Bir yer bir makam bir mevki bir statüye seçimle geliniyorsa bu yola çıkan insanların özellikleri:
Seçimden seçime piyasaya çıkarlar.
Seçim atmosferine girince seçmen ya da üyenin ayağına giderler. Sabahtan akşama ziyaretten ziyarete koşarlar.
Bu zaman diliminde sureti haktan görünmeyi elden bırakmazlar.
Seçimi kazanmak için her türlü vaadi verirler.
Seçime giderken sosyal medyayı çokça kullanırlar. Çoğunun sosyal medyası seçimden seçimedir. Seçim bitince kapatırlar.
Halk, seçmen ve üye nezdinde şöhret olan kimseleri yanlarına almaya çalışırlar.
Güçlü rakiplerini kötüleme üzerine propaganda yaparlar.
Kendilerine hiç toz kondurmazlar.
Amacımız hizmet dense de kısa zamanda yüklerini tutarlar, kazandıkları servet Karun'un hazinesi mesabesinde olur.
Bulundukları makamı kendilerine hizmet aracı olarak kullanmaktan çekinmezler.
Nimet kendilerine, külfet üyelere, seçmelere ve halkadır.
Asla bedel ödemezler.
Güçlerini makamlarından alırlar. Makama güç vermezler.
Hesap sorarlar ama hesap vermezler.
Yedikleri önlerinde yemedikleri arkalarında olur.
Seçime giderken kesenin ağzını açarlar. Seçim ekonomisi uygularlar.
Oy verecek üye, seçmen ve halkı küstürmemek için radikal karar almazlar. Günü kurtarmaya çalışırlar. Bol bol gülücükler dağıtırlar.
Tüm gayeleri seçimi kazanmak ve çıktıkları makamda ebedi olmak. Bir kazanan da kolay kolay inmez.
Kendi ikballerini memleketin ikbalinin önüne geçirirler.
Lafazandırlar. Gerekçe ve bahane üretmede üstlerine yoktur.
Pireyi deve, deveyi de pire yapmada çok mahirdirler.
Girdikleri seçimleri kaybetseler de benimle olmuyor, yerine bir başkası geçsin demezler ve köşelerine çekilmezler. Bulundukları makam ve statüyü terk etmezler.
Yaptıklarından ve yapamadıklarından dolayı hiç aynaya bakmazlar, kolay kolay yüzleri kızarmaz.
U dönüşü yapmada, dün dündür demede, zikzak çizmede sınır tanımazlar.
Omurgaları yok. Prensipleri yok. Etik değerler zaten semtlerine uğramaz.
Seçim kazanmak için dostunu düşman, düşmanını dost edinmede bir beis görmezler.
Belli bir süre seçildikten sonra benden bu kadar deyip çekilmezler. Ölünceye kadar bu mesleği icra ederler.
Güya üç beş yıllığına seçilirler. Adına da demokrasi derler ama padişahlık sisteminden farklı değildir.
Not: Seçim denince akla sadece siyaset kurumu gelmemeli. Oda başkanlığından tutun da yardım kuruluşu başkanlığına varıncaya kadar tüm seçimli işler üç aşağı, beş yukarı böyle. Gelen kolay kolay gitmiyor. Buna seçimle gelme değil de seçim saltanatı dense yanlış olmaz. Seçimle gelenler içerisinde yazdığım özelliklerin istisnası yok mu? Var elbet. Ama sayıları genele göre devede kulak misalidir.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder