16 Eylül 2026 Çarşamba

Nerede Görmüşsem

Baştan söyleyeyim: İstisnalar hariç. 

Nerede "Benim Türkçem iyi" diyen varsa büyük çoğunluğunun Türkçeyi katlettiğini bilirim.

Nerede, "Ben usta şoförüm" diyen varsa kaza yapanların çoğunun ustayım diyen şoförler arasından çıktığını bilirim.

Nerede "Ben ekonomiden anlarım" diyen varsa çoğunun ekonomiyi berbat ettiğini bilirim.

Nerede "Ben bunun kitabını yazdım" diye varsa uygulamada sınıfta kaldıklarını gördüm.

Nerede "Bu iş benim işim, ben bunun üstadıyım" diyen varsa üstatlık buysa çıraklığı nasıldır demişimdir. 

Nerede "Ben her işten anlarım" diyen varsa tek anladığının kırıp dökmek olduğunu gördüm.

Nerede, "Bu iş benim işim" diyen varsa bedel ödememiştir. Bedeli tüm gariban ve masumlar çekmiştir. 

Nerede, "Bu benim son sözüm. Ölmek var, bundan dönmek yok" diyen varsa ölmemiştir ama sözünden dönmüştür. 

Nerede, büyük söz söyleyen varsa tükürdüğünü yalamıştır. İnsanlık hali olur diyeceğim ama büyük söz söylediği zaman sözü gerçekleşmeyince çoğunun yüzünün kızarmadığını da gördüm. 

Nerede, sureti haktan konuşan biri görmüşsem söz ve eylem çelişkisi içerisinde olduğunu gördüm. 

Nerede, başkasını ayıplayan görmüşsem ayıpladığı başına gelmiştir. Pek azı, "Hak ettim. Ayıpladım. Başıma geldi" diye itirafta bulunur. Çoğunda böyle bir yüzleşme yok.

Nerede, ağzından bal damlayan görsem çoğunun kendine Müslüman olduğunu gördüm. 

Nerede, birini ya da birilerini günah keçisi ilan edip hedef gösteren ve problemin kaynağı olduğunu gösteren varsa problemin esas kaynağının kendisi olduğunu gördüm. 

Nerede dürüst görünen olup da imkan ve fırsatlar eline geçince dürüstlüğü bırakan nicelerini gördüm. Anladım ki dürüstüğümüz yokluktanmış. 

Nerede, dini, dini değerleri ağzından düşürmeyen, haktan ve adaletten, doğruluk ve dürüstlükten dem vuran varsa bunlara en fazla ihtiyaç duyanların kendileri olduğunu gördüm. 

Nerede, aktör gibi görünen varsa senaryosu başkası tarafından yazılmış oyunun bir figürü olduğunu gördüm. 

Örnekleri çoğaltmaya gerek yok. Demek istediğim, çoğu insanda özgüven patlaması var. Hangi iş olursa olsun yaparım, ederim, bilirim, anlarım" der. Belki dediğinin hepsinden anlıyordur ama biraz tevazu daha iyidir. Kendi esas mesleğinin dışındaki bazı şeyleri bilip anlasa da haddini ve sınırını bilmesinde fayda var. Çünkü ülke, haddini bilmeyenlerden çok çekmektedir. 

Şu da bir gerçek ki her şeyden anlarım özgüvenini yaşayanlar belki de hiçbir şeyden anlamıyordur. 

Bir de hiçbir insan bir şeyi yaparken kırıp dökmek için yapmaz. Belki de en iyisini yapmak için çabalar. Ağzına, yüzüne bulaştırdığı zaman en azından yanlış yapmışım. Şimdi ki aklım olsa yapmazdım şeklinde itiraf etse bunu bile erdemli bir hareket sayacağım. 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder