Bir WhatsApp grubunda, biri Yaşar Nuri Öztürk'e ait kısa bir video paylaştı.
Sen misin bunu paylaşan. Bu videoyu gören biri gruptan çıktı.
Birkaç kişi Yaşar Nuri Öztürk'ün İslam'a zarar verdiğinden dem vurarak bu platformda ondan paylaşımının olmaması gerektiğini yazdı.
Paylaşan, savunma yaptıkça birkaç kişi daha gruptan çıktı.
Bir başkası, "Gruptan çıkmak zorunda bırakma" yazdı. Başkaları grubu sükunete davet etti.
Gruptan birkaç kişinin çıkmasıyla Yaşar Nuri muhabbetine ara verildi.
Grubun sinir uçlarına dokunurcasına bir başkası yine Yaşar Nuri'ye ait kısa video paylaştı. Grup tekrar gerildi. Yine çıkan oldu. Yetmedi. Aynı kişi yine aynı kişiye ait video paylaştı.
Gruptan çıkan sayısını bilmiyorum. Ama gruptan çıkanların Yaşar Nuri gibi birinin videosunun bu platformda ne işi var tepkisini göstererek gruptan çıktıkları aşikar.
Bu WhatsApp grubu bir ilahiyat platformu. Gruptakilerin hepsi ilahiyat mezunu. Kimi İHL kimi din kültürü öğretmeni kimi müftü kimi vaiz kimi akademisyen. Yani hepsi din eğitimi almış, toplumda ya da çalıştıkları kurumda dini anlatan bu işin uzmanı kişiler.
*
Bir ara telafi eğitim diploması adı altında bir program vardı. Bu programda görev aldım. Öğrencileri de sanayici ve esnaf kişilerden oluşuyordu. Çoğu da 40-50-60 yaşında kişiler. Bu programı bitiren meslek lisesi mezunu oluyor.
Dersin birinde biri, İslam dinindeki erkeğe iki, kadına bir şeklindeki miras taksimatından bahsetti. Ben de Nisa 11.ayette aile fertlerinden kimin ne kadar pay alacağı ayrı ayrı belirtilmekle beraber erkeğin de kız kardeşe göre iki kat fazla mirastan pay alacağı belirtiliyor. 7.ayette ise erkek ve kadın az veya çok mirastan pay alır denilerek bir orandan bahsetmiyor. Mehmet Okuyan bu ayeti, "Dededen gelen menkul ve gayrimenkulün kız ve erkek kardeşler arasında eşit paylaşılması" gerektiğini söylüyor dedim. Ara verince bir öğrenci yanıma geldi. "Hocam, keşke Mehmet Okuyan'dan bahsetmeseydin" dedi. Niye dedim. "Çoğu kimse homurdandı ve yüzleri asıldı. Mehmet Okuyan'ı ben seviyorum ama çoğu bu isimden hoşnut değil" dedi. Kim ne düşünürse düşünsün. Okuyan bu ayeti böyle izah ediyor. Bundan bahsettim deyip konuyu kapattım.
Kimsenin dini bilgisini ve samimiyetini ölçme durumum yok. Kimsenin dini düşüncesinde de değilim. Herkes herhangi bir konuda veya dini bir meselede farklı düşünebilir. Ama isme, görüşüne ve videosuna nem kapmak, hop oturup hop kalkmak hiç sağlıklı bir düşünce değil. Haydi diyelim ki diploma telafi programına gelenlerin yeteri din bilgisi yok. Birilerinden etkilenip bazı isimlere ön yargı ile yaklaşıp rezerv koyabilirler. İlahiyat grubuna ne oluyor? Bu bağnazlık bu tahammülsüzlük neyin nesi? Hepsinin görevinde emekliliği gelmiş, yaşları altmışı geçmiş kişiler. Gören de ergen bunlar der. Bu yaşları altmışı geçmiş kişiler de ergen ilahiyatçılar nazarımda. Herkesin her yerde bulup izleyebileceği videonun grupta paylaşılmasının ne zararı olabilir. Bu ergen ilahiyatçılar kendi dini anlayışlarına güvenmiyorlar mı ki Yaşar Nuri'ye ait bir paylaşıma bu kadar tepki gösteriyorlar. Sonra gruptan çıkmak neyin nesi. İnanın hiç anlamış değilim.
Merak ediyorum, sağlığında mücadele edemedikleri Yaşar Nuri ölüp gitmiş. Ölümünden ne istiyorlar? Bu yaşta pekala video ve kitaplarından hareketle reddiye yazabilirler.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder