5 Eylül 2026 Cumartesi

Siyasetimizin İtibar Kaybı

2024 mahalli idareler seçim sonuçlarına göre seçimi kazanan belediye başkanlarının başına gelen, pişmiş tavuğun başına herhalde gelmemiştir. 

Bu dönemde görev yapan belediye başkanları kelle koltukta belediye başkanlığı yapıyor dense yanlış olmaz. Çünkü, 

Suç işlediği iddiasıyla çok sayıda il ve ilçe belediyesine operasyonlar yapılıyor. Her güne yeni bir belediyeye yapılmış operasyonla uyanıyoruz desek yanlış ve abartı olmaz. 

Suç isnadıyla operasyon yapılan belediye sayısı o kadar çok ki “bana ne zaman operasyon yapılacak” diye gününü bekleyen belediye başkanı sayısı da öyle zannediyorum az değildir. 

Bu dönemde belediye başkan adayı olup da seçilince sevinen ama sevinci kursağında kalan ve yanlış zamanda belediye başkanı seçilmişim, kör talihime yanayım diyen belediye başkanı sayısı da az değildir. 

Öyle zannediyorum, hiçbir belediye başkanı rahat çalışıyor değildir. Şöyle yaparsam operasyon yer miyim korkusu yaşıyordur. 

Operasyon yapılan belediyelerle ilgili iddialar gerçekse vahim bir durum söz konusu. Çünkü suç hem paçadan akıyor hem de belediyelerin çoğuna suç sirayet etmiş demektir. İddiaların aslı astarı yoksa bu da vahim bir durumdur. 

İş, suç isnadıyla belediyeye operasyon yapmakla bitmiyor. Belediye başkanı başta olmak üzere belediye üst düzey görevlileri için gözaltı, tutuklama, yargılama süreci başlıyor, belediye başkanı görevden el çektiriliyor. 

Ardından belediyede yeni başkan vekili seçimi yapılıyor. Seçim öncesi ittifaklar kuruluyor, hesap ve kitap yapılıyor. Gerekirse transfer yoluna gidiliyor. 1,2,3,4 tur yapılan seçim sonrası tartışma bitmiyor. Seçimi kaybeden soluğu mahkemede alıyor. Mahkeme iptal kararı verince seçim yenileniyor. 

Yeni başkan vekili, tutuklanan belediye başkanının partisinden olduğu gibi bir başka partinin adayı da kazanarak belediye el değiştirebiliyor. Yani zamanında kaybettiği belediyeyi iki yıl sonra yeniden kazanmış oluyor. 

Yeni başkan vekili seçiminde, her il ve her ilçe için olmasa da bazısında Güneş Motel modelinin izlerini görmek mümkün. 

Kısaca, bu kadar belediyeye operasyon yapılması, belediyelere kayyım atanması, belediye başkanlarının tutuklanması, yeni başkan vekilliği seçimleri, bu seçim öncesi belediye meclisi üyeleri arasından istifalar ve parti değiştirmeler hiç normal değil. 

Her şeyden geçtim, yeni başkan vekili seçimlerinde etik değerler ve teamüllerden eser göremedim. Çünkü kazanmak için her yol mubah sözü bu seçimlerin geçer akçesi oldu. 

Ne demek istiyorum? Diyelim ki bir belediye başkanı suç isnadıyla tutuklandı ve görevinden el çektirildi. Bana göre başkanın yerine seçilecek yeni başkan vekili seçimi formalitenin yerine getirilmesinden ibaret olmalıydı. Tutuklanan belediye başkanı hangi partidense o partiden yeni başkan vekili seçilmeliydi. Diğerleri aday göstermemeliydi. Aday gösterse bile bu aday formaliteden ve sembolik olmaktan öte bir anlam taşımamalıydı. İlk iki turda oylamaya katılan adayların ikinci turun ardından adaylıktan çekilmeliydi. Gerekirse oy vererek yeni başkan vekilinin salt çoğunlukla seçilmesi yönünde centilmenlik yapılmalıydı. Çünkü belediye seçimlerinde seçilen adayın kişiliği önemli olsa da seçmen partiye oy verir. Yeni başkan vekili seçiminde de seçmenin bu tercihine saygı gösterilebilirdi. 

Hasılı, partiler mahalli seçimlerde kazanamadığı belediyeyi yeni başkan vekili seçimi sonrasında kazanabilir ama bu kazanmayı ben kazanma olarak görmem. Bu kazanma, kazanırken kaybetmektir. Siyasette bazen kaybederken kazanmayı prensip edinmemiz lazım. 

Ne zaman ki her türlü seçimde ahlak, etik değerler, centilmenlik ve teamüller çiğnenmez, o seçimler bir fazilet ve erdem yarışması olur. Siyasetin itibar kazanması da bu ilkelere uygun hareket etmekle olur. Değilse, herkes birbirini aşağıya çeker, siyaset itibar kaybına uğrar. Ki siyasetimizin tutulacak tarafı kalmadı. Neresinden tutarsan elinde kalır. Bunda ilkesizliğimizin payı büyüktür. 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder