on liraya alır olmuştuk. En büyük banknotumuz olan yüz milyon lira yüz lira idi artık. 

Sıkı bir mali disiplin sonucu paramız değerlenmiş olmasına rağmen 2009 yılında en büyük para olarak 200 liralar tedavüle sürülmüştü. En büyük para olduğu için bozdurmak meseleydi ama paranın değeri vardı. 

200 lira 2009 yılında tedavüle sürüldüğünde dolar 1,53 lira iken 200 lira ile 1,31 dolar alınabiliyordu. 12 Temmuz 2023 itibariyle en büyük paramız 200 TL, 7,65 dolara tekabül ediyor. Yine 12 Temmuz itibariyle 131 dolar almak için 684 lira saymamız gerekiyor. Bu demektir ki paramız 14 yılda dolar bazında 17 kat değer kaybetmiş ve bugün itibariyle en büyük paramıza on dolar dahi alamıyoruz.

Bu istatistikler nereden nereye geldiğimizi, değişik modeller uygulama serüvenimizin neye mal olduğunu, paramızın pul olduğunu ve değerinin iyice düştüğünü, alım gücünün kalmadığını gösteriyor. 

Geldiğimiz nokta itibariyle bugün iki yüz lirayı uzattığımız hiçbir esnaf bozuk yok mu, bozamam demiyor. Üstelik alacağımıza yetmiyor, üzerine ekliyoruz. 

Paramızdan altı sıfırın atıldığı, milyonları unuttuğumuzdan fazla değil, 14 yılın içinde yeniden milyonlarla tanıştık. Öyle zannediyorum, attığımız 6 sıfırdan, bugün bir altı sıfır daha atmamız gerekecek. 

En büyük banknotun pek bir hükmü kalmamış olmalı ki şimdi tedavüle 500, 1000 ve 2000 liralar sürülüyor. Yakında bu banknotlarla tanışacağız. Bu da mecburiyetten. Yoksa yakında milyon taşımak için çuval gerekecek. Bakalım yeni çıkacak bu banknotların saltanatı kaç yıl sürer? Ama bu kafayla gidersek, bu büyük banknotların yerine daha büyüğünü görmek için bir on dört yıl beklemeyeceğiz.

Yeni banknotlar yıllık enflasyonun TÜİK’e göre yüzde 38’e geriledi istatistiğinin ardından gelmesi ayrı bir garabet.

Paramızın 14 yıl gibi bir sürede bu derece değersizleştirilmesi için dünya bir araya gelse, bizimle mücadele etse, bir savaş hali yaşasak, inanın bu paranın değeri bu derece düşmezdi. Ama nasıl olduysa, biz becerdik. Bilelim ki bu paranın başına gelen pişmiş tavuğun başına gelmemiştir. 

Paramızın bu hale gelmesine kimsenin bir mazeret ve gerekçe sürmesine, şunlar bunlar oldu demesine gerek yok. Çünkü görünen köy kılavuz istemiyor ve bahanelerin hiçbir inandırıcılığı yok. Bu utanç bize yeter de artar bile. Çünkü azıcık utanması olanların bu para karşısında boynu bükük olur.

Vergilere İlave Vergiler de Benden

Yılda iki taksitle bir defa alınan MTV, 2023'e mahsus olmak üzere iki defa alınacak. Bu demektir ki hazine zor durumda. Zor durumda olanı bir başına mı bırakacağız? Değerlerimizde yardımın yeri vardır. Aynı zamanda vergi verme yükümlülüğümüz olduğuna göre ek MTV'nin mucidi kimse bundan esinlenerek zor durumda olan ekonomimize çorbada tuzum olsun misali katkı sunmak isterim. 

* Emlak vergisi de bu yıla mahsus iki defa alınmalı. Bir evi olandan iki, iki evi olandan dört, üç evi olandan 9 defa vergi alınmalı...

* Suyun içinde alınan aylık çevre-çöp temizlik vergisi aylık yerine günde bir evden kaç defa çöp atılıyorsa, o kadar alınmalıdır. Herkesin attığı çöp aynı değil denirse, her evden çıkan çöp, konteynerlerinin başında bekleyen görevli tarafından tartılarak teslim alınma yoluna gidilebilir. Ne kadar çöp o kadar vergi. 

* Pikniğe giden her aileden piknik vergisi alınmalı. Mangalda beyaz et pişirenler bir, kırmızı et pişirenler iki kat vergi vermeli. Bu şekil vergi zor denirse gidilen her piknikte yapılan masraf kadar devlete katkı yapılmalıdır.

* Tatilini yurt içinde veya yurt dışında geçiren her vatandaş, harcadığı kadar devlete vergi vermeli. Bunun adına zevk vergisi denebilir.

* Düğün yapan herkesten aile kurma vergisi adı altında gürültü vergisi, konvoy vergisi, müzik vergisi, yol kesme vergisi, çeyiz vergisi vs. alınmalı.

*Arabasını evinin önündeki veya herhangi bir yola park edenden park vergisi alınmalı.

* Cep telefonlarından alınan telsiz ücreti gibi evinde ve işyerinde televizyonu olan herkesten TV kullanım vergisi alınmalı.

* 2023 yılında kurban kesen, yurt içine veya yurt dışına bağışlayan herkes harcadıkları meblağ kadar devlete vergi vermeli. Yurt içinde kesen ve yurt içine bağışlayanlardan bir katı alınmalı, yurt dışı bağışları ise beş ile çarpılmalı.

* Her türlü alışveriş kadar devlete vergi verilmeli.

* Umum tuvalet vergisi alınmalı. Küçükten bir katı, büyükten beş katı kokutma parası alınmalı.

* Doğan her çocuktan, her türlü okul yaşına kayıttan, evlilik ve askerlikten, iş kurmaktan ve işe girmekten vergi alınmalı.

* Evini kiraya verenlerden ve kirada oturanlardan verdikleri ve oturdukları kira kadar her ay vergi alınmalı.

* Camiye gidenlerden ibadet vergisi, gitmeyenlerden beynamaz vergisi alınmalı.

* Tatlı su çeşmelerinden içilen her sudan ve doldurulan her şişeden vergi alınmalı.

* Elektrik, su, doğal gaz ve telefon faturası kadar devlete vergi ödenmeli.

* Ceplerde taşınması gerekirken elde taşınan her cep telefonu vergiye tabi olmalı.

* Cep telefonu ile yapılan her konuşmadan konuşma vergisi, atılan her mesajdan mesaj vergisi, WhatsApp yazışmalarının her birinden sanal alem vergisi alınmalı. Cuma mesajı gönderenlerden ilaveten iki katı vergi alınmalı.

* Çay ocağı, kafe benzeri yerlerde içilen her şeyin bir katı da zevk vergisi olarak devlete ödenmeli.

* Lokanta vb. yerlerde yenen her yemekten yemek vergisi alınmalı.

* Trafiğe çıkan her araçtan yol vergisi alınmalı.

* Araca alınan her türlü yakıt miktarı kadar devlete ödeme yapılmalı.

* Her çarşı ve pazara girişlerde çarşı vergisi ödenmeli.

* 2019’dan beri enflasyona meydan okuyarak aynı fiyatla sayılan poşetler yapılan alışveriş fiyatına çıkarılmalı.

* Evini üstünden, mahalle ve sokağından uçan her kuş için oranın sakinlerinden kuş vergisi alınmalı... 

Gördüğünüz gibi istenirse vergi alınacak kalem çok. Yeter ki yetkililerimiz düşünsün. Mutlaka çözüm bulabilirler. Asla ek MTV ile yetinmemeliler. Devlet istesin, biz verelim. Bu vermeye karşı vatandaş olarak devletten tek istediğimiz, alınan tüm vergilerin harcanmasında, önceliğin kur garantili mevduat sahiplerine yapılmasıdır. Ki onların katkısının yanında bizim de onlara bir kıyağımız olsun.