Sakini fazla olmayan bir sitede oturuyorsanız bilin ki:
Böyle sitede pek para dönmez. Para dönmediği için siteye yönetici bulmak, ülkeye Cumhurbaşkanı bulmaktan daha zor. Çünkü yöneticilik meccanen yapılacağı için angarya görülür, kimse yüzüne bakmaz. Bu durumda olması gereken kat maliklerinin bu işi sırayla yapması.
Kaçmayı meslek edinenler bir yolunu bulup toplantıya katılmayarak ya da işinin yoğunluğunu bahane ederek yöneticilikten yırtıyor. Geriye kalanlardan herkes de daha önce bir ya da birkaç kez yaptığı, yani bu cendereden geçtiği için tüm gözler siteye yeni taşınan da olur. Daha yeniyim. Siteyi tanımıyorum. En kötü yönüm yöneticilik. Biraz siteyi tanıyayım, işleyişi göreyim. Bir ara alırım diyerek ötelemeye çalışırsın. Nereye kadar kaçarsın? Her genel kurulda potansiyel tek aday olarak öne sürülürsün. Olmayacak, bu sefer alayım diyerek yöneticiliği almak zorunda kalırsın.
Yapılacak iş aramana gerek yok. Çünkü genel kurulda neleri yapacağın tek tek sıralanmış. Öncelik sırasına göre kolları sıvıyorsun.
Aciliyet gereken ilk iş pis su giderlerini değiştirmek. Yani b.ktan iş. Bir de temiz su demir boruları küflenmiş, çürümeye yüz tutmuş. İkisini birden aradan çıkarayım diyorsun.
Önce çeşmecilerden en az üç teklif alıyorsun. Çeşmeciyi getirmek bir sorun, baktıktan sonra teklif almak başlı başına başka bir sorun. Ya gelmez. Gelirse de teklife yanaşmaz. Bugün, yarın, haftaya göndereyim diyerek ipe un serer. Çünkü çeşmeci olup da sözünde duran istisnalar hariç pe azdır. Aslında ben teklif veremem dese kafi. Ama ne yapmam diyor ne de teklif veriyor. Bir de çeşmeciyi sezonunda buldun buldun. Sezonları açıldı mı çeşmeci bulmak ne mümkün.
Sonunda güç bela en uygun fiyat verenle iki taksitte ödemek üzere anlaşıyorsun.
Mevsim kış olduğu için çeşmecinin eli boşmuş. İki kardeş, bir de ortakları olmak üzere üç kişi bir hafta boyunca çalıştılar. Onlar çalışırken senin görevin, onlara kilitli yerlerin kapısını açmak, bodrumda çekilecek eşya varsa site sakinlerine duyurmak, arada dolaşmak, sabah ve öğleden sonra olmak üzere çalışanlara çay demleyip servis yapmak.
İki taksitin ilk taksitini iş bitimi, ikincisini de takip eden ay ödemek üzere bir plan yapıyorsun. Şu tarihe kadar ödemenin zamanında yapılması diyorsun. Yalnız demek bu kadar kolay değil. İşin içinde para istemek varsa bir sayfalık bir yazı döşüyorsun. Tek derdin para iken para istemek o kadar zor ki sayfanın içinde kısa pas yapıp duruyorsun. Yani eveleyip geveliyorsun. Sonunda sadede gelip para istiyorsun. Sonrasında oh be diyor ve rahatlıyorsun.
Gününden önce ödemeyi teslim edenler olduğu gibi son güne kadar ödemeye yanaşmayanlar da eksik olmuyor, yazıyı okumayanlar da.
İlk taksitin ödemesini yapacağım. İki, üç kişi eksik. Çeşmeciye, diğer ay eksik kalanı versem olur mu diyorum. Bundan pek hoşnut olmadılar. Malzemeciye ödeme yapacağız. Normalde taksitli çalışmıyoruz, arada falan olduğu, bir de bu sezon bizim için ölü sezon olduğundan razı olduk. Tam versen iyi olur dediler.
Zamanında söz verdiğin gibi ödeme yapamayınca strese giriyorsun. Ağrımaz başın ağrımaya başlıyor. Düşünüp taşındım. Oturdum kalktım. Bir sağa bir sola gidip geldim. Ayakta durdum. Eksik kalanı hesabımdan vereyim deyip hesabımı açtım. Gördüm ki hesabım benden fakir. Bildiğin delik cep.
Çeşmeci, vermeyenleri arasan diyor. Ben bugüne kadar para istemek için hiç telefon açmadım diyorsun. Sonunda telefona sarılıyorsun. "Benim paradan haberim yok. Bana özel gönder. WhatsApp bana görünmüyor. Parayı da pazartesi göndereyim" diyeni mi ararsın. "İBAN gönder, hemen göndereyim" diyeni mi, “Yeni hastaneden geldim. Yoruldum. Hesaptan para çekmem lazım" diyeni mi. Merak ettiğim, WhatsApp mesajı grupta görünmezken özel gönderince nasıl göründüğü. Teknoloji böyle bir şey demek ki.
Yorgunum diyenin peşine takılıp ben de seninle geleyim, ibanla gönderecek olanı da çekeyim diyorsun. Ondan parayı alıp ibanla hemen gelecek parayı çekmek için bankanın önünde ağaç oluyorsun.
Neyse güç bela parayı denkleştirip iş bitimi veriyorsun.
İlk ayı böyle atlatıyorsun. Öbür aya Allah kerim diyorsun.
Bu sefer işi sıkı tutup ayın önce 20'sine, sonra 15'i deyip aidatın gönderilmesini istiyorsun. Çünkü 20'si Kurban Bayramına denk geliyor. İstiyorsun ki elinin emeğiyle çalışan gençler bayram öncesi harçlık yapsın. Seni dinleyen kim? Her zaman olduğu gibi zamanında vereni oldu, iplemeyeni de.
Bereket bu sefer hesapta para var. Bayram gelmeden gelen aidatların üzerine hesabımdan aktararak gençleri aradım. Sabahında erkenden geldiler. "Hocam, bayram öncesi nasıl alışveriş yapacağız diye kara kara düşünüyorduk. Bu para bizim için çok iyi oldu” dediler.
Site sakinlerinden sonradan gelen aidatlardan alacağımı aldım. Maksat gençlerin işi görülsün, yüzleri gülsün.
Şu var ki diye yöneticiliği bir başka. Meraklıları na şiddetle öneririm.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder