Sehven, "dalgınlık veya unutkanlık sonucunda oluşan; yanlışlıkla" anlamına gelen Arapçadan dilimize geçmiş bir zarftır.
Genç nesil bu zarfı pek kullanmaz. Çünkü eskimiş bir kelime. Ama eskiler hâlâ kullanır. Eskide kalsa da Hızır gibi imdada yetişen bir kelime. Ne zaman ki bir yazıda bir kelime ya da rakam yanlış yazılmışsa kelime veya rakam okunacak şekilde üzerine tek çizgi çizilir. Yanına da doğrusu yazılır, sehven denir ve paraflanır.
Sehven, okullardaki yoklama fişlerinde sıkça kullanılır. Öğretmen yoklama yaptıktan sonra bir öğrenciyi yanlışlıkla yok yazdığını fark edince numaranın üstünü çizer, yanına veya üstüne doğrusunu yazar, paraf yapar. Aynı düzeltme çıktısı alınmış resmi evraklarda da yapılır.
Seçim evrakında da benzer düzeltme yapılarak paraflanır.
TDK sehven zarfına, "yanlışlıkla" anlamı verse de "hatayla" karşılığını vermesini daha uygun görürüm. Çünkü her ne kadar hata ve yanlış birbirinin yerine aynı anlamda kullanılsa da arasında nüans var. Hata, bilmeden yapılan yanlış iken yanlış, bilerek yapılan hatadır. Kısaca hatada kasıt yokken yanlışta kasıt var kabul edilir.
Buradan Bilgi Üniversitesine gelmek istiyorum. Malumunuz Bilgi Üniversitesi 1996 yılında açılmış, zamanla 20-25 bin öğrenci sayısına ulaşmış bir vakıf üniversitesi. Bu üniversite Cumhurbaşkanlığı Kararnamesiyle 21 Mayısta kapatıldı. 24 Mayısta ise "YÖK'ün görüşü alınmak suretiyle" gerekçesi gösterilerek Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile tekrar açıldı. Üç gün gibi kısa sürede gerçekleşen bu tasarruf kamuoyunda ister istemez manidar bulundu. Hatta yenilen açılması onayında YÖK'ün görüşünden" bahsedilmesi, daha önceden YÖK'ün görüşü alınmamış mıydı sorusunu sordurdu.
Aç-kapa-aç şeklinde ifade edebileceğimiz bu karar ve onay ister istemez dikkat çekti. Öyle görünüyor ki yanlıştan hemen dönülmesi sevindirici olmakla beraber bu süreç iyi yönetilememiştir.
Üç gün içinde birbirine zıt iki karar verilmekten ziyade ben olsam sehven zarfını kullanırdım. Ayrıca YÖK görüşünü gerekçe göstermezdim. Bunun için üç gün geçmesini de beklemezdim. Yanlış ya da hatanın farkına varır varılmaz aynı gün ya da üç gün sonra yayımlanan yeni bir kararnameyle, "21 Mayıs tarihli Cumhurbaşkanlığı Kararnamesiyle Bilgi Üniversitesi sehven kapatılmıştır. İlgili Üniversite eğitim ve öğretime devam edecektir" denilebilirdi.
Aynı kapıya çıkar, ne fark eder demeyin. Çok şey fark eder. En azından yanlıştan sehven yoluyla dönülmüş olurdu. Bu yol ve yöntem bana daha şık ve anlaşılır geliyor. Öyle ya insan olarak hangimiz hata yapmayız ki. Hata yaptım diyene de toplum bir şey demez.
Yapılan hataya mağdurun bile bir şey demediğiyle ilgili bir anım aklıma geldi. Fî tarihinde il merkezinde bir lisede görev yaparken bir öğretmen eş durumundan tayin istemişti. Eş durumu tayiniyle ilgili üç tane de belge sunmuştu. Bu belgeleri tarayarak sisteme yükledim. Ardından onay verdim. Tayin süresi sona erdiğinin ertesi günü öğretmen odama geldi. "Hocam, benim tayin reddedilmiş. Normalde reddedilmemesi gerekirdi. Çünkü istenen evraklarım tamdı. Yanlışlık kimde ise hakkımı arayıp şikayetçi olacağım. Çünkü mağduriyetim söz konusu" dedi. Sistemi açıp evrakları inceledim. Ben onaylamışım, ilçe de onaylamış ama il reddetmişti. İlin niçin reddettiğini inceledim. Her şey tamamdı. Yüklediğim dosyaları açıp inceledim. Hatanın benden kaynaklandığını tespit ettim. Çünkü üç ayrı evrakı sisteme yükleyeceğim yerde bir evrakı iki defa yüklemişim. Bir evrak iki defa yüklenince haliyle istenen bir evrak sisteme yüklenmemiş görünüyor. İl de istenen bir evrak eksik olduğu için atama isteğini reddetmiş. Öğretmene, hocam, aynı evrakı iki defa yüklemişim. İlçe incelemeden onaylamış, il ise hatayı fark edip reddetmiş. Hata benim. Gözümden kaçmış. Keşke evrakları yükledikten sonra açıp tekrar incelesem iyiymiş. İl bu hatayı tespit edince keşke telefonla arasaydı hemen düzeltirdim. Bu durumda hata bende. Beni şikayet ederek hakkınızı aramanız gerekiyor. Şikayetçi olursanız da gönül koymam. Çünkü hatalıyım dedim. Öğretmenim de "Hocam, hata ilçe ve ilde olsaydı, hakkımı arayacaktım. Yalnız sizi tanıyorum. Kasten böyle bir şey yapmaz, mağduriyete yol açmazsınız. Bu durumda şikayetçi olmayacağım. Nasip değilmiş. Var bunda da bir hayır" deyip müsaade alıp gitti.
Gördüğünüz gibi hata yaptım diyene bizim toplum anlayış gösterir.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder