26 Mart 2024 Salı

Seçim Torbasının Teslimi

Cumhurbaşkanlığı ve milletvekili genel ve mahalli idareler seçimlerinde, devlet memurları bina sorumlusu, sandık başkanı ve memur üye olarak görev yapar. Sandık kurulunda aynı zamanda partilerin temsilcileri de bulunur.

Sandıkta göre yapan partili üyeler ve kamu çalışanları seçimin doğru ve şeffaf yürütülmesinden sorumludur. Yaptıkları bu görevden dolayı belirlenen ücreti alırlar. 

Ücretli de olsa sandık başında görev yapanlar için bu görev hem zor hem de hata kabul etmez. 

Tüm sandık kurulu üyelerinin görevi oy verme işleminden bir saat önce başlar. Sayım, döküm, tutanaklarını hazırlanması ve torbanın teslimine kadar sürer. 

Tüm üyeler sabahtan akşama ve tutanakların hazırlanmasına kadar arı gibi çalışır. Her birinin görevi zor olsa da en zor görev başkanınkidir. Çünkü oy sayım ve döküm işi bittikten sonra bir koşuşturmayla torbanın adliyeye tesliminden sandık başkanı sorumludur. 

Zorsa bu görevi almasın denebilir. Memurun böyle bir tercih hakkı yoktur. Önemli bir mazereti olmadıktan sonra kendisine görev çıkan memur bu görevi yapmak zorundadır. 

Başkanın görevi eskiden daha zordu. Seçimden birkaç gün önce seçimin iş ve işleyişiyle ilgili kursa katılır. Kursun bitimi adliyeye giderek seçim torbasını imza karşılığı alır. Açmamak üzere torbayı evine götürür. Seçimden bir gün önce görevli olduğu okula giderek oy verme yerini düzenler. Seçim günü elinde torbayla birlikte görevli olduğu sandığa gider. Sayım dökümden sonra teslim etmeye gider. Teslim için saatlerce sıra bekler. Kimi zaman adliye koridorlarında sabahlardı. 

Son yıllarda sandık başkanları torbayı adliyeden değil, seçim günü bina sorumlusundan almaya başladı. Kimin düşüncesi ise çok güzel bir fikir. Tebrik etmek lazım. Böylece torba teslim almadaki yoğunluk ve kaos da ortadan kalkmış oldu.

Bu güzel fikre seçim sonrası torbanın teslimi de eklense çok iyi olur. Her ne kadar torbanın adliyeye teslimi eski seçimlerde olduğu gibi uzun zaman almıyorsa da o kadar sandık başkanının elinde torba ile adliye koridorlarında torba teslimi için zamanla yarışması büyük meşakkat. Tüm salon başkanları büyük bir kalabalık oluşturuyor. Torbasını eksik bulunmadan teslim eden sandık başkanı derin bir nefes alıyor. 

Seçim torbasını teslim için sandık başkanının adliyeye gitmesinin önüne geçilmelidir. Nasıl ki şimdiki seçimlerde seçim torbası bina sorumlusundan alınıyorsa, pekala seçim sonrası evrak ve seçim torbası da tüm üyeler ve sandık başkanı nezaretinde bina sorumlusuna teslim edilmelidir. Bina sorumlusu yardımcılarıyla birlikte kontrolünü yaparak tutanak ve torbayı teslim alır. 

Seçim torbasının bina sorumlusuna teslim edilmesi birçok yönden faydalıdır. Tüm sandık başkanları adliyeye gitmemiş olur. Sandık başkanları adliye koridorlarını kalabalık etmemiş olur. Bir okuldaki tüm torbalar bina sorumlusu nezaretinde adliyeye götürülebilir veya kurye okula gelerek torbaları teslim alabilir. Böylece sandık başkanlarının üzerinden de büyük yük kalkmış olur. 

Kısaca seçim torbasının bina sorumluları eliyle teslim alınması seçim güvenliği yönünden de gereklidir. 

25 Mart 2024 Pazartesi

Türkiye Yeni Umutlara Gebe

Defalarca verdiği krediyi hoyratça kullandığından dolayı seçmen iktidardan uzaklaşmaya hazırlanıyor. İktidar da bunun farkında ki bünyesine yeni ortaklar almak suretiyle ayakta durmaya çalışıyor. Nitekim 2023 Cumhurbaşkanlığı seçimlerine giderken Demokratik Sol Partiyi, Hüdapar’ı ve Yeniden Refah Partisini bünyesine katıp yoluna devam etti. Çünkü iktidarın hikayesi bitmiş. Hikayesi bitmiş birinin ise ülkeye verebileceği bir şey yoktur.

Seçmen, iktidardan uzaklaşıp muhalefeti iktidara taşımak istiyor. Muhalefete bir bakıyor. Yamalı bohça görünümü veren muhalefetin durumu ise içler acısı ve hikayesi yok. Hikayesi olmayanın da bu ülkeye verebileceği yok. Çünkü "Kendisi himmete muhtaç dede, nerde kaldı gayrıya himmet ede". Yani kendisi yardıma muhtaç biri, başkasına nasıl yardım eder" diyor. Öyle ya "Kelin merhemi olsa başına sürer". Bu durumda seçmen, bıçak kemiğe dayanıncaya kadar kredi verdi iktidara. Bir umut. Belki yeniden hikaye yazar dedi ve kerhen destek verdi. Bunda korku siyasetinin de etkisi büyük. 

Aslında seçmen şu fıkrada olduğu gibi denenmişi terk ederek denemediğini iktidara taşır. Hani birine "Üstadım, şu iki içkiden hangi daha iyi? Tadına bir bakar mısın" demişler. Adam ilkinin tadına bakar bakmaz, "Şu öbürü daha iyi" cevabını vermiş. "Ama daha bunun tadına bakmadın" dediklerinde, "Hiçbir şeyin tadı bu içtiğimin tadından kötü olamaz" demiş. 

Normalde bu fıkraya göre seçmen ülkeyi daha kötü duruma getiren hükümete tekme vurup denenmemişi iktidara taşır. Gel gör ki iktidarı indirmeye ne tencere tava etkili oldu ne de iktidarın kötü yönetimi. Çünkü muhalefet hiç mi hiç güven vermedi.

Hasılı seçmen iktidarına da güvenmiyor, muhalefetine de. Güvenilir bir liman arıyor. Yeni hikaye yazabilecek kapasitesi olanları arıyor. Böyle biri çıksa seçmen, tıpkı 2002 yılında hikayesi bitmişleri sandığa gömüp yeni şeyler söyleyenleri iktidara taşımışsa, bugün de böyle bir beklenti içinde. 

Ülkenin bu duruma gelmesinde, iktidardan daha çok muhalefetin payı var. Öyle ya alternatif olmayınca iktidar yeniden niye hikaye yazsın. Nasılsa her yaptığı ve kırıp döktüğü hanesine artı getiriyor.

Ülkenin bu hale gelmesinde iktidarın payı, alternatif olma ihtimali olanlara itibar suikastı yaparak alternatif olmalarının önüne geçmesidir. Bu durum iktidarın işine gelse de ülkenin aleyhinedir.

Halihazırdaki mevcutlar içinde Yeniden Refah Partisi aldığı oy oranından fazla bir etkiye sahip. Mecliste grubu bulunan partilerden daha fazla gündem oluşturuyor. 2023 Cumhurbaşkanlığı seçiminde ittifakın içinde yer alan YRP, aldığı oyla Cumhur İttifakının yeniden seçim kazanmasında anahtar rol oynadı. Bundandır ki Cumhur İttifakı ortakları ve destekçileri YRP’ini yere göğe sığdıramadı ve övdü durdu. Yeni alternatif bu parti dedi.

Ne zaman ki YRP 2024 Mart seçimlerine her yerde ayrı ayrı aday gösterdi. Bir bölen muamelesi görmeye başladı. En üst perdeden bu parti eleştiri oklarına maruz kaldı. İktidar bazı yerlerde seçimi kaybederse şimdiden günah keçisi belli: YRP bu seçimin günah keçisi olacak. Bu dünyanın raconu böyle. Güçlüye destek verirsen senden iyisi yok. Desteğini çekersen, senden kötüsü yok.

2028 yılında YRP’i iktidar ya da iktidar alternatifi olur mu, bunu şimdiden kestirmek mümkün değil.

Görünen bir şey var ki hikayesi bitmiş ve kaht-ı rical yüzünden uzatmaları oynayan iktidar, 2028 seçimlerinde etkili olmayacak. Aynı şekilde seçmene güven vermeyen ve hikaye yazamayan muhalefet de olmayacak. Yeniden Refah Partisi ile birlikte Mart 2024 seçimlerinin ardından, parti kurmaya hazırlanan, daha önce İyi Parti’de etkin bir siyaset yapan, Mayıs 2023 seçimleri arifesinde istifa edip kabuğuna çekilen Yavuz Ağıralioğlu 2028 seçimlerinin favori ismi olacak.

23 Mart 2024 Cumartesi

Doğu ve Batı Dünyası

Doğu ve Batı, dünyanın iki kutbunu ifade eder. Bu iki kutup aynı zamanda iki zihniyeti temsil eder. 

Doğu derken geri kalmış ya da gelişmekte olan İslam ülkelerini, Batı derken gelişmiş ülkeleri kastediyorum.

Doğu ve Batı arasındaki zihniyet uçurumu dünyanın doğu ve batısından daha büyüktür. 

Bu iki zihniyeti aynı kazana atsan kaynamaz. Çünkü farklı dünyanın insanlarıdır. Bakmayın aynı dünyada yaşadıklarına. 

Batı'da lider kültü yoktur. Doğu'da ise lider kültü vardır.

Batı' da kurum ve kurullar oturmuştur. Kurallar işler. Kural dışına çıkılmaz. Kişiye göre kural konmaz. Kişi için kural çiğnenmez. Doğu'da ise kurum ve kurallar vardır. Ama kurallar oturmamıştır. Kişiye göre kural konur, kişi için kural kaldırılır. Her şey kılıfına uydurulur.

Batı'da partiler önceliklidir. Parti lideri başarısız olunca çeker gider. Doğu'da ise partiden ziyade lider önemlidir. Doğu' da parti liderindir. Lider partiyi kurar, büyütür ve öldürür. Başarılı olsa da başarısız olsa da hep partisinin başındadır. Liderin partideki ömrü, ömrü sona erinceye kadardır. Doğu'da liderin görev yapması için Anayasa engeli varsa gerekirse Anayasa değiştirilir. Lider görevine devam etmek istediği müddetçe kurallar bir şekil kılıfına uydurulur.

Batı'da lider bir başına karar alamaz. Doğu'da ise her şey liderin iki dudağı arasındadır. İki dudağı arasından çıkan emirdir.

Batı'daki lider, yanlış tasarrufundan dolayı hesap verirken Doğu'da ise lider hesap vermez, hesap sorar. 

Batı’da istifa mekanizması işler. Doğu’da ise işlemez.

Batı’da seçime katılım düşüktür. Doğu’da ise katılım yüksektir.

Batı’ da kadrolaşma yoktur. Doğu’da ise tepeden tırnağa kadrolaşılır.

Batı’da mağduriyet yoktur. Olursa da yargıdan döner. Doğu’da ise mağduriyet çoktur. Mağduriyet ise yargı ile çözülmediği gibi tescillenir.

Batı’da mahkeme kararları uygulanır. Doğu’da ise uygulanmaz.

Batı’da liderler kurtarıcı değildir. Doğu’da ise her lider kurtarıcıdır.

Batı’da olgu vardır. Doğu’da ise algı vardır. İşler algı ile yürür.

Batı’da iktidar olan ne oldum delisi olmaz. Güç zehirlenmesi yaşanmaz. Doğu’da ise şımarıklık ve güç zehirlenmesi had safhadadır.

Batı’da sandık demokrasinin bir gereğidir. Hükümet etme yollarından biridir. Doğu’da ise sandık her şeydir.

Batı’da siyaset seçimden seçimedir. Sair günlerde halkın gündeminde siyaset yoktur. Doğu’da ise herkes siyasetçidir. Seçim dışında da hep siyaset konuşur.

Batı’da seçimden seçime hükümet değişir. Doğu’da ise hükümetler değişmez. Aynı hükümet saltanat gibi iktidara devam eder.

Batı’da siyasetin ve her şeyin alternatifi vardır. Doğu’da ise alternatif yoktur. Olursa da yok edilir.

Batı’da iktidarlar koalisyonlarla sorunsuz yürür. Doğu’da ise iktidar paylaşılmaz. Koalisyonlarla yürümez. Ülke krizlere fark olur.

Batı’da seçimler kazanılır veya kaybedilir. Doğu’da ise seçim kaybı ülkenin kaybedilmesi demektir.

Batı’da ülke, devlet ve kurum kültürü vardır. Doğu’da ise iktidarların kendi kültürü vardır. Batı’da devlet vardır. Doğu’da ise kişiler ve liderler vardır. Batı’da kişiler devlete hizmet eder. Doğu’da ise devlet kişilere hizmet eder.

Batı’da seçim ekonomisi uygulanmaz. Seçim kazanmak için her yol mubah olmaz. Doğu’da ise seçim ekonomisi uygulanır, devletin altı oyulur ve ülkenin geleceği yok edilir.

Batı’da sorun çözülür. Doğu’da ise sorun çözülmediği gibi sorun üretilir.

Batı’da üretim vardır. Doğu’da bol çene vardır. Mazeret ve gerekçe üretilir.

Batı yarınlara dönük yaşanır. Doğu’da ise günübirlik yaşanır. Yarını yoktur.

Batı siyasetinde siyasi rekabet vardır. Doğu’da ise düşmanlık ve husumet vardır.

Batı insanı gelecek ve rızık endişesi yaşamaz. Mal biriktirmez. Doğu insanı gelecek ve rızık endişesi yaşar. Biriktirir de biriktirir. 

Batı'da siyaset yapanlar maddi yönden ihya olmaz. Doğu'da siyaset yapanlar malı götürür. Servetine servet katar. 

Batı' da siyaseti bırakanlar geçim için bir işte çalışır. Doğu'da ise siyasete giren siyaseti bırakmaz. Siyaset onu bıraksa da başka işte çalışmaz. Çünkü daha önce kazandığı sülalesini besler. Torunlarına da miras bırakır. Çünkü babadan kalan mal Karun'un malından fazla olur. Geriye, bırakıp giden nur içinde yatsın duası kalır. Hasılı aile bir eli yağda, bir eli balda dünyada cennet yaşar. 

Batı, akıl ve bilimle hareket eder. Olayların üzerine soğukkanlılıkla gider. Atacağı adımın sonucunun ne olacağını, neye mal olacağını hesaba katar. Doğu ise duygularıyla hareket eder. Hamaset ve sloganla işimi yürütmeye çalışır. Hareketlerinde soğukkanlılıktan eser yoktur. Yalınkılıç dalar. Olayın sonucunun nereye varacağını hiç hesaba katmaz. Sonuçta Batı kazancının üzerine kazanç koyar. Doğu ise hepten nedamettir. Nedamettir duysa gam yemem. Zira burnundan kıl aldırmaz.