17 Ağustos 2023 Perşembe
Camiler ve Cami Kürsüleri *
15 Ağustos 2023 Salı
Daha Beleşe Konmadan
Beleşe bayılırım.
Buldum mu beleş, yerleşirim hemen. Ucunda ölüm de olsa boş mezara bile talibim.
Beleşin suyu siyah olurmuş. Hiç umurumda değil. Sonu bana pahalıya gelirmiş.
Çok da tın. Yeter ki beleş olsun, benim olsun. Benden halihazırda bir şey
çıkmasın. Sonrasında torunlarım ödermiş. Çok umurumdaydı sanki. Benden çıkmadıktan
sonra varsın ödesin torun. Torun öderken bana gönül koyarmış. Varsın koysun. Dede,
yaptığın iş mi dermiş. Varsın desin.
Mesela seçim
ekonomilerine bayılırım. Veriyor derim, amma da bonkör derim. İşi biliyor
derim. Hem oyumu alır hem de takdir ederim. Seçim ekonomisi ülkeye zararmış. Ne
yapalım zararsa. Ülkeye zarar diye beleşten mahrum mu kalayım. Ülkenin temeline
dinamit konarmış. Varsın konsun. Beleş, kaşıkla verilenin kepçeyle
alınmasıymış. Varsın alınsın. Kaşıkla yemiyor muyuz zaten. Kepçeyle nasıl
yiyeceğiz sonra.
Örneklerle anlatmaya
çalıştığım gibi beleş benim işim. Beleş için yaratılmışım. Nerede, ne zaman
beleş görsem, mutluluğuma diyecek olmaz. Zaten mutluluk için yaşamıyor muyuz şu
dünyada. Yeter ki o anda benden bir şey çıkmasın.
Yine bir seçim
öncesi seçim yatırımı olarak konan, 65 yaş üstüne toplu taşıma bedava hizmeti
de beni en çok sevindiren ve heyecanlandıran icraatlardan biri idi. Beni üzen
ise hala yaşımın tutmaması idi. Yaşlanmayı pek istemesem de sırf bu hizmetten
faydalanmak için yaşlanmayı çok istedim. Bir an evvel yaşlanayım da tüm
belediye otobüslerine sabah akşam bineyim. Birinden inip diğerine bineyim.
Öyle hayal kurmuştum
ki her bir hatta ilk durağından son durağına kadar gideyim. Böylece şehri tüm
mahalleleriyle birlikte göreyim. Bir hat seferini tamamlayınca diğer hatta
bineyim. Bir bakmışsın akşam olmuş.
Ben 65'ine gelip
otobüslere bu şekil beleş hayali kurarken gelen akaryakıt zamlarıyla birlikte
bazı illerde 65 yaş üstüne beleş binişin kaldırıldığı ya da kaldırılacağı
söylentileri beni derinden etkiledi. Zaten en büyük korkum bu idi. Vah bana vah.
İlk çıktığında bu endişemi dile getirmiştim zaten. Ben o yaşa gelinceye kadar
kaldırırlar bu hizmeti demiştim. Daha 65'e 5 kala belediyeler bu hizmete yan
çizmeye başladı. Hasılı daha dereyi görmeden paçaları sıvama hayalim hiç
gerçekleşmeden suya düştü. Doğmamış çocuğa biçtiğim don da boşa gitti. Nerede
kaldı hizmet belediyeciliği. Nerede kaldı gönül belediyeciliği. Benim içime sinmeyen,
yaratılış amacıma ters, beleş olmayan bu hizmetsizliği ben ne yapayım.
Üzüntüden ne
yazdığımı bilmiyorum ama merak ettiğim, belediyeler içinde bulundukları borç
batağından 65’lilerden biniş parası alarak mı kurtulacaklar ya da düze
çıkacaklar. Kusura bakmasınlar da onları içine düştükleri borç batağından
hayatını beleş üzere kuran ben bile kurtaramam. Varsınlar başka yol arasınlar. Esirgemesinler
ahir ömrümde benden şu beleş hizmeti.
Ezcümle 65’ine
varmadan ve en bu hizmetten bir kez bile faydalanmadan bu hizmet sekteye
uğratılırsa bilsinler ki bu beni götürür. Giderken de gözüm açık gider.
Ölümümden de bu hizmeti kaldıran, kaldırmaya teşebbüs eden belediyeler
sorumludur. Öldükten sonra da ölüm nedenimi belirlemek için boşu boşuna adli
tıpa götürüp kafamı, gözümü yardırmayın. Öldüğümü duyan doktor beni incelemeden
“Beleşçiliğin kurbanı. Ölümünden, beleş binişi kaldıran belediyeler sorumludur”
yazsın ölüm raporuma.
Cenazeme de bu
hizmeti sona erdirmeye çalışan belediyelerin hiçbir personeli katılmasın,
salıma da yapışmasınlar. Onlardan tek isteğim, ölümümün ardından cenazeme katılmayı
düşünen 65 yaş üstüne, toplu taşımanın beleş olmasına imkan vermeleri.
Tahmini Enflasyon ve Memura Önerilen Zam *
Hükümet ile yetkili
konfederasyon arasında 2024-2025 yıllarına ait 7.dönem kamu toplu sözleşmesi
görüşmeleri yapılıyor. Çalışma ve Sosyal Bakanı, görüşmelerin 14.gününde
yaklaşık 4,5 milyon memur ve 2,5 milyon emekli memur için hükümetin zam teklifini
açıkladı:
2024 yılı, ilk
6 ay için % 14, ikinci 6 ay için % 9,
2025 yılı ilk 6 ay
için % 6, ikinci 6 ay için % 5
Bu demektir ki memur ve memur emeklisine 2024 yılı için % 23, 2025 yılı için % 11 teklif edilmiş. Adı üzerinde teklif. Karşılıklı görüşmelerde bu oran revize edilir desek, ne kadar yükselir? Olsa olsa 2-3 puan oynar. Teklifi beğenmeyen konfederasyonlar birbiri ardına açıklama yaparak teklifin, beklentilerin altında olduğunu açıklayarak tepki gösterdi. İş bırakacağını söyleyen konfederasyon bile var.
Öyle zannediyorum, taraflar
arasında bir anlaşma olmayacak. Bu iş Kamu Görevlileri Hakem Kuruluna gidecek.
Nihai kararı bu Kurul verecek. Kurul da hükümetin teklifini onaylayıp geçecek. Bugüne
kadar anlaşmazlıklar sonuçlanan tüm toplu sözleşme görüşme kerimin akıbeti böyle
oldu. Çünkü Kamu Görevlileri Hakem Kurulu verdiği görüntüyle hakemlikten ziyade
hükümetin lehine taraftır.
Önerilen bu zam
oranları azdır, çoktur demeyeceğim. İşin parasında değilim. Burada bir
çelişkiye işaret etmek istiyorum. Malumunuz olduğu üzere Merkez Bankasının yeni
yönetimi Temmuz ayının son haftasında 2023, 2024 ve 2025 yıl sonu enflasyon
tahminini güncellemişti.
Buna göre
enflasyon yıl sonu tahmini;
2023'de % 58
2024'de % 33
2025'de de % 15
çıkacak.
Rakamlara boğmak
istemiyorum ama hükümetin zam teklifi, güncellenen enflasyon oranlarının
altında kalıyor. Çünkü 2024 için teklif edilen zam oranı tahmini yıl sonu enflasyonunun
10 puan, 2025’inkinin 4 puan altında. Uygun olan, Merkez Bankasının tahmini rakamının
zam olarak önerilmesiydi. Hükümet bu zam oranını önereceğine, önümüzdeki iki yıl
kemer sıkacağız. Hiç zam vermeyeceğim dese, daha anlaşılır olurdu. Zaten bizim vatandaşımız
kemer sıkmaya alışkın. 7.500 lira alan emeklilerin geçindiğine inanılıyorsa, memur
da halihazırda aldığıyla hayli hayli geçinir. Antrparantez bir kemer sıkma olacaksa,
aynı kemer sıkmayı devletin kurumlarından da beklenir.
Hasılı, Merkez Bankasının
tahmini enflasyon tahmini ile çelişkili olan bu teklif ciddiyetten uzaktır. Memur
ve memur emeklisi ile dalga geçmektir. Vereceğimi seyyanen zamla birlikte verdim.
Önümüzdeki iki yıl başınızın çaresine bakın demektir.
Merak ettiğim bir husus
da kaç yıldır ek bütçenin yapıldığı, yılda bir belirlenen asgari ücretin altı ayda
bir tespit edilmeye başlandığı, yıllık enflasyonun Merkez Bankasının yıllık enflasyon
tahmininin çok üstünde çıktığı, memur zammı enflasyonun altında kaldığı için her
altı ayda bir refah payıyla birlikte memura enflasyon farkının verildiği bu yıllarda,
Merkez Bankasının önümüzdeki iki yılın tahmini tutar mı? Tutmayacağını hepimiz biliyoruz.
Hükümetin vereceği zammın enflasyonun altında kalacağı da gün gibi aşikar. Nasılsa
alıştı hükümet geriye yönelik altı aylık enflasyon farkını vermeye. Verdiğim zam
oranı enflasyonun altında kaldığında nasılsa farkı refah payıyla birlikte alacaksınız
diyor. Bir de memur ve işçiyi enflasyona ezdirmedik, ezdirmeyiz demeleri yok mu?
Bu söylem bile insanımızın aklıyla dalga geçmektir.
Ezcümle altı ay sonrasını kısaca burnunun ucunu göremeyen hükümet, iki yılın zam planlamasını falan yapmasın. Eşit şartlarda yapılmayan bu toplu sözleşme görüşme komedisine de son versin. İşçiyi, memuru ve emeklileri düşünüyorsa, “Bundan sonra maaşlar için iki yıl değil, bir yıl değil, aylık revize yapılacaktır. Her ayın üçünde açıklanan enflasyon oranı kaç ise bir önceki ayın maaşlarına çıkan enflasyon yansıtılır” desin, bu iş bitsin.
*16/08/2023 tarihinde Anadolu'da Bugün gazetesinde Aşır Karye ismiyle yayımlanmıştır.