20 Kasım 2016 Pazar

Tüm çaba, kamuda bir görev alabilmek...

Her iki yılda bir defa yapılan Ortaöğretim KPSS sınavına bu yıl tamı tamına 3.5 milyon aday başvuru yaptı.  Bu sayı şu ana kadar yapılan sınavlara yapılan en yüksek rakamdır.

ÖSYM, bu sınavı yapmak için salon başkanı ve gözetmen bulmada zorlandı. Görev almak için istekte bulunmayanlar bile görevlendirildi. Milli Eğitim Müdürlükleri ve sendikalar bile görevli bulmak için devreye kondu. Güç-bela görevliler ayarlandı.

Sınav 20 Kasım 2016 günü tüm yurtta yapıldı. Lise mezunu olan kişilerin kamuda bir görev almak için girdiği bu sınav kazasız-belasız atlatıldı. Birçok sınavda görev aldım bugüne kadar. Genelde müracaat ettiği halde sınava katılmayan olurdu. Bu sınavda ise salonda boşluk yoktu.

Sınavda heyecan doruktaydı. Sınav başlamadan önce elini açıp dua edenler, gürültü olursa rahatsız olmamak için cebinde pamuk getirip kulağına tıkayanlar, sınava başlarken besmele çekenler çoğunluktaydı. Sınav bitene kadar da çıkan adayın sayısı bir elin parmağını geçmedi. Adaylar ciddi bir şekilde sınava asıldı yani. Sınavdaki sessiz ortamı soğuk algınlığından burnunu çekenler bozuyordu zaman zaman. 11.30 sularında gelen ambulansın acı sesinden adayların haberi bile olmadı. Çünkü kendilerini sınava öyle vermişlerdi ki, yanlarında top atsan haberleri olmayacaktı. Hepsi zamanla yarışıyorlardı. Zira onlar için hayat-memat meselesiydi bu sınav. Gelen ambulans yan salondan rahatsızlanan bir aday için gelmişti. Rahatsızlığı ne idi bilmiyorum. Ya sınavın heyecan ve stresine dayanamadı, bayıldı. Ya da önceden var olan bir hastalığı nüksetti. Bilmiyorum. Sağlık görevlileri tekerlekli sandalye eşliğinde adayı götürdüler.

Koridordan dışarıya bir nazar ettim. Dışarıda ayakta bekleşen anne ve babalar azımsanmayacak kadar çoktu. İçerideki adaylara bir göz attım. Her yaştan bayan ve erkek var idi. Hani bizde bir tabir vardır: "yediden yetmişe" diye. Lise son sınıfta okuyandan emekliliği yaklaşan aday var idi salonda sınav olan. İlk gelen adayın kimliğine bakarken: "Emekliliğime bir yıl kaldı, son kez şansımı bir deneyeyim istedim" dedi bana. En önde oturan bayanın heyecanı ise görülmeye değerdi. Sınavdan önce kimseye aldırmadan açtı ellerini, etmedik dua bırakmadı neredeyse. Cebinde getirdiği pamuğu da gösterdi bize, "Kulağımı kapatabilir miyim" diye. Sınav bittiği zaman hala heyecanı yok olmamıştı. "Cevap kağıdıma bir bakabilir misiniz, ben de panik atak var, kodlamayı yanlış yapmış mıyım?" diye.

Sınav bitip evrakı teslim ettikten sonra evime gitmek için okuldan çıktığımda "Ben de panik atak var" diyen hanımefendinin; etrafına topladığı, tanımadığı bir kaç kişiye kendini anlatması dikkatimi çekti: "Benim 12 yaşımda çocuğum var..." diyordu. Kafamı kaldırıp baktım. Gözlerinden akan göz yaşı neredeyse boynuna kadar gelmişti bile. Otobüse binince yanımdaki, karşımdaki telefonla sınav sonucunu değerlendiriyordu: "Ömer Halisdemir'i yanlış yapmışım..." şeklinde. 15 Temmuz şehidimiz sınavlara da girmiş anlaşılan.

Kim bilir iki yılda bir girilen bu sınava adaylar ne hayallerle giriyorlar, kimi işini beğenmiyor, kimi de işsiz. Herkesin tek umudu sınava giren rakiplerinin önüne geçmek, onlardan iyi yapmak, kamuda bir iş bulabilmek, kamuya girmek. İnşallah hayalleri gerçekleşir. İşleri zor gerçekten. 3.5 milyon girenden devlet ne kadarını işe alacak, belli değil. Allah kimseyi işsizlikle imtihan etmesin, rızık endişesi yaşatmasın. Allah gönüllerine göre versin. Helalinden bir iş bulup, işini düzgün yapanlardan eylesin. 20/11/2016

19 Kasım 2016 Cumartesi

Gündemimiz TEOG sınavları *

23 ve 24 Kasım'da bir milyonu aşkın 8.sınıf öğrencimiz Temel Eğitimden Ortaöğretime Geçiş olan TEOG sınavının ilkine girecek. Öğrenci, veli, öğretmen ve okul yönetimleri tüm hazırlıklarını yaptı. Günlerce bu sınav beklendi. Herkeste heyecan dorukta.

Herkesin derdi iyi bir puan almak. Öğrenci, hedeflediği puanı alırsa sevincine diyecek olmaz. Veli zaten dört köşe olur. Öğretmen ve okul yönetimleri, kaç öğrencimiz iyi diye bilinen Fen Liselerine,  Sosyal Bilimlere ve puanı yüksek Anadolu Liselerine gidebilecek, Bir önceki yıla göre başarı çıtasını yükseltebilecek miyiz? Dereceye girecek kaç öğrencimiz çıkacak? Net bazında geçen yıla göre durumumuz ne olacak? Hangi okulları geride bırakacağız?

Hiçbir hedefi olmayan, okuma gibi bir derdi olmayan öğrenciler ise "Ölmüş eşek kurttan mı korkar" modunda. Herkes bir yarış içinde iken onlarsa: "Okulun başarısını nasıl düşürebilirim? Sınıfın altını üstüne getirerek başarılı arkadaşlarımı nasıl aşağıya çekebilirim? Mademki okuma gibi bir sorunum yok. O zaman hayatı zindan edeyim; öğrencisine, öğretmenine, idarecisine ve anne ve babama. İleride okumadığım için zaten sıkıntı çekeceğim. Hiç olmazsa şimdi günümü gün edeyim" derdinde.

TEOG sınavlarında soru çıkmadığı için dersi ikinci plana itilen öğretmen ise, "Madem dersim hesaba katılmıyor, herkes can derdinde iken ben de koyun derdine düşeyim" diyerek sınav öncesi varlığını hissettirmeye çalışır... Sanki bu dersi öğretmen koymuş gibi öğrencisi, velisi öğretmeni nerede ise boğacak duruma geliyor. TEOG öncesi firmalar okulları ve öğretmenleri çapraz ateşe alarak soru bankası, konu anlatımlı veya çıkmış sorular satma derdine düşer.

I.TEOG biter, hemen II.TEOG'a hazırlanma başlar. Yaz dönemi ise okul tercihleri başlar. Hedeflediği okulları kazananlar sevinç ve mutluluk içerisinde 2-3 sene okuluna gider. Lise 3.sınıftan itibaren kazanmak için çaba sarf edilen okullardan Temel Liselere veya özel okullara bir kayma söz konusu olur. Okulundan ayrılmayan ise etüt veya kurs merkezlerinde soluğu alır. Çünkü isim yapmış bir üniversitenin iyi bölümüne girmek için başka çare yok. Güya dershaneler kapandı. Velinin cebinden para çıkmayacaktı. Yağmurdan kaçarken doluya tutulduğunu veli, özel okul veya temel liseye gidince anlıyor. Dünün dershanesine ödenen meblağın 4-5 katını ödemek zorunda kalıyor. Çünkü dershanesiz olmaz psikolojisinden ne velisi, ne öğrencisi kurtulabildi. İllaki para harcayacak. Çoğu, okulların ücretsiz açtığı kursu da beğenmez. Cebinden para çıkmayınca huzursuz oluyor nedense vatandaş.

Anlamakta zorlandığım bir başka husus ise veli; öğrencisini temel liseye, özel okula alacaksa niçin zamanında bu okula girmek için  o kadar çaba sarf etti? Kazanmak için gecesini gündüzüne katan öğrenci arkasına bakmadan  okulunu terk ediyor. Öğrencinin son sene temel lisede gösterdiği başarı ise temel veya özel lisenin hanesine yazılıyor. Milli Eğitime bağlı okullar ise kalbur altında kalan öğrencileriyle yarışta başarı göstermek için çaba sarf ediyor. Milli Eğitime bağlı resmi okulların hiç birinde kurum kültürü gelişmez, özel kurumlarla da yarışamaz.

Ne kadar öğrencinin okullardan ayrılıp YGS ve LYS için malum yerlere gideceği bilinemediği için Bakanlık okullar açıldıktan sonra norm güncellemesi yapıyor. Eğitim ve öğretim başladıktan bir ay sonra ise güncellenen norm bilgilerine göre atama işlemleri yürütmeye kalkıyor. İşin garibi herkes bir şey yapar görünüyor, bunun için çaba sarf ediyor. Fakat kimsenin ne yaptığını bildiğini sanmıyorum. Yanlışlık çok ama nereden düzeltileceğini bilenimiz de yok. Bir yeri düzeltmeye kalksak diğer taraftan bir gedik açılıyor.
Öğrenci, TEOG puan sonucuna göre resmi ve özel okul tercihi yaptıktan sonra kazandığı okulda okumaya devam etmelidir. Özel bir durum olmadığı müddetçe okul değişikliğine gidilmemelidir. 

TEOG sınavına giren öğrencilere ve en az onlar kadar aynı heyecanı yaşayacak olan anne ve babalara TEOG sınavlarında başarılar dilerim. 19/11/2016

* 23/11/2016 tarihinde Anadolu'da Bugün gazetesinde yayımlanmıştır.


Karar Senin: Seç Beğen!

Dayak mı istiyorsun? Trafiği ihlal edeni uyar.
Komşunla kavga etmek mi istiyorsun? Gürültüsünden rahatsız olduğunu söyle.
Kaza mı yapmak istiyorsun? Dönel kavşaktaki yol hakkını kullan.
Birini dövmek mi istiyorsun? Gözünün üstünde kaşın var de.
Hazır yiyici bir evlat mı istiyorsun? Ona hiç sorumluluk verme.
Düşünmeyen bir nesil mi istiyorsun? Sınavları hep test yap, seçenekleri görsün.
Hayattan zevk almayan bir çocuğa mı sahip olmak istiyorsun? Sen hafta sonu tatilini dört gözle beklerken onu küçük yaşından itibaren hafta içi okul, hafta sonu dershaneye gönder, onun hiç boş zamanı olmasın, akşam sen TV izlerken o, ders çalışsın.
Sılayı rahmi kesmek mi istiyorsun? Dini bayramlarda iyi bir tatil yap.
Komşu ve akrabaların seni rahatsız etmesin mi? Onlarla gidip gelmeyi kes.
Egonu tatmin mi edeceksin? Yaptığın iyiliği hatırlat.
Çok mu şeffaf olmak istiyorsun? Her  yaptığını sosyal medyada paylaş.
Elindekinin kıymetini bilmek mi istiyorsun? Onu kaybetmeyi dene.
Doyumsuz bir çocuk mu istiyorsun? Onun bir dediğini iki etme.
Hatalarınla yüzleşmek istemiyor musun? Hatayı hep karşında ara, onu suçla ya da hep bir bahane bul.
Ederinden farklı mı yaşamak istiyorsun? Hemen kredi çek.
Eceline mi susadın? Hız limitine riayet etme.
Park parası vermek istemiyor musun? Aracını "Durmak ve park etmek yasak" levhasının yazılı olduğu yere park et.
Mahalle bakkalına mesafe mi koyacaksın? Ondan sadece ekmek alarak onu rahatsız et.
Vatandaşlık  görevini yapanları küstürmek mi istiyorsun? Hep kötülerin hakkını koru. Borcunu zamanında ödemeyenlere yapılandırma yap.
Yaptığının savunulmasını istemiyor musun? Yanında hak etmeyen  insanlara görev ver.
Adalet dağıtmak istemiyor musun? Kararı zamanında açıklama, ipe un ser.
Görev aldıktan sonra haftada 3-4 gün mü çalışmak istiyorsun? Üniversitede okurken hafta içi 1-2 gününü yönetim boşaltsın.
Ünlü, meşhur, makam sahibi iken eleştiri istemiyor musun? Seni eleştirecekleri hep besle. Eleştirenin de rızkı ile oyna ki diğerlerine ibret olsun.
Bulunduğun yeri başına buyruk mu yönetmek istiyorsun? Yazılı kurallara uyma. 
İnsanların seni rahmet ve hayırla anmasını mı istiyorsun? Alternatif yol açmayarak trafiği tıka.
Trafiğin tıkanmasını mı istiyorsun? Özel aracınla tek kişi gidip gelmeye devam et.
Bayramlarda yolların kan gölü olmasını mı istiyorsun? Bayram tatil süresini uzat.
Hep muhalefette mi kalmak istiyorsun? Kaç seçim geçerse geçsin asla yiğidini değiştirme.
Öğrencinin sevinmesini ve hayır duasını almak mı istiyorsun? Dersleri boş geçsin.
Bir yerde tutunmak  mı istiyorsun? Başkasının yanında hep altındakileri kötüle. Sen yeter ki burnundan kıl aldırma.
Eşinle bozuşmak mı istiyorsun? Eşinin ailesini eleştir.

Evet! Karar senin. Seç beğen! 19.11.2014