28 Mart 2023 Salı

Gittiği ve Durduğu Yeri Beğenmediklerimiz

Bazı insanların siyaseten, dinen ve fikren gittiği veya durduğu yeri beğenmeyiz.

Beğenmekle de kalmayız. Ayıplarız. Olmadı, yakışmadı, kendisine yazık etti, mahallesini bırakıp gitti, mahallesine ihanet etti, geleceğini berhava etti deriz.

Bununla da yetinmeyiz. Başkasına gösterdiğimiz toleransı kendisine göstermeyiz. Başkasına verdiğimiz makul cevabı vermeyiz. Bakışımızla, verdiğimiz cevapla ve sorduğumuz sorularla paralar dururuz.

Tüm bunları yaparken bir gün döner gelir demeyiz, kapıyı gıyade bırakmayız. Çünkü nazarımızda iflah olmaz ve yaramaz biridir artık.

Fikren, zikren, siyaseten ve dinen bu şekil ayrışanları dışlamak yerine, kendi haline ve zamana bırakmakta fayda olduğunu düşünüyorum. Su akar mutlaka yerini bulur. Zaman her şeyin ilacıdır. Ama orada ama burada. Bunun için iletişimi kesmemek, katılmasak da görüşüne ve durduğu yere saygı duymak gerek. Gittiği yerin yanlış olduğunu göstermek, ikna etmek için iki medeni insan gibi konuşmaya devam edebiliriz. Baskı yaparak bir yere varılmaz. Çünkü baskı, o kişiyi sizden daha da uzaklaştırır, onu savunma durumuna geçirir, sağlıklı düşünmesinin önüne geçer, kardeşliği ve önceki hukuku düşman kardeşliğe dönüştürür. Bu vuruşmaya birileri bıyık altından güler. Kırın birbirinizi der.

Tarih, aynı evde büyüyen, aynı iklimden beslenen kardeş kavgalarının sahnesine şahit olmuştur ve bu kavgalar normal kavgalara benzemez. Habil-Kabil, İsmailoğulları-İshakoğulları (Filistinlilerin ve Yahudiler), Yusuf ve kardeşleri gibi.

Böyle yapmak yerine, daha önce içimizde olup bizim gibi düşünen bu kimselerin niçin aramızdan çekip gittiğini, nerelerde hata yaptık, niçin içimizde tutamadık üzerine kafa yormamız gerektiğini düşünüyorum. Ayrılık ve düşmanlığı körüklemek yerine yeniden kazanmayı hedeflemek gerekir. Kazanma gibi bir düşüncemiz ve derdimiz varsa tabi. Olmadı, sen yoluna, ben yoluma diyebilmeli. Unutmamak gerekir ki baskı, ayrıştırma ve ötekileştirme ile hiçbir insan yeniden kazanılmaz. Hazırında düşmanlık körüklenir.

İstenirse farklı kulvar ve ortamlarda bile dostluk devam ettirilebilir. Bunun için yapılması gereken, görüşlere saygı duymaktır. Herkesi kendimiz gibi düşünecek demesek orta yerde sorun olmaz. Allah’ın insana verdiği özgürlüğü ve seçme hürriyetini biz insanımızdan esirgemeyelim. İnsanları kendilerini tanımladığı gibi kabul edelim. Niyet okuyuculuğu yapmayalım. Suçlayıcı bir dil kullanmayalım. Suçlayacaksak, niçin çekip gitti veya gönderdik diye kendimizi sorgulayalım.

İnanın, çok zor değil bunları yapmak. Tek yapmamız gereken farklılıklara tahammül ve hoşgörülü olmaktır.

27 Mart 2023 Pazartesi

Bir Duruşu Olmalı İnsanın

Bir misyon için yola çıkanların, başarı gelsin veya gelmesin;

Bir duruşu olmalı,

Savunduğu değerlerinden ve prensiplerinden ödün vermemeli, 

İdeal ve prensiplerini gerçekleştirmek için efor sarf etmeli, 

Yolunu, hedeflerini ve kendi yapacaklarını anlatmalı, 

Başarı için her yolu mubah görmemeli, 

Başkasını kötülememeli, 

Belden aşağı vurmamalı, 

Ben daha iyi yaparım demeli, 

Üslubunu bozmamalı, diline ayar vermeli ve gerekirse fermuar çekmeli, maksadını aşan sözler sarf etmişse özür dileyebilmeli, 

Nezaket ve saygıyı elden bırakmamalı, 

Zikzak çizmemeli, 

Dozajında ve seviyeli eleştiri yapmalı, 

Kendisine yapılan eleştiriye gelmeli,

Yüzüne bakamayacağı şeyler söylememeli, 

Kendisine yapılmasını istemediğini başkasına yapmamalı, empatiyi düstur edinmeli,

Tüm çabası fazilet ve erdem yarışı olmalı, 

Kutuplaştırıcı, ötekileştirici bir üslup kullanmamalı, 

Fikirlerinden dolayı kimseyi ayıplamamalı, hep insan onurunu korumalı,

Kimseye kin ve intikam beslememeli, 

Yanlışta ısrar etmemeli, inadı terk etmeli, 

Ekip ruhuna önem vermeli, 

İstişareyi elden bırakmamalı, 

Yeni fikir ve görüşlere açık olmalı, 

Kendisini ön plana çıkarmamalı,

Hatalarından ders çıkarmalı, özeleştiri yapmalı,

İdeal, prensip ve duruşundan ödün vermeden kendisini daima geliştirmeli. 

Unutulmasın ki ideali uğruna taviz vermeden mücadele eden, bu uğurda kaybetse bile başarılı sayılır. Kazanma ve başarı uğruna prensibinden ödün vermek suretiyle her kılığa girmek, başarı getirse bile bu uğurda başarı başarısızlık sayılır.

 

 

Hayal Kırıklığı

Çocuğunuz vardır. Okumasını, en iyi okulları kazanıp okumasını, gözle gösterilir ve aranır bir meslek erbabı olmasını istersiniz. Çünkü kapasitesi vardır. Maddi ve manevi imkanları çocuğunuzun başarısı için esirgemezsiniz. Yani saçınızı süpürge edersiniz. Sonuç, çocuğunuz başarılı olamamış, hedeflediğiniz noktaya ulaşamamıştır.

*

Çocuğunuzun yetişmesi için elinizden geleni ardına koymadınız. Ne istedi, neye ihtiyacı varsa aldınız. Tek istediğiniz, milli manevi değerleri özümseyip yaşaması, değerlerimize yabancılaşmaması, yaşlandığınız zaman nasıl ki siz onu büyüttünüz, o da büyüdüğünüz zaman sizi görüp gözetsin. Geldiğiniz nokta itibariyle rüzgardan esirgediğiniz çocuğunuz size bakmıyor.

*

Çocuğunuz ticaret yapmak istedi. Siz de her türlü sermayeyi sağlayarak çocuğunuza işletmeyi teslim ettiniz. Çocuğunuz çalıştı, çabaladı ana sermayeyi artıramadığı gibi önce yerinde saydı. Sonra gerisin geri gitmeye başladı. Bir bakmışsın ki çocuğunuz işinizden tırnağınızdan artırıp teslim ettiğiniz sermayeyi yok etmiş ve işletme külliyen zarar ediyor.

*

Çocuğunuzu milli manevi değerlerle yetiştirdiniz. Gözü kara, tuttuğunu koparan biri. Siyasete merak sardı. Dedi ben bu işi yaparım. Baba olarak her türlü desteği verdiniz. Başarısı için duayı esirgemediniz. Ehil kişilerle iyi bir ekip kurdu. Kitleleri arkasında sürükledi. İyi ekiplerle bir süre güzel işler yaptı. Güzel işler yaptıkça seveni ve destekçisi arttı. Başarısını da taçlandırdı. Çünkü aldığı destek rakiplerinin toptan desteğinden fazla oldu. 

Bir zaman geldi ki ben bu işi yapıyorum. Başarıda payım büyük. Bu işi bir başına yaparım. Ekip ruhunu geri plana itti. Sadık insanlarla yoluna devam etme kararı aldı. Önce zirvede yerinde saymaya sonra gerilemeye başladı. Geriledikçe geriledi. Üslubunu bozdu. Zikzak çizmeye başladı. Duruşunu değiştirdi. En son söyleyeceğini ilk başta söyler oldu. Geldiği nokta itibariyle klasik hale gelen başarısı tehlikeye girdi. 

*

Her şeyine kefil olduğunuz ve güvendiğiniz bir çocuğunuz var. Bunu da göğsünüzü gere gere söylüyorsunuz. Çevrenizde herkes çocuğunuzdan bahsedince baba olarak göğsünüz kabarıyor. Tek tük eleştiri getirenlere gönül rahatlığıyla ve kendinizden emin bir şekilde cevap veriyorsunuz.

Bir zaman geldi ki işler tersine gitmeye, çocuğunuz güven vermemeye başladı. Dün ölümüne övüp destek verenler eleştirir ve uzaklaşır oldu. Siz eleştirilere cevap veremez ve savunamaz hale geldiniz. Çocuğunuza rakip olamayanlar rakip gibi görülmeye başladı.

Bu durumda nasıl bir haleti ruhiye yaşarsınız? Yaşadığınız tam bir hayal kırıklığı olur. Çünkü ne ummuştunuz, ne buldunuz.