İnsanoğlu
anlaşılması zor bir varlıktır. İçi dışını, dışı içini yansıtan insan sayısını
ara ki bulasın. Çünkü içi farklı, dışı farklı olabiliyor insanın. Dış
görüntüsünün ne kadar içini ifade ettiğini anlamak zaman ister.
Her
ne kadar dil kalbin aynasıdır, insan kalbinde taşıdığını diline yansıtır dense
de kalbin dile tam yansıması zaman alabiliyor. Çünkü kalpten dile gelinceye
kadar süzgeçten geçiriyoruz birçok konuşmamızı.
Kalpten
dile gelene dek kullandığımız bu süzgeci, normal ve moralimizin yerinde olduğu
zamanlarda devreye sokarız. Ağzımızdan bal damlar bu zamanlar. Bizden iyi kimse
olmaz. Herkese gülücükler dağıtır, olabildiğince nazik ve kibar oluruz. Bu
yüzümüz ne zamana kadar devam eder? Kızıp sinirlendiğimiz, birine veya
birilerine had bildirmeye kalktığımız, savunmaya veya saldırıya geçtiğimiz,
gerildiğimiz, duygusallaştığımız ve alınganlaştığımız zaman bu sihir bozulur,
gerçek yüzümüz ortaya çıkar. Çünkü normal zamanlarda kalpten dile kullandığımız
süzgeç, böylesi durumlarda devre dışı kalır. Bu, aklın devre dışı kalması
demektir. Bu psikolojide iken öfkemizi yönetemez isek dengemiz bozulur ve
ağzımızı bozarız. İçimizde gizlediğimiz ne varsa boşaltırız artık. Muhatabımızı
kırar dökeriz. Bir nevi sinir krizine tutulduğumuz bu durumumuza muhataplarımız
şaşırır. Biz onu böyle bilmezdik der.
Şimdi
soralım: Hangi yüz bizim gerçek kişiliğimizdir? Çünkü iki kişilik söz konusu
burada. Normal zamanlarda üslubuna dikkat eden biri miyiz yoksa gerildiğimiz
zaman ortaya çıkan yüzümüz mü bizim gerçek kişiliğimiz? İkisi de biz olduğuna
göre çift belki de çok yüzlü bir kişilik taşıyoruz. Bu durumda insan bulunduğu
veya içine düştüğü pozisyona göre konuşlanmaktadır ve dilinin altında gizlidir.
Konuştuğu zaman nasıl biri olduğunu ele verir.
Burada
sorgulanması gereken bazıları tali bir kişiliğimiz olsa da bizim esas
kişiliğimiz zor zamanlarda sergilediğimiz yönümüz ve tavrımızdır. Gerçek
yüzümüz budur. Zora gelmeyen bir yüzdür bu. Bu da bir sınavdır. Kaçımız yüzünün
akıyla bu sınavı geçer...
*14/03/2020 tarihinde Anadolu'da Bugün gazetesinde yayımlanmıştır.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder