28 Eylül 2026 Pazartesi

Günümüz Büyükanneleri

Büyük aileler vardı eskiden. Dede, baba, oğlan, gelin ve torun birlikte yaşanırdı. Ev büyük veya küçük herkese bir şekilde yeterdi. 

Gelin-kaynana birlikte kalırdı. Gelin kaynana arasında kavga ve gürültü eksik olmazdı. Özellikle gelinlerin kaynanalarından çok çektiği dillere destan. Türkülere bile konu olmuştur. 

Son yıllarda büyük ailelerden çekirdek ailelere döndük. Artık dede-torun, baba-evlat aynı evde kalmıyor. Yani gelin kaynana bir arada değil. Varsa da çok istisna. 

Eskiden evin erkeği çalışırken son yıllarda kadınlar da çalışmaya başladı ve evlere çift maaş girer oldu. 

Karı koca çalışmaya başlayınca doğan çocuğun bakım durumu var. Bu çocuğa kim bakacak? Karı koca ya bakıcı bulacak ya da büyükanneler bakacak. 

Bakıcıya baktıranların sayısı bir elin parmağını geçmez. Hem maddi boyutu hem de güven durumundan dolayı. Bu durumda geriye büyükanneler kalıyor. Büyükanneler arasında da çocuğa genellikle anneanne bakıyor. Anneanne, torununa ya da torunlarına bakmak için ya kızının ve damadının evinde kalıyor ya sabah erkenden eve geliyor ya da damat veya kızı tarafından evine bırakılıyor. 

Kısaca günümüz büyükanneleri torun büyütüyor. Bir nevi dadılık ve bakıcılık yapıyor. İster gönüllü ister gönülsüz. 

Çekirdek ailenin iyice yaygınlaştığı günümüzde toruna bakmak anneanne ile torun arasında sevgi ve muhabbeti artırması yönüyle olumlu. Bir diğer olumlu yönü anne ve baba gönül rahatlığıyla çocuklarını evde bırakıp işe gidebiliyor. Yalnız 60-70-80 yaşına geldikten sonra büyükannelerin hiç özel hayatı kalmıyor. Eşe, dosta gidip gelemiyor. Alışverişe ve gezmeye gidemiyor. Oturup dinlenemiyor. Hastalansa hastayım diyemiyor. Acı, zulüm, severek veya sevmeyerek sabahtan akşama mesai yapıyor. Yaptıkları bu mesaiden dolayı mesai ücretleri yok. Ben bakamıyorum. Bakmayacağım deme durumları yok. 

Kısaca anneanne ya da babaanneler oğlan, kızı büyüttüm. Benden bu kadar demesin. Çünkü sırada toruna bakma var. 

Tamam, oğlumuz ve gelinimiz çalışsın, katma değer üretsin. Yalnız büyükanneleri de düşünmek lazım. Bu konuda ne yapılır ne edilir, nasıl bir yol ve çözüm bulunur bilmem. Ama büyükannelerin biraz rahatlatılması gerekir. Çünkü onlar ne bakıcı ne dadı.

Bir de baba neyse de annenin yokluğuna dayanamıyor çocuk. Çocuk anneyi bırakmak istemiyor. Anne bir şekil gizlice kaçıyor. Çocuk dört gözle annenin işten gelmesini bekliyor. Anne gelince de peşini bırakmıyor. Annem yorgun demiyor çocuk.

Hasılı çalışan annelerin işi zor, çocuklarının da işi zor, çocuğa bakan büyükannelerin de işi zor. Demek ki zamanın ruhu ve devir böyle. 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder