Liseden bir arkadaşım, lise arkadaşlarından oluşturduğumuz whatsapp grubumuza "Şimdiki ilahiyatçılar" başlıklı kime ait olduğu belli olmayan bir yazı paylaştı. Yazıyı okuduktan sonra ilgili yazı üzerine cevabî bir yazı kaleme aldım. Bu yazıyı aynen paylaşmadan önce yazının kime ait olduğunu öğrenmek için sanal aleme bir göz attım, yazan belli değil. İzninizle önce bu yazıyı paylaşacağım, ardından yazıya dair görüşümü sunacağım.
*Şimdiki İlahiyatçılar*
"Adını bilmediği ama künyesiyle tanıdığı Ebû Hanife'nin binlerce talebesi olup, bunların kırk kadarı müctehid mertebesine ulaşmış olduğu halde bizim ilahiyat hazırlık talebesi Nisa Nur, İmam-ı Azam’ın içtihadlarına kafa tutuyor. Utanmıyor. Çünkü o mutlu.
İlahiyat 4. Sınıf öğrencisi Özgürcan’ın okumaya vakit bulamadığı kitapları derleyen, toplayan, yazan, bir hadis için binlerce kilometre giden İmam Buhari, Özgürcan’ın derin tenkitlerinden kurtulamıyor. Çünkü onda Google var ve çok mutlu.
66 yaşında hapis cezası olarak kuyuya atılan ve 15 senelik bu zamanda ezberden öğrencilerine 30 ciltlik El Mebsut isimli kitabını yazdıran İmam Serahsi’ye, sehiv secdesi yapmayı bilmeyen İlahiyat 2.Sınıf öğrencisi Betül kafa tutuyor. Ama mutlu
Abdullah ibni Mesud hadis rivayet ederken yüz şekli değiştiği, nefesi kesildiği, titrediği halde, ilahiyat 2. Sınıf öğrencisi Umutcan Hadis okurken veya kendisine okunurken bacak bacak üstüne atıyor. Çünkü olabildiğince edepsiz ama bir o kadar mutlu.
Muhammed İdris er-Razi, hadis için ilk çıktığı yolculuğu yedi sene sürdü. Yaya olarak yürüdüğü yollar bin fersah kadardı. İlahiyat 1. Sınıf öğrencisi Şeyma dolmuşla gidip geldiği fakülte yollarında Hadislerin sıhhat durumunu tartışıyor. Çünkü o mutlu ..
İmam Buhari gece uykudan uyanır, lambasını yakar, hatırına gelen faydalı bir şeyi yazardı. Hatta bir gecede yaklaşık yirmi defa kalktığı olurdu. İlahiyat 1. Sınıf öğrencisi Mert sabah namazına kalkmadığı halde hadis tenkiti yapıyor. Çünkü o aşırı mutlu.
İlahiyat 4. Sınıf öğrencisi günlük 10 sayfa okumadığı halde, İbn Cerir 40 yıl boyunca her gün 80 sayfa yazdı. Ama İbni Cerir bir ilahiyat öğrencisi kadar cüretkar değildi. Çünkü onun Google ve ahkam keseceği sosyal medya hesapları yoktu.
Mezhep İmamı olan İmam Mâlik'e kırk soru sorulmuş¸ otuz altı tanesine ’Bilmiyorum' cevabını verdiği halde, ilahiyat ikinci sınıf talebesinin altından kalkamadığı mesele yok..."
Devam edecek
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder