25 Mart 2023 Cumartesi

Tevazuun Göstergesi

Her şeyi ben yaparım. 

Her şeyden ben anlarım. 

En iyi ben yaparım.

Bir ben varım.

Herkes benim aleyhimde. 

Herkes benim aleyhime çalışıyor.

Herkes beni yok etmeye çalışıyor...

Veya 

Her şeyi o yapar, her şeyden o anlar, en iyi o yapar, bir o var, herkes onun aleyhinde, herkes onu yok etmeye çalışıyor... 

Türünden söylemler kişinin kendisini ön plana çıkarmaya çalıştığı şeklinde bir anlamaya sebebiyet veriyor. 

Bu söylemde; 

Enaniyet ve benlik hakim. 

Mütevazılık yok. 

Kibir kokusu var.

Tek adam görüntüsü veriyor. 

İstişare ve danışma yok.

Kişiye ve kişinin kendisine aşırı güveni var...

Güven iyidir. Kişinin öz güven sahibi olması güzeldir. Kaptan önemlidir. Yalnız kişilerden ziyade ortak akıl diyebileceğimiz ekip ruhu ile hareket etmek, ekip ruhunu ön plana çıkarmak, her konuda, özellikle rutin dışındaki önemli konularda istişare etmek çok daha önemlidir ve olması gerekendir. “Onların işleri kendi aralarında şura iledir” fermanına daha uygundur. Çünkü istişarede mütevazılık vardır, ekibe ve ekip ruhuna önem ve değer vermek vardır, hata riskini en aza indirgemek vardır, taşın altına herkesin elini koydurmak ve sorumluluk vermek vardır. Hasılı danışma, şura ve istişarenin faydaları çoktur.

Kişiler istişare ediyor olabilir. Ki öyle de olmalıdır. Eğer böyle ise buna rağmen kişi ön plana çıkıyor veya çıkarılıyor, böyle bir imaj oluşmuşsa, kişi ve kişilere düşen, bu başarıda ekibimin payı büyüktür. Benim bu konuda payım ön planda olmak ve uygulamak demek olmalıdır. Böyle bir üslup bu milletin değerlerine daha uygundur. Çünkü hepimiz biliriz ki her türlü övgüde ve gerçeğin ortaya konmasında bu toplum estağfurullah demek suretiyle tevazuun en güzel örneğini sergiler.

Yanlış Yazdığımız Bazı Kelimeler

Türkçemizden mi kaynaklanıyor, öğretemediğimizden mi, önemsemediğimizden mi, zorluğundan mı yoksa TDK'nin uygulamasından mıdır bilinmez birçok kelimeyi yanlış kullanıyoruz. Bu yazımda hemen hemen her yerde görmeye alıştığımız ve kullana kullana iyice kanıtsadığımız yazımı yanlış kelimelere örnekler vermek istiyorum:

Yanlış               Doğru

Yalnış               yanlış

Hoşgeldiniz    hoş geldiniz

Çiğköfte           çiğ köfte 

Orjinal              orijinal

İnsiyatif            inisiyatif 

Harfiyat            hafriyat 

Ünvan                unvan (?) 

Bir kaç                birkaç

Bu gün                bugün

Eksoz                   egzoz (?) 

Eşortman            eşofman (?)

Farketmek           fark etmek

Her hangi             herhangi

Hiç bir                   hiçbir

Hoşçakal               hoşça kal

Hükümet               hükumet (?)

Kat etmek              katetmek

Pardesü                  pardösü (?)

Vejeteryan             vejetaryen (?) 

Yada                        ya da

Yanlız                      yalnız

Sağol                        sağ ol

Tesbih                      tespih (?) 

Peştemal                  peştamal (?)

Antiparantez          antrparantez

Örnek verdiğim yanlış ve doğru kelimelerimiz bunlardan ibaret değil. Doğrusunu yazalım yazmaya ama parantez içi soru işareti koyduğum kelimeler için TDK’nin doğrusu budur diye ısrar etmesinin bir anlamı yok. Çünkü TDK’nin doğru kabul ettiği kelime hem kullanılmıyor hem de telaffuzu zor. Gündelik hayatta halkın kullanış şekli esas alınmalı. Böylece çoğumuzun yanlış yazdığı kelimeler biraz azalmış olur.

24 Mart 2023 Cuma

Yüksek Gerilime Veda Zamanı

Her seçim öncesi olduğu gibi yine atmosferi yüksek bir seçim süreci yaşıyoruz. Hangi ittifak kazanır hangisi kaybeder bilmiyorum. Bunun kararını seçmen verecek. Sonuç ne olursa olsun, ülkemiz için hayırlı olması en büyük dileğimdir. Yalnız cumhurbaşkanlığı seçiminin ilk turda tamamlanması yine dileklerim arasında. Çünkü ikinci tura kalması demek, ülkenin bir iki hafta daha seçim gerilimi yaşaması, belirsizliğin bir iki hafta daha sürmesi hem de ikinci sandıkla beraber devletin sırtına yeni mali külfetin yüklenmesi demektir. Bu açıdan seçmenin ilk turda bitecek şekilde tercihini belirlemesinde fayda var. 

Demokrasinin bir gereği olan seçimleri bir şenlik havası haline getirmek, rekabeti bir fazilet yarışı olacak şekilde yürütmek için başta siyasiler olmak üzere herkesin üzerine büyük görevler düşüyor. Bunun için,

Siyasi parti liderleri gerilimi düşürecek açıklamalar yapmalı, 

Rakiplerini eleştirmeli ama belden aşağıya vurmayacak şekilde seviyeyi korumalı, kırıcı ve incitici olmamalı, işi ve süreci birbirlerinin yüzüne bakamayacak noktaya getirmemeli. 

Partiler yaptıklarını, yapacaklarını, sorunlara yönelik çözüm önerilerini anlatmalı. Siyasetlerini korku üzerine ve rakiplerini kötüleme üzerine kurmamalı. 

Hangi ittifak veya parti olursa olsun, vekil seçiminde partisine ve ülkeye katma değer üretecek adaylara listesinde yer vermeli. 

Siyasetimize centilmenlik hakim olmalı. Birbirlerine başarı dilemeli. Sonucun ülkeye hayırlı olmasını hissettirmeli. Kazansa da kaybetse de herkes sonuca katlanmalı ve tahammül etmeli. Taraftarlarına da sükunet telkin etmeli. 

Parti veya ittifaklarını sosyal medya üzerinden destekleyen amatör siyasi figürlere gelince, bunlar sosyal medyayı siyaset arenasına döndürenlerdir. Fitili ateşlenmiş gerilimi artırmaktadırlar. Bu yaptıklarıyla ülkenin geleceğine dinamit koyuyorlar ve sosyal barışı bozuyorlar. 

Ülkesini ve bu ülkenin geleceğini düşünen seçmene yaraşan, hakemlik rolünü sandığa saklamasıdır. Sosyal medyadan herkese ayar vererek, baskı yaparak, farklı tercih, yorum ve eleştirilere tahammülsüzlük göstererek siyaset yapılmaz. Bıraksınlar bu işi partilerinin yetkili organlarına. Partileri için kalp ve gönül kırmaya değmez. Bu ülke hepimizin. Trol ve taraftarların siyasi tercihleri kadar her seçmenin tercih hakkı vardır. Ülkeyi düşünüyorlarsa, demokrasiye bir nebze inanıyorlarsa, ötekileştirici ve dışlayıcı üslubu terk etmeliler. Unutmasınlar ki insanları yıldırarak, onları baskı altına alarak hiçbir seçmenin görüşü değişmez. Bu yüzden sonu gerilim olan beyhude çabadan vazgeçmeliler. Hırçınlık, kızgınlık, tahammülsüzlük ancak kendi küplerine zarar verir. 

Partilere ve sempatizanlarına düşen, kişi ve parti siyasetinden ziyade bir yönetim kültürü oluşturacak ilke ve prensip siyasetine söz ve eylemlerinde yer vermektir. Herkesin kabul edebileceği bir yönetim kültürü oluşturmak bu ülkeye yapılacak en büyük iyiliktir. Böyle bir kültürden hepimiz yararlanırız. Bu kültürün ardından seçim ve siyasetin yüksek gerilimi düşecektir. Gerilim düşünce herkes işine ve gücüne zaman ayıracak ve önünü görecektir.

Ülkemizi seviyorsak, gelin hepimiz bu konuda payımıza düşeni yapalım.