Dilin kemiği yok isimli blogum aracılığıyla 2015 yılından beri yazıyorum. Bu yazımla birlikte şu ana kadar 5.825 yazı yazmışım.
Ne kadar yazı yazdığımı sayma imkanım ve zamanım yok. Bloğun istatikler bölümünden bloğumu kaç kişinin takip ettiğini, yazıp paylaştığım yazı ve yazılara yapılan yorum sayısını, ayrıca hangi yazımın ya da yazılarımın "şimdi, bugün, bu hafta, bu ay, üç ay, altı ay, yıllık, tümü" seçenekleri vasıtasıyla ne kadar okunduğunu da görebiliyorum. Ayrıca yazı ve yazılarımın "bugün, dün, bu ay ve geçen ay" kaç kişi tarafından okunduğu istatistiği de var.
Yine haftalık olarak kaç kişinin okuduğu ve yorum yazdığı istatistiğine de grafik olarak yer veriliyor.
Grafiğin altında ise yayınlar bölümünde 10 tane yayımlanan yazımın haftalık kaç kişi tarafından okunduğu bilgisi yer alıyor.
İstatistikler bölümünün en altında ise "Okunduğu yerler" bölümü var. Bu bölümün farkına sonradan vardım. Ara ara bakarım. Zira ilginç. Listenin ilk başlarında okunma sayısına göre ABD, Almanya, Finlandiya, Hollanda, Singapur, Fransa, Türkiye, Macaristan, Birleşik Krallık ve Diğer ülkeleri görünce, ilk başlarda ben neymişim be! Benim mütevazı sayfamın Okuyucu kitlesi ülke sınırlarını aşmış diyorum daha doğrusu diyordum. Okunan ülkeler sıralamasında Türkiye'yi 7.sırada görünce, bu ülke kıymetimi bilmiyor diyordum. Ben böyle diye durayım.
İşin aslını öğrenince havam indi ama yapılacak bir şey yok. Bir süreliğine de olsa havaya girmek fena değilmiş bu arada. Sonrası havan iniyor ama olsun. Zira hava havadır.
Meğer okuyucularım çoğu kendi ağları üzerinden değil de VPN adı verilen sanal ağ vasıtasıyla giriyormuş sayfama.
Benim gibi bilmeyenler için 'VPN ne imiş bir bakalım. "VPN (Sanal Özel Ağ), internet trafiğinizi şifreleyerek ve IP adresinizi gizleyerek çevrimiçi gizliliğinizi koruyan, verilerinizi güvenli bir tünel üzerinden aktaran bir teknolojidir. Genel Wi-Fi ağlarında güvenliği sağlar, coğrafi kısıtlamaları aşar ve anonim gezinme imkânı sunar" (Al bakışı).
Anlaşılan o ki insanımız sayfamı okurken ne olur ne olmaz diyerek yoğurdu üfleyerek yiyor. Kendi IP adresini gizleyerek VPN aracılığıyla sayfama giriyor. Bu duruma ne diyeyim. Akıllı insanlar vesselam. Ne de olsa Türkiye'de yaşadıklarını biliyorlar. Yine de alacakları olsun. Beni önce havaya girdirip sonra havamı indiriyorlar. Diyorum ki öğrenmek güzel de şu VPN'nin ne olduğunu öğrenmesem daha iyi olurmuş. Çünkü bir hava bir hava... İçinizde yaşar giderdim.
Bloğumun istatistik bölümünü bu yazımda ele aldım. Gördüğünüz gibi bloğumun şu ana kadar ne kadar okunduğu, ne kadar yorum yapıldığı, kaç yazımın olduğu gibi bilgilere ayrıntılı bir şekilde yer verilmiş. Blogum sağ olsun, benim adıma saymış da saymış.
Bu istatistiki bilgi bir fıkrayı aklıma getirdi:
İsmet İnönü, Süleyman Demirel'e, "Yıllardır Meclistesin. Meclisin gediklisisin. Söyle bakalım, Mecliste kaç basamak var" sorusunu sormuş. Demirel bilmediğini söyleyince, İnönü, "İyi bir siyasetçi Mecliste kaç basamak olduğunu bilir" demiş.
Birkaç gün sonra ikili yine karşılaşır. "Öğrendin mi basamak sayısını" diye sormuş İnönü. Demirel, "Elbette. Şu kadar basamak var" demiş. İnönü, "Doğru. O kadar basamak var. Basamakları nasıl öğrendin" diye sormuş. Demirel, "Kendim saydım" deyince, "İyi bir siyasetçi, bunu kendi saymaz, birine saydırırdı" demiş.



Hiç yorum yok:
Yorum Gönder