7 Mayıs 2023 Pazar

Üslup Siyaseti

Üslup siyaseti derken?

Üslup önemli. Bu üslup bana çok şey kazandırıyor ve hep kazandırıyor. 

Nasıl bir üslup? 

Kızıyorum, bağırıyorum, gürlüyorum, ağzımı bozuyorum, kırıp geçiriyorum, ağzıma geleni söylüyorum. Tepeden bakıyorum, dalga geçiyorum. 

Ağzıma gelen derken? 

Tabir yerindeyse küfür ve hakaret, kısaca hepsi var. 

Ayıp olmuyor mu böyle? 

Ayıp olabilir ama bu yaştan sonra değişirsem, güzel bir üslup kullanırsam, bak değişti demezler mi? Hem hoşuma gidiyor hakaret etmek. Büyük haz alıyorum. Birilerine ayıp olacak diye hazzımdan ödün mü vereyim. Dün neysem bugün de öyleyim. 

Küfür ve hakaret ederek nasıl kazanıyorsun? Normalde bu bozuk üsluptan dolayı kaybetmen gerek. 

Bu üslubuma sadece ben değil, sevenlerim de bayılıyor. Bu iş onları da memnun etme işi aynı zamanda. 

Küfür ve hakaret ettiklerin mahkemeye vermiyor mu? 

Verdikleriyle kalıyorlar ve mahkemeyi de kaybediyorlar. Sonra ben onları veriyorum, mahkemede de kazanıyorum. 

Nasıl? 

Ben hakaret edince onlar da bir şeyler söylüyorlar. Elim armut toplanıyor tabi. Ben de onları mahkemeye veriyorum. Sağ olsun hakimler, benim de anlatamadığım şekilde onları mahkum ediyor ve para ödüyorlar bana. Kazancımın bir kısmı da buradan. 

Seviye düşmüyor mu böyle?

Düşerse düşsün. Ben hep zirvede kaldıktan sonra seviyeyi ne yapayım ben.

Hakaretlerine yazılı ve görsel metin eleştiri getirmiyor mu?

Hele bir denesinler. Analarından doğdukları piş an ederim onları.

Ne yapabilirsin ki? Basın hür değil mi?

Hür olmaya hürler. Mevzuata boynum kıldan ince. Yalnız benim de elim armut toplamıyor. Kim aleyhime yazarsa, kapının önünde bulur kendini. Ayrıca verdiğim reklam ve yardım parasını kestim mi o zaman görürler günlerini.

Korkulur senden.

Hem de ne korkma. Sevdim mi adam gibi severim. Çizdim mi elimden kimse alamaz.

Başka ne tür siyaset yaparsın?

İstismar siyaseti. Bunu da sonra anlatayım.

Çelişki Siyaseti

Gösteri siyasetinden başka kazanmaya dair çelişki siyasetinden bahsetmiştin. Ne demek bu, burayı biraz açar mısın?

Elbette. Zira çelişki, U dönüşü benden bir parça. Ayakta kalmamı buna borçluyum.

Örnek verir misin?

Bugün ak dediğime yarın kara, kara dediğime de ak derim. Tükürdüğümü yalarım. Bir çelişki yumağı benim için siyaset. Hayat daha doğrusu siyaset benim için dün dündür, bugün de bugün. Vazgeçilmez prensibimdir bu. Bakma sen burnumun dikine gider gibi davrandığıma. Olmaz, mümkinatı yok, Siyasi hayatıma mal olsa da yapmam derim. Aslında bunu yapacağım demektir. Bu can bu tende durduğu müddetçe imkansız derim. Can da durur, ten de. Söz uçar, yazı kalır misali, dediklerimi yaparım. 

Ama efendim, halk çelişkiye prim verir mi, tepki göstermez mi?

Sen hangi ülkede yaşıyorsun? Çelişkilerle bugüne kadar ayakta kaldım. Tüm başarılarımda çelişkilerimin payı büyük. Çelişkilerimden dolayı tepki mi? Kimin haddine! Anasından doğduğuna pişman ederim ben adamı. Üstelik tepki gelmediği gibi milletin hoşuna da gidiyor çelişkilerim. Üzerine de övgü alıyorum, iyi mi. Adam siyaseti biliyor, siyasetin kurdu diyorlar. 

Utanmıyor musun bu durumda kendinden?

Niye utanayım. Sonuçta kazanıyorum ya sen ona bak. Aslında ilk başlarda biraz utanma vardı. Sonra baktım ki ben bu yolda devam ettikçe utanmamam lazım dedim ve utanmamayı öğrendim. Bu da başarılarımı taçlandırdı. Ayrıca utanması gereken birileri varsa, çelişki yapamayanlar utansın.

Ama efendim, insanda biraz omurga olması lazım değil mi? Zira insan prensipleriyle yaşar.

Senin prensip dediğin, omurga dediğin hep başarısızlık gibi bir sonuç getiriyorsa, ne edeyim ben o prensibi. Al varsın, senin olsun.

Bunu kişi ve devletlerle de yapıyorsun.

Tabii ki yapacağım. Çünkü en iyi alanım. Önce dost ediniyorum. Yediğim, içtiğim ayrı gitmiyor. Sonra sıkılıyorum. Düşman belliyorum onu. Bu böyle epey devam ediyor. Yıllar yılları kovalıyor. Ne zaman ki Basra’nın iyice harap olduğundan emin olduktan sonra hiçbir şey olmamış gibi gidip barışıyorum.

Hoş mu bu durum?

Hoş veya değil. Elimde değil. dostluk ve bozuşma, düşmanlık ve dostluk benim işim. Hoşuma gidiyor ayrıca.

Böyle durumlarda ülke zarar görmüyor mu?

Görürse görsün. Gerilim siyasetinden vaz mı geçeyim ülke zarar görecek diye. Her gerilimle yeniden doğuyorum ayrıca.

Başka izlediğin siyaset.

Bir de üslup siyaseti yapıyorum.

Nasıl? Onu da sonra anlatayım.

Gösterme Siyaseti

Gösterme siyaseti derken?

Yapıp ettiğim ne varsa, bu ister tüzel kişiliğe ait olsun ister özel sektöre ait olsun, tüm bunları cümle alemin beynine ve zihnine işleyecek şekilde göstereceğim.

Bunu nasıl yapacaksın?

Açılış bahanesiyle mitingler yapacağım. Tüm kanallar konuşmamı verecek. Miting alanını lebalep dolu olduğu zihinlere nakşedilecek. Miting alanına bedava otobüsler insanımızı çekecek. Miting alanı doluncaya kadar miting saatini geciktireceğim. Gerekirse miting alanını küçülttüreceğim. İmal edip üretilen ne varsa hepsinin miting meydanında açılışını yapacağım. Bunu yaparken görsellerle ekranları süsleyeceğim. Bir açılıştan diğerine durmadan kurdele kestireceğim. Kurdele kesenlere kestikleri makasları hediye edeceğim.

Başka?

Her açılışı yapılanı bir müddet bedava hizmete sunacağım. Bedava önemli. Zira baldan tatlıdır. Bizim insanımız bunu pek sever hatta bayılır. Hep seçim olsa, bunu baba oğluna vermez bu devirde der. 

Başka? 

Her mitingde bir müjde vereceğim.

Bu kadar müjde ne arar?

Bende müjde bitmez. 

Aslı var mı bunların?

Var veya yok. Ama müjde, müjdedir. Ayrıca her müjde insanımızı umutlandırır ve gururlandırır. Sonra sevindirmek sevaptır. Var deriz. Varsa işte deriz. Yoksa üzerine yatarız, bir daha sesimizi çıkarmayız. Sonunda ölüm yok ya.

Hepsi bu kadar mı?

Bu kadar olur mu? Zira bende gösterme ve müjde bitmez. Yapılan bir şeyi görsün o gözleriniz dercesine il il, ilçe ilçe görücüye çıkarırım. Vatandaş, böylesi görülmedi daha önce diyecek. Akın akın icadımı görecek. Hatta bu anı ölümsüzleştirmek için insanlar bu ürünün önünde hatıra fotoğrafı çektirecek. İnsanlar uçtuk, kaçtık, kim tutar bundan sonra bizi diyecek.

Bu görücüye çıkardığınızı siz mi yaptınız?

Ben veya başkası, ne fark eder? Hepsi benim pardon bu ülkenin değil mi?

Başka ne yapacaksınız? 

Bu kadar gösteri yeter. Biraz da çelişki siyaseti yaparım. 

O ne demek? 

Onu da sonra anlatırım.