11 Haziran 2026 Perşembe

Yaşasın Maşalar!

"Efendim, öyle bir şey yapmalıyım ki o işi yaparken yorulmayacağım. Yaptığım işten dolayı hiç üzerime sorumluluk almayacağım. Bu işte dahlim olduğunu kimse bilmeyecek. Sonuçları ağır olacak. İşler arap saçına dönecek. Birileri pirincin içindeki taşı ayıklayıp duracak. Kırk akıllı bu taşı çıkaramayacak. Onlar uğraşırken ben keyif çatacağım. Ne yapmalıyım?"

Çok kolay efendim. Sorduğunuz soruya bakın. Çok düşünmenize gerek yok. Bunun formülü şu: Buzağının ipini gevşetmen kâfi. İpten salınan buzağı gereğini yapar. Sonrası çorap söküğü gibi gelir. Hatta buzağının ipini gevşetmenden insanlar nem kapar, arkasında ben olduğum anlaşılır dersen, bunun da kolayı var. İpi sen gevşetme. Maşa varken elini kora sokma. Bunun için de maşa kullan. Millet maşayla uğraşır. Birbirini kırar geçirir. Sen de geri planda kıkır kıkır güler durursun ve keyif çatarsın. 

Hoş, bunları sen biliyorsun. Benim bu anlattığım tereciye ters satmak gibidir. Çünkü bu işin kurrasısın. Ne de çok tecrübelisin.

"Bilirim bilmeye. Hem de âlâsını bilirim. Yine de sormak istedim. Çünkü istişare önemli. İstişare edeyim ki kendi başıma buyruk hareket etmiş olmayayım. Sonra lafa, söze varıyor. 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder