Belediyelerin:
Devlet içinde ayrı birer cumhuriyet,
Devlet içinde devlet,
Devletin kara deliği,
Adeta tek kişi yönetiminden ibaret,
Paranın en kolay harcandığı,
Paranın çarçur edildiği,
Partilerin arpalığı,
Borç içerisinde yüzdüğü,
Her şeyin kılıfına uydurulduğu...
Yerler olduğuna dair doğru ya da yanlış bir anlayışa sahibim.
Belediyelerle ilgili yapılan yolsuzluk, rüşvet vb. operasyonların yapıldığı ve bu operasyonların sayısının çok olduğu göz önüne alındığında, belediyelere dair kanaatimin yersiz olmadığı anlaşılacaktır.
Görünen o ki belediyelerimizde bir tükenmişlik söz konusu. Tedbir alınmaz, belediyeler kendi haline bırakılırsa işin içinden çıkılmayacaktır. Ne yapıp ne edip belediyeleri şeffaf, hesap verebilir ve hesap sorulabilir yerler haline getirmemiz gerekir. Öyle bir denetim mekanizması kurulmalı ki belediyeler hukuk ve kanun dışına çıkamamalı. Öyle yapılandırmalıyız ki belediyeler sadece hizmet yapan kurumlar olarak anılmalı. Ötesi kimsenin aklına gelmemeli. Rantın döndüğüne dair en ufak bir kıvılcımda belediye yetkililerinin yakasına yapışılmalı. Öyle bir belediye sistemine imza atmalıyız ki ne tutuklanan belediye başkanı olsun ne kayyıma devredilsin ne de yeni başkan vekili seçimi yapılsın.
İşe, hazır PKK tehlikesi bitmişken şehirdeki iki başlılığa son vererek başlayabiliriz. Güvenlik ve asayişten biri, diğeri de alt yapı ile uğraşmamalı. Hepsi tek elde toplanmalı. Yani illerde ya valiler ve kaymakamlar ya da belediye başkanları şehri yönetmeli.
Vali ve kaymakamlar yönetecekse atama yoluyla geleceği için ayrıca mahalli idareler seçimine gerek kalmaz. Devlet atar, beceremeyen vali ve kaymakamı alarak yerine bir başkasını atar. Vali ve kaymakamlar da mevzuata göre iş ve işleyişlerini yerine getirir. Bu durumda belediyelere operasyon olmaz, kayyım da atanmaz.
Burada vali ve kaymakam seçilmiş değil, atanmış denebilir. İllerde o kadar atanmış müdürler var. Merkez teşkilatta genel müdür ve daire başkanları var. Bunlar da işlerini mevzuata göre yapıyorlar. Hepsi de denetime tabi.
Şehirleri seçimle gelen belediye başkanları yönetecekse belediye başkanları, vali ve kaymakamların üstlendiği güvenlik ve asayişten de sorumlu olmalı. Şehri yönetirken belediyeyi partisi ve teşkilatının emrine veren değil, bir vali mantığıyla yönetmeli. Gerekirse yanında yardımcı olarak devletin atadığı vali yardımcıları görev yapabilir. Bu vali yardımcıları işleyin mevzuata göre yürütülmesinden ve asayişten sorumlu olabilir. Belediyelerde kurumsallaşma yerleşinceye kadar vali yardımcıları geçici olarak görev yapabilir.
Kısaca, şehirlerin yönetiminde siyaset olmamalı. Tek ölçü, şehrin sorunlarını çözmek ve güvenli bir şehir ortamı oluşturmak olmalı.
Şehirleri büyük, küçük şehir olarak tasnife son verilmeli. Bir şehir merkezinde merkez ilçe belediyesi ya da kaymakamlık olmamalı. İlçelerde ayrıca seçim yapılmamalı. Hepsine belediye başkan yardımcısı atanmalı.
Kısaca, şehirlerde çift başlı yönetim istemiyorum, şehirlerde şehir siyaseti istemiyorum, şehirlerde rant istemiyorum, şehirlerde operasyon istemiyorum, şehirleri birilerine makam ve mevkii dağıtılan yerler görmek istemiyorum, şehirlerde huzur istiyorum huzur.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder