19 Aralık 2015 Cumartesi

Kim bunlar?


Kilisenin çanına her gün bir kuş konar, kuş bu her gün çanın üzerine pisleyip gidermiş. Papaz her gün çanı silmekten bıkıp usanmış. Çözüm olarak çanın yanına "içip sarhoş olur ve böylece çana pislemez" diye şarap koymuş.

Ürettiği çözüm  çok hoşuna gider. Kendi aklına da hayran kalır. Ertesi gün kendinden emin bir şekilde kiliseye gelir. Yukarı bir bakar ki, sanki başından kaynar sular dökülmüştür ve sevinci kursağında kalmıştır. Çünkü kuş önce şarabı içmiş sonra çanın üzerine konarak çana pislemiştir. Beyninden vurulmuşa dönen papaz ellerini açar ve hışımla,
-"Ey kuş! Nesin, kimsin? Müslüman olsan şarap içmezsin. Hristiyan olsan çana pislemezsin. Sahi senin meşrebin nedir, derdin nedir, kimin adamısın, kime çalışıyorsun, sen hiç aklını kullanmayacak mısın hâlâ?" Diyerek serzenişte bulunmuş.
-Peki sen ne dersin, şu her gün adam öldürüp kandan beslenen vampirlere?
-Sözün bittiği yerde bunlar. Yalnız yeryüzünde ilk kanı akıtan Kabil olmaya çalışsalar bilsinler ki, Kardeşini öldüren Kabil öldürür öldürmez pişmanlık duymuştur.
-Şeytan mı bunlar?
-Şeytan bile bunlar kadar alçalmaz.
-Peki kimdir bunlar?
-Başkasının maskarası, bizim yüz karamız.. Kendini satmış kiralıklar bunlar. Hem kendisi kiralık hem de aklı. Bunlar ne Türk'tür, ne de  Kürt; ne Müslüman ne de Hıristiyan. Hatta insan bile değildir. İnsanlıktan nasibini almamış, içgüdüsü bile olmayan yaratıklardır. Maşadır bunlar maşa★
                                     
★ Ülkenin dirlik ve huzurunu kastedenlere, alet olanlara vs... Lanet olsun size.  Sizin göreviniz bozgunculuktur, fitnedir, fesattır. Allah'ın gazabı üzerinize olsun emi?
                                            22.08.2015

Tarafgirlik

Tarafgirlik ★

Damarlarımıza ve iliklerimize işlemiş. Bir ve beraber olamıyoruz artık.

Savunduğumuz liderlerimiz, STK'larımız, gruplarımız vs var. Yeni ortaya çıkan bir konuda fikrimizi söyleyeceksek önce bağlı bulunduğumuz grubumuzun görüş açıklamasını bekleriz. Bu görüşü savunuruz. Çünkü kendimize ait düşüncemiz yoktur. Aklımızı kullanmıyoruz. Fanatiklikte üstümüze yoktur. Niçin mi? Çünkü kendi aklımıza güvenmiyoruz. Özgüvenimiz yok. Anlayacağın nasıl ki kiralık katiller varsa bizim de aklımız kiralık. Kiralık akılız yani.
Kiralık katil ile kiralık aklın arasında hiç bir fark yoktur. Her ikisi de düşünmez ve sorgulamaz. Emir eridir. Verileni aynen yerine getirir. Neden, niçin ve niye'ye düşmandır. Bir çoğumuz "ben öyle değilim" der. Böyle diyen kişiler de oluşturulan algılar üzerine konuşur ve düşünür.

Sonunda adı geçen grupların, siyasi partilerin ardında koskoca bir taraftar kitlesi olup çıkıyoruz. Tüm siyasi partiler vs işte gücünü biz taraftar kitlesinden alır. Her yaptıkları, savundukları, karşı çıkışları biz taraftar kitlesini bir arada tutmak ve yeni taraftarlar kazanmaktır. Biz olmazsak onlar bir şey ifade etmezler. Yok olurlar. Çünkü varlık sebebi bizleriz.

Bu millet düğün ve cenazede bir araya gelirdi. Şimdi sayelerinde cenazelerimizde  de bir araya gelemiyoruz artık. Birbirimizin ölü-şehitlerine karşı mutluluk naraları atıyoruz. Ülke kan gölü haline gelmiş, hâlâ birbirini suçlamalar ve bir araya gelmemeler devam ediyor. Siyasilerimiz basın yoluyla seçmenine mesajlar vermeye devam ediyorlar. Aynı ülkede yaşayan bizlerin artık ortak düşmanları, ortak teröristleri, ortak şehitlerimiz bile yok.

İnsanlarda utanma ve arlanma da kalmamış. Sözün bittiği yerdeyiz. Zaman konuşma zamanı değil, iş ve icraat zamanıdır. Yaptığınız kan siyasetidir. Ölüler üzerine mutluluk kurulmaz. Zaman nasıl iktidara gelirim, nasıl oylarımı artırabilirim zamanı değildir.

Ey ülkesine gönül vermiş sağduyulu Anadolu insanı, arkasından gittiğiniz insanları yola getirmek istiyorsan onları körükörüne savunma, tarafgirlik ve şakşakçılık yapma. Savunduğun zihniyetin yanlışlarını ilk önce sen söyle. Hep özeleştiri yap. Hamasi duygu ve düşünce içerisine girme, girenlere de prim verme. Bil ki, biraraya gelme ve yönetme kültürünü dahi oluşturamamış bu zihniyetlerin bu ülkeye verebileceği bir şey yok. Bize ancak kan ve gözyaşı armağan ederler.

7 Haziran seçimlerinde "buyrun anlaşın, taşın altına elinizi koyun" demiştin. Gel gör ki, bırakın anlaşmayı, çözümsüzlüğü çözüm olarak sundular bize. Bizi oyaladılar. Yine senin hakemliğine başvuracaklar.

Hangisine verirsen ver ama mutlaka sonuç alacak bir oyun olsun. Unutma ki en kötü hükümet hükümetsizlikten daha iyidir. Haydi göreyim seni. Hakemliğini objektif kriterlere göre yap. Kişilerin düşmanlığı üzerine siyaset yapmayalım. Bu ülke hepimizin; siyasilerin ve kişilerin değil...

★ Sözüm meclisten dışarı. En büyük tarafgir olan kendime.
                     22/08/2015

Ahiret diye bir güne gerçekten inanıyor muyuz?

Ahiret diye bir güne gerçekten inanıyor muyuz? Sanmıyorum. Eğer inansaydık:
• Bile bile haksızlık yapmazdık.
• Adam öldürmezdik.
• Masum insana el kaldırmazdık.
• Çalıp çırpmazdık.
• Sadece kendi cebimizi doldurmaya çalışmazdık.
• Sosyal adalet dengesini bu kadar açmazdık.
• Teröre bulaşmazdık.
• İnsanların ve insanlığın huzuru için uğraşırdık.
• Emanetleri ehliyet ve liyakatına göre verirdik.
• İnsanlardaki adalet duygusunu zedelemezdik.
• Ben değil biz olurduk.
• Dert ve sıkıntılarımıza ortak olurduk.
• Hiç ölmeyecekmiş gibi dünya için, yarın ölecekmiş gibi ahiret için çalışırdık.
• Karıncayı bile incitmezdik.
• Din, nesil, can, mal ve nesep emniyetini alırdık.
• İnsanların doğuştan gelen haklarını istenmeden verirdik.
• Başkasının mutsuzluğu üzerine mutluluk kurmazdık.
• Atalarımızdan aldığımız dünyayı çocuklarımıza yaşanır şekilde bırakırdık.
• Mala, mülke, makam ve mevkiye karşı bu kadar tamahkar olmazdık.
• Dertlinin derdiyle dertlenir, hemhal olurduk.
• Tefecilik yapmaz, zinaya yaklaşmazdık.
• Değil hayvanata, hem cinsimize hayat hakkı tanırdık.
• İnsanların onuru ve şerefiyle bu kadar oynamazdık.
• Değil dirilere, ölülere bile saygı gösterirdik.
• Yaratandan ötürü yaratılanı severdik.
• Yunus’un deyimiyle,
” Mal da yalan mülk de yalan ,
Var gel biraz da sen oyalan.” derdik.
* PEKİ NE Mİ YAPMALIYDIK?
Hep beraber elimizi açıp ya Rabbi;” Biz emaneti, göklere, yere ve dağlara teklif ettik de onlar bunu yüklenmekten çekindiler, (sorumluluğundan) korktular. Onu insan yüklendi. Doğrusu o çok zalim, çok cahildir.” Ayetin gereğince cehaletimize aldırmadan biz bu sorumluluğu üstlendik. Zulmümüz tescillendi. Dünyayı yaşanmaz hale getirdik. Aldığımız bu dünya bize bir numara büyük geldi. Ne olur bu emanetini al, göklere, yere ve dağlara hatta hayvanlara ver. Yaptıklarımızdan dolayı özür dileriz. Hani meleklerin;” Hatırla ki Rabbin meleklere: Ben yeryüzünde bir halife yaratacağım, dedi. Onlar: Bizler hamdinle seni tesbih ve seni takdis edip dururken, yeryüzünde fesat çıkaracak, orada kan dökecek birini mi yaratacaksın? dediler. Allah da onlara: Sizin bilemiyeceğinizi herhalde ben bilirim, dedi. “ demişti Evet Ya Rabbi, biz tıpkı Meleklerinin dediği gibi yeryüzünde fesat çıkardık, kan akıttık ve akıtmaya devam ediyoruz. Biz her şey olduk ama Adem(adam) olamadık, olamayız da. Maalesef biz hepimiz Kabil olduk. Affeyle bizi Ya Rabbim. 22/08/2015