Tanıdığım yaşlı bir emekli öğretmen var. Hanımının vefatının ardından pek rahat ve huzuru kalmadı. Ne vakit geçirebiliyor ne evde durabiliyor. Eve girse de bir şekil dışarı atıyor kendini. Kah emekliler konağına gidiyor kah oğlunun peşine takılıyor. Oğlu önde, kendisi arkada ya bir yere gidiyor ya da lokantaya giriyor.
Ara ara dışarıda dolaşırken karşılaşırım. Hal hatır sorarım. “İyiyim desem yalan olur, pek iyi değilim” der her defasında. Zaman zaman da vaktin varsa şurada biraz oturalım, laflayalım” der.
Oğlu, elli yaşlarında var. Güçlü, kuvvetli, boylu poslu biri. Lisedeyken bir rahatsızlık geçirmiş. Atlatamamış. Hastalığı nedir bilmem ama psikolojisinin bozuk olduğunu duymuştum.
Bir gün oğlunu çöp konteynerinin içinden bir şeyler karıştırırken gördüm. Önce kenardan uzun bir değnek buldu. Çöpün içindeki poşeti çıkardı. Poşeti yırtıp içindeki kılık kıyafetleri saçtı. Onlara bakarken çekip gittim.
Az uzaklaşınca emekli öğretmeni aradım. Hocam, kusura bakma. Senin oğlanı böyle yaparken gördüm. Haberin olsun dedim. "Hocam, oğlanın böyle bir yönü var. Çöpte giyecek namına ne bulursa toplar, eve getirir. Vazgeçiremedik" dedi. Allah yardımcın olsun deyip telefonu kapattım.
Sonra duydum ki oğlan sabahtan evden çıkar, nerede çöp konteyneri var. Hepsini dolaşır, çöpe atılan giyecekleri eve getirirmiş. Baba dışarı atsa da oğlan geri getirirmiş.
Oğlan 15 günlüğüne tedavi için hastaneye yatırılınca oğlanın çöpten getirdiği ne kadar giyecek varsa baba çöpe gitsin diye ikinci kattan aşağı atmış, kapıcı bunları toplayarak çöpe götürmüş.
Hem oğlana hem de oğlanın dermansız bu hastalığına tahammül eden emekli öğretmene üzüldüm. Bunu ancak yaşayan bilir. Allah kimseye böyle dert hele dermansız dert vermesin.
Bu anekdot anlatıyorum ki çöplerden bir şeyler toplayan sadece kağıt karton toplayanlar değil, böylesi psikolojik hastalığı olanlar da topluyor.
Tanıdığım bu hastayı da görünce insanımızın olur olmaz her şeyi özellikle giyim kuşam ve elbiseyi çöp konteynerine atmaması gerektiğini düşündüm. Benim düşünmem bir şey ifade etmiyor. İnsanımızın evinde ne kadar giymeyeceği elbise varsa maalesef çöpe atıyor. Ardından bizim hasta geliyor, hepsini deşeliyor. Beğendiğini eve getiriyor.
İnsanımız giyecek atmasa muhtemel ki bu hasta kişi eli boş dönecek, nasılsa atılmıyor diye çöp konteynerini deşelemeyecek.
İnsanımız giyip kullanmayacağı elbise ve giyeceğini çöpe atmayıp ne yapacak denebilir. Belediyenin belli yerlere koyduğu ayakkabı, elbise geri dönüşüm kutuları var. Bence giymediklerimiz bu geri dönüşüm kutularına atılmalı. Gerisi belediyeye kalmış. İşe yararsa ihtiyaç sahibine ulaştırır, işe yaramazsa şehrin çöpünün atıldığı yere gitmesi için ayırır.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder