16 Temmuz 2023 Pazar

Annenin Taksimatı

Bir anne çocukları için sabah kahvaltısına yumurta haşlamış. Yumurtayı gören çocuklar bir sevinmiş bir sevinmiş. Anneciğim, yaşa var ol, bir tanesin. Bizim için kendini heder ediyorsun. Hangi bir anne yapar bu yaptığını. Bulunmaz annesin. Hint kumaşı ne ise sen osun demişler.

Tüm bu tespiti gören anne, benim biricik çocuklarımsınız. Sizin için yaşıyorum. Size yumurta pişirmeyip de kime pişireyim. Size hizmet, sizin karnınızı doyurmak bir nevi ibadettir.

Annelerindeki bu ibadet aşkına çocuklarının gözü dolar. İçleri kıpır kıpır olur.

Bu konuşmanın ardından, anne pişirdiği yumurtaların her birini teker teker çocuklarına verir. Yiyin çocuklar, afiyet olsun der.

Ama çocuklar yemeye başlayamazlar. Çünkü bir gariplik var. Annelerine yumurta kalmamıştır.

Anne, hani sana hani sana demişler.

Anne, evet bana kalmadı. Ama sorun yok. Bunu çözeriz. Yeter ki adaletime güvenin demiş.

Adaletinden ne şüphe anne. Söyle şu çözümünü demişler.

Yavrularım, şimdi her biriniz yumurtasını ortadan ikiye bölsün. Yarısını bana versin. Kardeş payı pardon anne-çocuk payı yapalım demiş.

Çocuklar, yumurtalarını bölerek annelerine vermişler. Kendileri yarım yumurta yerken biricik anneleri kaç yarım yumurtayı tüm tüm midesine indirmiş.

Yarım yumurta ile karnını doyuran çocuklar, yumurtaları tüm tüm götüren annelerine teşekkür etmeyi ihmal etmemişler. Çünkü yumurtayı pişiren odur, masaya servis eden odur, bu hakça paylaşımı yapan odur. Anne kaç tüm yemiş. Yesin o kadar. Helali hoş olsun. Zira hak etti. Anne olmasaydı, çocuklar yarım yumurtayı nereden bulabileceklerdi? O yüzden anneye ne kadar teşekkür etseler, hakkını ödeyemezler.

Herkes afiyetle kahvaltısını yemiş yemeye. Bir kişi hariç hepsi memnun olmuş bu mükellef sofradan. Hanenin yaramazı açmış ağzını, yummuş gözünü. Anne, bu yaptığın taksimi kurt yapmaz. Zira bu taksimatında bir haksızlık var. Senin bu yaptığın dokuz kişiye bir pul, bir kişiye dokuz pul taksimine benziyor demiş. Demiş ama başta annesi olmak üzere diğer kardeşlerinden zırgıcı yemiş. Bu devirde yarım yumurta buldun da bunuyorsun. Annemiz olmasaydı, yarım da yiyemeyecektik. Nankörlük yapma. Bil ki bu taksimatı başkası kıskanıyor. Sen bu kafayı değiştir demişler.

Yaramaz çocuk, bakar ki karşısı çok güçlü. Bu itirazına devam ederse, sair zamanlarda yarım yumurtadan da mahrum kalacak. En iyisi sesimi çıkarmayayım. Porsiyonumu küçülterek hayatıma devam edeyim. Zaten sesimi çıkarırsam, huzur bulamayacağım. Şu kardeşlerim gibi ben de mutlu olayım demiş ve söylediklerinden nedamet duymuş ve koroya katılmış.

Yaramaz da olsa akıllı çocukmuş vesselam. Öyle ya bu devirde böyle anne bulunur mu?

Tilki ve Horozlar Alemi

Demişler ki, şu tilki var ya şu tilki. Harika bir hayvan, kurnaz mı kurnaz. Baksana zeka fışkırıyor.
Nereden belli zekası?
Başkasının bir planı bile yokken bunun 100 planı varmış.
Neymiş onlar? Söyleyin de biz de plan yapalım.
99 tanesini söyleyebilirim.
Neymiş onlar?
Horozu haklamakmış 99'u da. Üstelik bunun için geceleri de mesai yapıyormuş. Bu gece mesaisinden dolayı durmadan çalışıyor, hiç dinlenmiyor diye takdir de alıyormuş. 
Hepsi mi horoz üzerine?
Evet. 
Ya diğeri?
Onu kendisi de bilmiyor. Düz hesap yüze tamamlamış sanırım.
Ama bu 99 plan, plan değil ki. Düpedüz hile.
Tilkinin planı hiledir. Ötesi işlemez. Aklı başkasına basmaz. Ama bu zekasının yanında bayıldığım bir yönü daha var. İnatçıdır. Bugüne kadar 99 planından hiç ödün vermemiş. Vurucu darbesiyle her defasında karnını doyurmuş.
Ya horozlar. Bu planın parçası olmaktan, tilkiye yem olmaktan dolayı kendileri hiç plan yapıp kurtulamıyor muymuş?
Onlar da bunu kanıksamış. Vardır bir hikmeti diyorlarmış. Hayatlarına mal olsa da helal olsun yediğin horozlar diyerek hayranlıklarını gizleyemiyormuş. Yaratılış gayelerinin tilkiye hizmet olduğuna kani olmuşlar. Başka tilki mi var sanki diyorlarmış. Hatta benim ömrümden al, tilkiye ver diyenleri bile varmış.
Vay be!
Bununla da kalmamış tilki. Hakladığı her horoz için son vazifesini de yerine getirmeye başlamış.
Ne yapıyormuş?
Toplu selalarını verdiriyormuş.
Desene tilki de olsa insanlık ölmemiş...
Takip etmeye devam edelim. Belki başka insanlığını da görürüz. 
Başka tilki yok muymuş? Hepsi bir tilki için mi? 
Var başka tilkilerde. 
Onlar ne yapıyormuş? 
Horoz yerine birbirlerini yiyorlarmış. Hasılı ortalık tek tilkiye kalmış. 
Sonra? 
Masal pardon fabl pardon intak burada biter diyeceğim ama her şeye rağmen hayat devam ettiğine göre tilki tilkiliğini, horozlar da horozluğunu yapmaya devam ediyormuş. Yani her iki taraf da hayatından memnunmuş. Alan razı, veren razı. Kime ne?
Not: Adı üzerinde masaldır. Gerçek hayatla ilgisi yoktur. Lütfen başka bir tarafa çekmeyelim. Hayal gücümle masal denemesi yapıyorum. İlgi ve iltifat olursa, bir masal yazarı olmaya adayım. 

Gecenin Sürprizi

Resmi Gazetede yayımlanan karara göre akaryakıtta ÖTV tutarları arttı. ÖTV artışıyla ilgili yapılan açıklama şu şekilde:

"Uluslararası petrol fiyatları ve döviz kurundaki değişimden kaynaklı akaryakıt ürünlerinde meydana gelen maliyet artışının, tüketicinin kullandığı akaryakıt ürünlerine yansımaması ve enflasyonla mücadeleye destek vermek amacıyla ÖTV Kanununa ekli (I) sayılı listedeki malların (akaryakıtlar ve akaryakıt harici petrol ürünleri vb.) maktu ÖTV tutarlarında 2016 yılından itibaren bugüne kadar neredeyse hiç vergi artırımı yapılmamıştır.

Bunun sonucunda benzinde, motorinde ve diğer ürünlerde vergi yükleri %50'leri aşan oranlarda düşmüştür.

Ancak günümüzde, deprem afetleri nedeniyle ortaya çıkan ilave finansman ihtiyacının karşılanması ve Hazine nakit rezervinin güçlü seviyede tutulabilmesi için akaryakıt ve akaryakıt harici petrol ürünlerinin ÖTV tutarlarının Cumhurbaşkanına verilen yetki sınırları içerisinde güncellenmesi ihtiyacı doğmuştur.

Bugün yayımlanan Cumhurbaşkanı Kararı ile akaryakıt ürünlerinden alınan ve yaklaşık 7 yıldır artırılmamış olan maktu ÖTV tutarları; benzinde ve motorinde 5 TL, LPG de 4 TL, diğer ürünlerde de bu ürünlerin ÖTV tutarlarında yapılan artış oranları esas alınarak artış yapılmıştır."

ÖTV artışındaki bu zamma;

Birileri,"oh olsun" diyecek.

Ötekisi, "yandım Allah" diyecek.

Başkası, "gelen zam 5 lira. Çay parası bile değil" diyecek.

Öbürü, artışı görmezden gelecek.

Kiminin çenesi açılacak, "bu daha iyi günlerimiz" diyecek.

Kimisi, Avrupa akaryakıt fiyatlarıyla kıyaslayarak “Biz hala ucuz kullanıyoruz” diyecek.

Diğeri, "beklenen bir şeydi, büyütülecek bir şey değil" diyecek.

Bir başkası, "pahalı ama olsun. Eskiden paranla alamıyordun. Paranı peşin verip yakıtın gelmesi için sıraya giriyorduk. Biz ne günler atlattık" diyecek.

Bir öteki, "ülke asrın depremini atlattı. Elbette olacak bunlar" diyecek.

Bir diğeri, "kontağı kapatma zamanı geldi geçiyor" diyecek.

Bir başkası, "15 Temmuz gecesi öpüldük" diyecek.

Bir felaket tellalı da çıkıp "bununla kalsa iyi. Bu ÖTV güncellemesinden dolayı iğneden ipliğe tüm ürünlere zam gelecek" diyecek.

Bir başkası, "akaryakıttan dolayı zaten KDV alınıyor. ÖTV de neyin nesi? Bir üründen aynı anda iki ayrı vergi kesilir mi" diyecek.

Bir diğeri, "arabası olanlar düşünsün. Benim arabam yok" diyecek.

Yazımı okuma gafletinde bulunan birileri, sen ne yazdığının farkında mısın diyecek. (Derim ki ben ne dediğimin farkında mıyım?) 

Diyecek oğlu diyecek. Kimsenin ağzını büzemezsin ki. Varsın konuşsunlar. Yalnız bu konuşanların içinde en iyisi belki de en mutlusu, gelen zamma gerekçe üretip makul göstermeye çalışanlar, bir de zammı görmezden gelenler. Ötekilerin bol bol çenesi yorulacak. Aslında çok konuşan ve her şeyi eleştirip çenesini yoranlardan da çene vergisi alınsa fena olmaz. Bu vesileyle deprem kaynaklı ilave finansman ihtiyacını karşılaşmasına ve hazinenin nakit ihtiyacını güçlü seviyede tutabilmesine katkı sunmuş olurlar.

Kim ne derse desin ama bilin ki bardağın boş tarafından bakanlardan olmayacağım. Dolu tarafından bakacağım:

Akaryakıttan alınan ÖTV şu miktara çıkarılmıştır denip pompaya yansıtmak varken yazımın başında verdiğim gibi bu güncellemeye niçin ihtiyaç duyulduğunun ayrıntılı bir şekilde izah edilmesi takdire şayan. Bu açıklamayla kendimin adam yerine konduğunu düşündüm ve hiç olmadığım kadar kendimi değerli hissettim. Değerli hissetmeye ise paha biçilmez.

Açıklamanın satır aralarına devam edelim. Uluslararası petrol fiyatlarının yükselmesine ve döviz kurundaki değişikliğe rağmen enflasyonla mücadele adına 2016 yılından beri yani 7 yıldır neredeyse ÖTV artırımı yapılmamış. Zam yapılmayınca, haliyle akaryakıtta yüzde elliyi aşan oranda bir indirimden faydalanma durumu söz konusu. Eleştirelim ama bunu da görelim. Çünkü burada özveri var, tüketiciyi korumak var. Sorarım size, yedi yıldır hangi ürün yerinde saydı? Burada neredeyse zam yapılmayan ÖTV’ye zam geldiğine göre birileri enflasyonla mücadeleye destek vermekten vaz mı geçiliyor sorusunu sorabilir. Boş verin bu tip boş tenekeleri. Aslında bu tür soruyu soranlardan da gereksiz soru vergisi almak lazım.

Devlet vergiyle yaşadığına göre vergilerle hazinesi güçlü bir devletimiz olmayı kim istemez.

Sonra deprem afetlerinin ortaya çıkardığı ilave finansman ihtiyacı karşılanmasın mı? Açıklandığına göre toplanan bu vergi hayırlı bir işte kullanılacak. Burada yine birileri madem bu vergi konacak. Niçin deprem olur olmaz konmadığı da beş ay sonra kondu diyebilir. Bunlara da keyfimin kahyası mısın demenin tam zamanı.

Tüm bu yazdıklarımdan ben ikna oldum. Sizin de ikna olmanızı isterim. Bütçeme dokunacak derseniz, kapatın kontağı. Düşün peşime: Gideceğimiz her yere yürüyerek gidelim. Böylece maliyeti sıfırlamış olursunuz. Sağlık yönünü söylemeye gerek var mı?

Bu arada 00.13'te okunan selalar cenaze selası değildir. Ölmüşüz de haberimiz yokmuş demeyin. Bu selalar 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Gününün yılda bir okunan rutin selasıdır. Hem bu gününüz hem de gecesinde gelen bu ÖTV sürprizi hayırlı olsun. Bir de yeni sürprizlere hazırlıklı olun.