Siyasetle uğraşanlara siyasetçi ya da politikacı deriz. TDK sözlüğe siyasetçi yazıp aratınca politikacı kelimesine yönlendiriyor. Politikacı kelimesi dilimize Fransızcadan, siyasetçi kelimesi de Arapçadan geçmiş. Sadece "-ci" eki Türkçe.
Siyasetçi toplumda daha çok kullanılmış olmasına rağmen TDK nedense politikacı kelimesinin tercih edilmesini uygun bulmuş. TDK'nin bu yaptığı, bir zamanlar dilimizi Arapçadan kurtarma çabasından başka bir şey değil. Dilimiz Arapçadan kurtulsun da kelime ha Fransızcadan gelmiş ha İngilizceden. Fark etmez. Yeter ki Arapça olmasın düşüncesinin bir sonucu olsa gerek.
Benim için kelimenin hangi dilden geldiği önemli değil. Yeter ki dilimize yerleşmiş olsun. Yine de tercih gerekirse politika kelimesinden daha önce dilimize yerleşmiş, halkın kahir ekseriyeti siyaset kelimesini kullandığı için siyasetçi kelimesini kullanmayı daha uygun bulurum.
Kelime anlamı olarak politikacı, devlet işlerini yöneten veya siyasetle uğraşan kişiye dense de politikacı yerine siyasetçi denmesini daha saygın bulurum. Çünkü TDK'ye göre politikacı ile siyasetçi eş anlamlı olsa da bazı siyasetçilerin verdikleri sözleri tutmaması veya duruma göre fikir değiştirmesi nedeniyle politikacı kelimesine halk mecazi olarak "çok yüzlü" veya "iki yüzlü" gibi olumsuz anlamlar yüklemiştir. Çok yüzlü ise "Duruma, çıkara veya karşısındaki kişiye göre renk değiştiren, dürüst olmayan kişileri" tanımlar.
Esas olan kelimelerin kök anlamı olsa da halkın kelimelere yüklediği anlam da yabana atılamaz. Çünkü politikacıya yüklenen anlam, "çıkarı için her şeyi yapan, güvenilir bulunmayan" anlamına geliyor. Bu durumda siyasetçi ile politikacı arasında dağlar kadar fark oluşmuş olur.
Şimdi bizdeki siyasetle uğraşanlar halk nezdinde politikacı mı yoksa siyasetçi mi? İstisnalar kaideyi bozmamakla beraber bizde siyaset yapanların çoğu güven vermediği, menfaati için renkten renge girdiğinden, halk böyle bir anlam yüklemiş olabilir. TDK de halkın derdine tercüman olmak için politikacıyı tercih olabilir.
Bizde siyasetle iştigal olanların politikacı mı yoksa siyasetçi mi olduğunu okuyucunun vicdanına bırakıyorum.
Menfaati için takınmadık yüz bırakmayan filmlere konu olmuş Zübük misali politikacılar konjonktür gereği siyasette boy gösterir. Kısa zamanda parlar, parsayı toplar, sonra söner gider. Zübük filmini izlemeyenimiz yoktur. Yalnız fiiliyatta Zübük gibi parlayıp sonra sönüp giden politikacımız pek yok. Çünkü bizde siyasete tutunan mezara kadar bu mesleği icra ediyor. Çünkü bir şekilde halk nezdinde karşılığı var. Karşılık varsa politikacılar bu boşluğu dolduruyor.
Gönül ister ki ülkemde politikacı değil, siyasetçi olsun. Çünkü politikacı çıkarı için her yolu mubah görürken siyasetçi devlet adamı gibidir. Politikacı, kendisini düşünürken siyasetçi; ülkesini, halkını ve ülkesinin geleceğini düşünür. Adımlarını da ona göre atar.
Politikacı bir seçim sonrasını düşünürken devlet adamı siyasetçi ise memleketin 50-100 yıl sonrasını düşünür.
Ülkemizde devlet adamı siyasetçilerin sayısının artmasını temenni ediyorum.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder