6 Nisan 2024 Cumartesi

Nice Şekersiz Bayramlara...

Sizi gelecekmiş gibi şeker lokum telaşına kapıldım bugün. Yenilebilecek şeker ortalaması 400 ila 600 arasında değişiyor. 300 lira civarında olanlar da var ama onlar fındıklıymış. Neymiş de şekerimiz Antep fıstıklı olmalıymış. Zira itibardan tasarruf edilmezmiş.

Lokum fiyatları ise 250-300 aralığında.

Bir ona bir buna baktım. Şunu mu, bunu mu alayım derken hangisinin iyi olup olmadığına karar vermek için tadına bakayım diyemedim. Çünkü bazı marketlerde "Tadına bakmak yasaktır. Anlayışınız için teşekkürler" uyarısını görmüştüm geçen bayram. Bu bayram da bazıları yine yazmış. Geçen bayram bir de şeker reyonunun etrafı müşterinin eli ulaşamayacak şekilde naylon şeritlerle çevrilmişti.

Uzaktan bakmakla yetindim. Çünkü ağzımın tadı kaçtı. 

Nasıl kaçmasın ki. Geçen bayrama göre şeker fiyatları katlamış. Bu katlamayı da eleştiremiyorum. Sadece kendi kendime buğzediyorum. Çünkü her eleştiri nankörlüktür birilerine göre. Fiyatlardan zaten ağzım kaçmış. Bunu konu edinip de nankör damgası yiyerek niye huzurumu kaçırayım değil mi? Nasılsa bugün bakakalıp almasam da yarın alacağım bayramlık şeker ve lokumumu. Bir de şeker lokumla olmaz, bir de tatlı siparişi verelim denirse bilin ki yandığımın resmidir.

Neyse emir demiri keser misali aile saadetimin bozulmaması için taşın altına elimi koyup ben bu şeker ve lokumdan alacağım. Tatlı için merhamete gelip insaf bekliyorum.

Sizden ne mi istiyorum? Güzel soru. En iyisi sadede geleyim. Ben nasıl taşın altına elimi koyuyorsam, sizden de taşın altına elinizi koymanızı bekliyorum. Yanlış anlamayın. Bohça sizden, bahçe bizden misali bayram ziyaretine gelirken ikram sizden, ev bizden demeyeceğim. Kürt getirdiğini yer hesabı tatlı tatlı yiyelim hiç  demeyeceğim. Bu arada eliniz boş gelmese fena olmaz.

En iyisi gelmemeniz kısaca. Uzaktan online bayramlaşabiliriz. Telefon veya mesaj yoluyla.

Bu önerime, gelmezsek olmaz, ayıp olur dediniz ve gelmeye kalktınız. Kapımız açık bilesiniz.

Geldiniz. Ben de şeker tuttum. Teşekkür ederim. Almış gibi oldum diyebilirsiniz. Hatta şeker zararlı. Bu bayram, Canan Karatay‘ın sünnetini işleyelim demeniz pek makbule geçer. Karatay Hoca zamanı değil demeyin. Görmüyor musunuz ne kadar zinde. Bir gram yağ yok. 18’inde genç gibi. Bugüne kadar şeker yemediği için ölmediği gibi sağlıklı bir vücuda sahip.

Gelen ikram küser, almazsak olmaz dediniz. İyi bildiniz. Bir tane alın bir tane. Öyle her renkten bir tane almaya kalkmayın. Rengi farklı olsa da şeker. Hele bir de Allah tek deyip tekli sayıya denklemeyin. Hem Allah bir olduğuna göre ben ne kadar alsaydın diye ısrar etsem de bir tane ile yetinmeniz yeter de artar bile. Kazara, buyurun lütfen deyip ortaya koyarsam, Abbas’ın kör kazı gibi güzelmiş şeker deyip midenize götürmeyin. Bilin ki ısrarım şehir teklifidir.

Bu ciddiyetime, ne kafası taşıyorsun. Şu yaptığın hesaba bak diyerek lütfen beni ayıplamayın. Çünkü ayıbı yapan ben değilim. Ayrıca paraya para demeyen, günlük para basan koskoca zincir marketler tattırmazken ve kaz gelecek yerden tavuğu bile esirgerken bu garibandan ağalık beklemeniz adalete sığar mı? Buldunuz bir gariban. Lütfen vurmayın.

Sanırım ne demek istediğim anlaşıldı. Fazlasını yazmaya gerek yok. Zira lafın fazlası ahmağa söylenir.

Böyle böyle şeker tadında olmasını dilediğimiz bayramlarımız şekersiz bayramlara doğru ilerlesin. Yoksa tek başına şeker iflahımızı kesecek.

Nice şekersiz bayramlara...

4 Nisan 2024 Perşembe

Okullar Ertelensin!

Ömrüm ve gücüm olur da bu yıl eğitim ve öğretimin birikmiş sorunlarını çözüme kavuşturmak ve bir yol haritası oluşturmak üzere tüm öğretmenleri Konya Büyükşehir Belediye Stadında olağanüstü toplamayı düşünüyorum. 

Toplantıda şu gündem maddelerini gündeme getireceğim:

1.Okullarda yerli müdür ve yardımcı istemiyoruz. Bizi yönetmek üzere yabancı müdür ve yardımcı görevlendirilsin istiyoruz. 

2.Okulların açılış kapanış tarihlerini öğretmenler belirlesin. Milli Eğitim Bakanlığı bu işe karışmasın. Biz istediğimiz zaman okula gidelim. İstemediğimiz zaman gitmeyelim. 

3.Ramazan ayında ders ve seçim görevinde yorgun düşen öğretmenleri dinlendirmek için okullar ileri bir tarihe kadar ertelensin. 

4.Bu istekler yerine getirilmediği takdirde öğretmenler okullardan çekilsin istiyoruz. 

5.Okullara yabancı idareci atanmadığı ve okullar ileri bir tarihe ertelenmediği takdirde eğitim ve öğretimin sekteye uğramaması için öğretmenlerin okullardan çekilme talebini 14 Haziran 2024 tarihine kadar ertelensin isteğini 14 Haziran 2024 günü yapacakları olağanüstü toplantıda ele alsın.

6.Bu zaman zarfında derslere U18 yani 18 yaşına girmiş son sınıf öğrencileri girsin. 

7.Bu öğrenciler dersleri işlesin. Sınavları hazırlama, sınavlarda gözetmenlik yapma ve okuma görevlerini yerine getirsin. 

8.Önümüzdeki eğitim ve öğretim yıllarında derslere girip girmeyeceğimizin kararını 14 Hazirandaki toplantıda ele alacağız. 

9.Lütfen ne karar alıp almadığımızı öğrenmeden otobüs bileti falan almaya kalkmayın. 

 Yetkililer ve kamuoyuna duyurulur. 

Dip Dalga

Her seçimde seçmen sandıkta mesaj verir. Sandığın dili yoktur ama sonuçtan hisse çıkarılır. Sonucu okuyan ve gereğini yapan bu piyasada var olmaya devam eder. Sonucu okuyamaz, okusa da gereğini yapmaz, tespit ettiğiyle kalırsa mevcudu koruyamadığı gibi bazen hızlı bazen de yavaş yavaş erir ve yok olur gider.

Bu kısa açıklamadan sonra seçmenin vermek istediği mesajın ne olduğu üzerine kafa yormak istiyorum. 

Herkes hemfikir ki seçmen üç dönem belediyeleri ve iktidarı verdiği partiye 7 Haziran 2015 genel seçimlerinde ilk sarı kartını göstermişti ve AK Partiye üç dönem verdiği kredi notunu düşürmüştü. Hükümet kurulamayınca ve muhalefet koalisyon kuracak iradeyi göstermeyince, 7 Haziranda gösterdiği sarı kartı üç ay sonra yenilenen seçimde kaldırarak yeniden tek başına iktidara taşıdı.

AK Parti 1 Kasım 2015 seçimlerinde yüzde elliye yakın oyla iktidar olsa da erimeye devam etti. Parti alacağı tedbirlerle erimeyi önleyeceği yerde her seçime yanına yeni ortaklar alarak iktidarda kalmaya devam etti. Halkın bu partiyi iktidarda tutmasında en büyük etmen bu partiye alternatif olmamasıdır. Alternatif olmadığı için seçmen 2024 mahalli seçimlerine kadar sabretti. O kadar seçimde verdiği destek bir çaresizliğin sonucu idi. Bir umut belki düzeltir dedi ve hiçbir partiye bugüne kadar vermediği desteği verdi. 

2024'e gelince seçmen dedi ki:

Görüyorum ki senin kendini ve ülkeyi düzeltecek çapın kalmadı. Artık bıçak kemiğe dayandı. Biz kaht-ı ricalden dolayı sana ardı arkasına yüz verdikçe astar istemeye devam ediyorsun. Yetti artık buraya kadar dedi ve ikinci sarı kartını gösterdi.

Sen sandın ki alternatifim yok. Bunların eli mahkum bana dedin. Hop bakalım. Dur orada. Kim demiş alternatifin yok diye. Unutma ki alternatifi biz çıkarırız dedi ve alternatifimiz CHP dedi. Hem öyle destek veriyorum ki 2019 yılında vermediğim meclis çoğunluğunu bu sefer veriyorum dedi. 

Seçmen CHP'ye; bak, 89 yılında verdiğim şansı değerlendiremedin. Bundan dolayı seni bir otuz beş yıl kızağa çektim. Yani cezalandırdım. An itibariyle cezanı kaldırıyorum. Çünkü her insan ikinci bir şansı hak eder. Değerlendirdin değerlendirdin. O zaman 2028'de başımın tacısın. Değerlendiremezsen, üçüncü bir şansı rüyanda bile göremezsin dedi. 

Yüzde altılık bir oran hiçbirinize güvenmiyorum diyerek sandığa gitmedi. 

Sandığa giden yüzde yetmiş sekizin önemli bir oranı içine sinerek bir partiye oy vermedi. Seçimden bir beklentisi de yoktu. 

Sandığa giden seçmen 2023 genel seçimleriyle birlikte içine kapanmış, siyaset konuşmaz olmuştu. Şu partiye, bu partiye oy vereceğim demedi. Önemli bir kesimi seçim geçmiş olmasına rağmen oy verdiği partiyi izhar etmedi. Çünkü AK Partiye verirken de utandı, CHP'ye verirken de utandı. Çünkü kime dese, verecek parti bulamadın mı endişesini taşıdı. Kabine giren, bu Allah ile benim aramda dedi ve eveti CHP'ye bastı. Bunu yaparken de seçmenler birbirleriyle kavilleşmedi ve çoğunluğun beklemediği bir sonuç ortaya çıktı. Herkes sonuca şaşırdı. Bunun adı dip dalga idi. 

Bu seçimde ceketimizi koysak kazanırız denilen kaleler el değiştirdi. AK Partinin kaleleri bir bir CHP'nin eline geçti. 

Seçmen AK Partiye sabrımızı çok zorladın. Sabır sabır nereye kadar dedi. O kadar kredinin bedeli bu ağır tablo olmamalıydı dedi ve cezasını kesti. 

Şimdi hakem rolünü yerine getiren seçmen CHP'yi izlemeye koyuldu. Bu krediyi iyi kullanırsan, 2028'de ülkeyi teslim ederim, AK Partiye de güle güle derim dedi.