Emeklilerin aldığı emekli maaşına dair sosyal medyada dolaşımda olan iki veri önüme düştü. Ne derece doğru olduğundan emin olmamakla beraber fikir vermesi bakımından bu iki veriyi ele alacağım.
Bu tabloda 2019-2026 yılları ve arasında en düşük maaşı alan kişilerin sayısı ve aldıkları maaş yer almakta. Maaş miktarı üzerinde durmayacağım. Çünkü yüksek enflasyon karşısında paramızın değeri sürekli düştüğü için maaş miktarının farklılığı çok bir anlam ifade etmiyor. Yalnız 2019 yılında en düşük emekli maaşı 1000 lira iken aradan 8 yıl geçince, en düşük emekli maaşının 20 bin lira olması, paramızın ne derece değer kaybettiğinin bir göstergesi. Bu demektir ki 2026'nın 20 bin lirası 2019'un 1000 lirası. Başka bir deyişle 2019'un 1000 lirası 2026'nın 20 bin lirası. Bu da paramızın 20 kat değer kaybettiği anlamına gelir.
Esas üzerinde duracağım husus ise 2019 yılında en düşük emekli maaşı alan sayısı 1 milyon iken, her yıl artarak 2026 yılına gelindiğinde, en düşük emekli maaşı alanların sayısının 5 milyona dayanması. Bu demektir ki her yıl en düşük emekli maaşı alanlar kervanına yenileri eklenecek. Son kertede her emekli maaşı alanlar eşitlenecek. Gidişat gösteriyor ki herkes en düşük emekli maaşı alacak.
Bu tabloda ise 2026 yılına gelindiğinde, en düşük emekli maaşı olan 20 bin lira alanların sayısı ve oranı verilmektedir. Buna göre emeklinin % 34'ü 20 bin, % 56'sı 21-25 bin, % 10'u ise 25 binin üzerinde maaş alıyor. Bu demektir ki emeklinin yüzde 90'ı 20-25 bin lira alıyor. Emeklinin yüzde 10'u ise diğer emeklilere göre daha iyi durumda.
Yazılarımı takip edenler, emeklilerin bu durumunu dile getiren kaçıncı yazım olduğunu bilir. Halen emekli olmamama rağmen istedim ki onların derdine tercüman olayım, onlar adına empati yapayım.
Emeklinin en düşük emekli maaşı alır noktaya doğru hızla ilerlemesinden geçtim. Maaş adaletsizliği en büyük sorun bu ülkede. Birileri 100 bin, 200 bin lira maaş alırken asgari ücretli çalışanın 28 bin, emeklinin de 20 bine mahkum olması, aradaki maaş uçurumunu göstermesi bakımından manidar. Bir vekilin, "2026 Ocak ayında maaşıma 27.500-28.500 lira zam gelirken emekliye 20 bin lira maaş reva mı" videosu da ne demek istediğimi anlatması bakımından bir örnek.
Şu bir gerçek ki maaşına 27-28 bin zam gelen de ev geçindiriyor. Toplam aylığı 20 bin olan da ev geçindiriyor. Daha doğrusu ev geçindirmek zorunda.
Bu sorun, en düşük alanlar düşük prim ödeyenler ve fazla çalışmayanlar demekle geçiştirilemez. Emeklilerin çoğu yine çalışmaya devam ediyor demekle de olmaz. Eldeki imkan bu. Emeklilerin sayısı çok demekle de olmaz. Emekli ister ikinci işte çalışsın, paraya para demesin, tarlasından ve bağından ekip diktiğini yesin, istersen bir eve kaç emekli maaşı girsin, milyonlarca emekliye reva görülen maaş hakkaniyete ve vicdana sığmaz.
Bu gözle görülen sorun sadece günümüz sorunu değil. Geçmişten günümüze emekli yaşı ile oynamamızın acı bir tablosu. Emeklilerin bu durumuyla ilgili, sorun çözen radikal kararlar almadan çözülemez. Ve bu sorun giderek artacak. Bu iş açlık ve yoksulluk sınırının da ötesinde toplumsal bir patlamaya doğru gider endişesini taşıyorum.
Yazımdan siyasi anlamlar çıkarılmasın. Hiç öyle bir niyetim yok. Şu suçlu, bu suçlu gibi bir düşüncem de yok. Geçen geçti artık. Önümüzde bir cenaze var. Bu cenazenin kaldırılması gerekir. Bunun için de bu meseleyi memleket meselesi olarak görmek gerek. İktidarıyla, muhalefetiyle bir araya gelip bu işin içinden nasıl çıkılır, emeklimize insanca yaşayacağı maaşı nasıl veririz, bir daha emekli yaşı ile nasıl oynanmaz üzerine kafa yormalarının zamanı geldi ve geçiyor bile.


Merhabalar Ramazan Hocam.
YanıtlaSil"...Bunun için de bu meseleyi memleket meselesi olarak görmek gerek..."
Bizim için de bu mesele memleket meselesi. Asla siyasi malzeme meselesi değil. Ama iktidar, bu mesele için kılını kıpırdatmaya hiç niyetli görünmüyor. Hatta meclis oturumunda hile bile yapıyorlarmış. Bu hileyi muhalefet partilerin millet vekilleri tespit etmişler. Haberlerin yalancısıyım.
Selam ve muhabbetle.
Az. Merhabalar Recep Bey, bu mesele memleket meselesi. Siyasi saik ve ikballerden farklı düşünmek lazım. Gündemi takip etmiyorum. Hile yapan hilesinin altında kalır. Ki emekliler en büyük seçmen gücü. Bugün büyük bir ordu. Bu ordu bir araya gelse, birlikte hareket etse, iktidarı da değiştirir, iktidarı iktidarda da tutar. Bu aşamadan sonra emekliyi yanına çekemeyen siyasi mevta olur. Siyasi hesap yapanlar bunu göz önüne alsalar iyi olur.
YanıtlaSil