Ne zamanki Osmanlı tarih sahnesinden çekildi, birçok ülke
gibi Filistin de işgal edildi. İsrail'in 1948 yılında kurulmasıyla birlikte
önce Batı Kudüs, 1967 yılında Arap-İsrail savaşıyla birlikte Doğu Kudüs de elden
gitti.
Trump
kendisini getiren iradenin istediğini yerine getirecek. Dünya siyasetini
gözetmeyen, huzur ve barışa katkısı olmayacak bu kararı almasından dolayı
Trump'a ne kadar kızsak yeridir. Trump'a kızdığımız kadar kendimize, bizi
yönetenlere de kızalım. Özellikle Batı ve ABD'nin isteklerini, emir ve
direktiflerini yerine getirmekten başka bir işe yaramayan İslam ülkelerinin
sözde bağımsız devlet başkanlarına kızalım. Hepsi koltuğuna yapışmış, pislediği
koltuktan kalkmıyor bir türlü. Çünkü hiçbiri hakkıyla gelmedi. ABD ve Batı’nın
menfaatlerini ‘daha iyi yerine getiririm’ diyerekten getirildiler o koltuğa.
Halkı Müslüman olan ülkelerin halkı; “Filistin elden
gidiyor, Kudüs işgal edildi, Kudüs siyonizmin başkenti olacak” korku ve
endişesini içtenlikle taşısa da yönetenlerinin böyle bir derdi yok. Onlar için
varsa yoksa koltuklarıdır. Bunun için gerekirse Filistin’de ve dünyanın herhangi
bir yerinde mülteci olarak yaşayan bir tek Filistinli kalmasa kılları
kıpırdamaz, tüh bile demezler. Hatta kendilerini o koltuğa getiren irade “Filistinliler’i
bizzat siz öldüreceksiniz” dese gözlerini kırpmadan kıtır kıtır tüm
Filistinliler’i yok ederler. Hatta hiçbir Filistinli kalmasa “Oh be! Filistin
belasından kurtulduk” diyerek derin bir oh bile çekerler. Çünkü Filistin,
önlerindeki en büyük kamburdur onlar için.
Kudüs, dünyanın terörist devleti olarak tescilli İsrail
tarafından başkent olarak kullanılsa da, kullanılmasa da ağlayan, sızlayan, ölen,
öldürülen, kanı akacak olan yine Filistin’de yaşayan Filistinliler olacaktır.
Uyku durak bilmeden, huzur yüzü görmeden İsrail işgali altında yaşayan
Müslümanlar belki yeni bir intifada başlatacak, protestolar yapacak; İsrail’in
tankına, tüfeğine karşı tek silahları olan taşlara sarılacaklar. Zaten başka da
ellerinden bir şey gelmeyecek. Zira ne yapabilirlerdi ki? Dünya Müslümanları da
başta Cuma çıkışlarında basın bildirisi yapacak, yürüyüş düzenleyecek, İsrail
ve ABD bayrağını yakacak, kahrol ABD ve İsrail diyecek ve İsrail’i tel’in edecekler. Ne kadar çırpınılsa
da maalesef halkın da yapabileceği bir şey yok. En azından gördükleri kötülüğü
elleriyle düzeltemeseler de bu kararı kabul etmediklerini dilleriyle eyleme
dökecekler. İmanın en zayıf noktası olsa da kalplerindeki buğz ve kin hiç yok olmayacak.
Halkı Müslüman olan devletlerin yetkilileri bir araya gelip
İsrail’i kınayacak. Belki de İsrail’e bu cesareti veren ABD’yi ağızlarına bile
alamayacaklar. Çünkü cesaret ister ABD’yi kınamak. Zira köleler efendisini
kınayamazlar. Her zaman olduğu gibi yine Türkiye’nin sesi çıkacak. Türkiye tek
başına dünya kamuoyunu harekete geçirmeye çalışacak. Bunu ancak Türkiye yapar.
Zaten bunu yaptığı için başından bela eksik olmuyor. Bugün Türkiye’nin başına
gelenler İsrail’e ‘one minute’ denmesinin bir sonucudur. Çünkü ABD dahil,
hiçbir ülke İsrail aleyhine bir karar alamaz. Bırakın karar almayı, onlara ‘one
second’ (bir saniye) bile diyemezler.
İsrail -en büyük hayali olan- Kudüs’ü resmen başkent olarak
kullanmaya başladıktan sonra çoluk-çocuk ve kadın demeden Filistinliler’i
öldürmeye devam edecek, ardından ağlama duvarına gidecekler, güreşte yendikleri
rablerinin huzuruna çıkıp ‘Ya Yehova! Seni yendik ama bir türlü Filistinliler’i
yenemedik, öldür, öldür bitmiyor, bizim bu çilemiz ne zaman bitecek, bugün
fazla öldüremedik ama yarın daha fazlasını öldüreceğime söz veriyorum’ diyerek
ağlamaya devam edecekler.
İsrail öldürmeye devam etsin, bizim kutsal bildiğimiz
mahremimize kirli ayaklarıyla girsin, biz de yeni bir Hz Ömer, yeni bir
Selahattin Eyyubi beklemeye devam edelim, tıpkı mehdi bekler gibi. Hepimiz
birer Ömer ve Selahattin olmadıkça daha çok bekleriz.
Rabbim Müslümanlar’a bir feraset bahşeder, bir basiret
verir inşallah! Temennim odur ki, Kudüs’ü resmen başkent olarak kullanacak olan
İsrail’in bu aşkı, sonunu getirir. Kaçacak yer arar. Çünkü zulümle hiçbir
devlet âbâd olmaz, hele terör devleti asla. Bakarsınız yeni bir Buhtunnasır
ortaya çıkar.
Hasılı, Kudüs bizim yitik şehirlerimizdendir. Bugün elimizde
olmasa da gönlümüzde yeri olmaya devam edecek ve er veya geç İslam’ın şanlı
bayrağı orada dalgalanacaktır. 06/12/2017 Ramazan YÜCE
* 09/12/2017 tarihinde Anadolu'da Bugün gazetesinde yayımlanmıştır.
* 09/12/2017 tarihinde Anadolu'da Bugün gazetesinde yayımlanmıştır.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder