30 Kasım 2015 Pazartesi

Görünmez telefon kazaları

-Alnın sarılı, hayırdır?
-Bir görünmez kaza.
-Geçmiş olsun. Nasıl oldu?
-Yürürken elektrik direğine vurdum.
-Gece miydi?
-Hayır, güpegündüz, görünmez kaza işte.
-Görmedin mi kaldırımdaki direği?
-Önüme bakıyordum.
-Mübarek, yürürken öne bakılır mı?
-Cep telefonuna bakıyordum.
-Cep telefonunun neyine bakıyordun?
-Face'e bakıyordum.
-Seninki görünmez kaza falan değil. Güpegündüz intihara teşebbüs. Başına geleceği belliydi. Ama ucuz kurtulmuşsun.
-Niye ki?
-Yürürken face'i takip etmek... Olacak şey mi?
-Ama bildirimlerime bakıyordum. Önemliydi.
-Anlaşıldı. Canından daha önemliydi değil mi? Ama böylesi bin nasihatten daha iyidir.
-Görünmez kaza işte.
-Direk sana düşseydi eh diyelim. Ama sen direk direği nişanlamışsın. Ama ben bekliyordum bunu.
-Nasıl bildin?
-Geçen gün bana misafirliğe geldiğinde daha yüzüme bakmadan, ben sana hoş geldin demeden benden evin internet şifresini istedin. Nice sonra çayın bile soğudu gittiydi. Çünkü sen internetin bağımlısı olmuşsun. Yine de ucuz atlatmışsın. Çok geçmiş olsun.


***


-Size de geçmiş olsun. Ayağın sarılı. Seninki nasıl oldu?
-Karşıdan karşıya geçerken araba çarptı.
-Görmedin mi?
-Yok.
-Araba sesini duymadın mı?
-Hayır.
-Adam sana korna çalmamış mı?
-Söylediğine göre çalmış, şahitler de korna çaldı dedi.
-Gördüğüm kadarıyla kör ve sağır değilsin.
-Sorma ya elimde telefonla oyun oynuyordum.
-Allah hayrını versin. Ya kulağın?
-Kulağımda da kulaklık vardı. Müzik dinliyordum.
-Şimdi bol bol yatakta müzik dinler, oyun oynarsın artık. 25/11/2015

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder