17-25 Aralık'ın mimarı, dünyanın kovboyu sonunda Türkiye'ye
racon kesti. Bu işi yaparken hiç zorlanmadı. Tereyağından kıl çeker gibi yaptı
bunu. Çünkü içimizdeki İrlandalılar onun değirmenine su taşıdı. Sağ olsunlar
bizden görünenler, kendilerince oluşturdukları bilgi ve dokümanları
taşımada ihanette sınır tanımadılar.
Kovboyun bu başarısında bizden sandıklarımızın katkısı
yadsınamaz. Bu yüzden dünya kabadayısı bunları, en güzel yerlerde ağırlasa
bizim beyinsizlerin hakkını ödeyemez. Zaten bu yüzden ayak takımının başı,
ABD'nin en güzel yerinde 20 yıldır baş tacı. Belki ülkeyi 15 Temmuz'da ele
geçiremedi ama ülkeyi sattı ve tam kendine yakışanı yaptı.
Ülkeyi kim satar? Ancak hainler satar. Hain dediğimiz,
bırakın ülkeyi; kendi anne-babasını da satar. Çünkü anlaşılan onun meşrebinde
din, diyanet, vatan mefhumu yoktur. Kim boynuna tasma takarsa onun
memleketidir vatanı. Hep birinin adına çalışma, efendisini memnun etme, onun
gözüne girme vardır. Kimse kızmasın, hayat felsefesi budur. Güce tapar. Hep
güçlünün yanında saf tutar. Gücü destekleyecek ki güce yaslanabilsin ve
yaşayabilsin. Bugün onları bizim aleyhimize kullanan kovboy unutmasın ki bu
hainler, yarın bir başka güce karşı kendilerini de satar. Yeter ki menfaati
bitmiş olsun. Kim önüne daha büyük balık atarsa onun tarafına geçer. Çünkü
hainlik bir virüs gibidir onlarda. İşinin çıkıştığına bakar.
Dünün münafığıdır bunlar. Bizden görünüp başkasına
çalışırlar. İkiyüzlü diyeceğim ama iki yüz, kendilerini anlatmaya kifayet
etmez. Çok yüzlüdür. En büyük sermayeleri yalan ve dolandır. Takiyecilik en
büyük meslekleridir. Bukalemun gibi her kalıba girerler. Kendilerini hizmet
ehli olarak tanıtırlar. Namazında, niyazında ve sureti haktan görünürler. ‘İyi
bunlar’ diye beslersin, gözünü oyarlar. Çünkü kendi memleketinde bir başka güç
adına iş yaparlar. Kovboyun yerli işbirlikçileri ve ajanlarıdır. İşi bitince
veya zoru görünce yediği kaba pisleyerek kaçarlar. Kaçtıktan sonra yine
görevlerine devam ederler. Var gücüyle yediği, içtiği memleketi kötülerler,
kuyusunu kazmaya çalışırlar. 3 Ocak’ta yaptıkları da budur. Daha misyonları
bitmedi, bize karşı kullanılmaya devam edilecekler. Ne zamana kadar bu
hizmetlerine devam edecekler? Son miatları doluncaya kadar. Sonra kullanılıp
atılacaklar.
Türkiye’yi yargılamak ve ceza kesmek için kovboyun bunlara
ihtiyacı yoktu aslında. Boşu boşuna jüriyi yordu günlerce. Nasılsa dünyanın
kabadayısı. İstediği ülkeye istediği cezayı verirdi. Belgeli olsun istedi
bu sefer. Dünya kamuoyuna bakın ben adaletlice yargılıyorum imajı vermek
istedi. Ben bu davaya bozacı ve şıracı davası diyorum.
Kovboy, kovboyluğunu yapacak. Tutunmak için her yolu dener.
Güzellikle teslim alamadığını kaba kuvvete başvurarak yola getirmeye çalışır.
Ayrıca sömürgeci, sömürmesine devam edecek. Sömürene kızmaktansa sömürgeciye
kendini ve vatanını satanlara kızmak lazım. Gerçi piyona kızıp da ne
yapacaksın? Çünkü piyon, piyondur; maşalık görevini yapacaktır. Bunlara da
kızmaya gerek yok. Esas biz, içimizde beslediğimiz, uzun yıllar iyi niyet
beslediğimiz bu hain taifesini tanıyamadığımıza yanalım. Her sakallıyı amca,
her ağzı dualıyı, her namaz kılanı ‘İyi adamdır’ diyen bakış açımıza kızalım.
Birkaç cümle de geçmişte bu yapının içinde yer almış, hala
bu yapıya karşı sessiz kalan kişilere edelim. Türkiye’yi uluslararası arenada
zor durumda bırakan, hala da ülke aleyhine çalışan bu yapıyı anlamamakta direnen
ve sessiz kalanlar! Aklınızı hala kiraya vermeye devam edecek misiniz?
Hala bu yapının bu toprağa ait
olmadığını, bunların bu ülke lehine çalışmadığını anlayamadınız mı?
Anlayamadıysanız, yazıklar olsun size! Acırım o zekanıza! Eğer anlayıp da hala
susuyor, özeleştiri yapmıyorsanız unutmayın ki siz de ihanet içindesiniz. Sahi
size göre bu yapının şer odaklarına çalıştığını anlamanız için bu yapı daha ne
yapmalıdır? Aklınızı kullanın artık! Unutmayın ki bu toprağın üstü varsa, altı
da vardır. Burada anlaşılmayan veya anlamak istemediğimiz gerçekler orada tek
tek ortaya çıkar. Ben inanıyorum buna. Ya siz? 04/01/2018 Ramazan YÜCE
* 06/01/2018 günü Anadolu'da Bugün gazetesinde yayımlanmıştır.
* 06/01/2018 günü Anadolu'da Bugün gazetesinde yayımlanmıştır.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder