10 Mayıs 2023 Çarşamba

Dili Tesettüre Girmemiş Bir Tesettürlü

Küfür, küfürlü konuşmak yadırgansa da bu toplumda küfür bir vakıa. Kimi sinirlenince gerçek kimliği ortaya çıkar. İçinde gizlediği ne varsa, karşı tarafa boşaltır kimi de küfürbazlığı meslek edinmiştir. Sözlerine küfürle başlar, küfürle devam eder, küfürle bitirir. Ortamdakilerden tepki de gelmeyince hatta övgü alınca küfrüne devam eder.

Toplumda gördüğümüz küfürler genellikle erkeklerden sadır olur. Kadınlar bu konuda daha hassas iseler de içlerinde erkekleri aratmayanlar çıkıyor. İşte onlardan biri.

Sabah evden çıktım. İstasyon, Feridiye Karakolu, Anıt'tan, Yeni Larende Caddesi boyunca yürüyorum. Menzilim Mevlana Kültür Merkezi.

Karatay Belediyesini soluma alıp kendi halimde yürümeye devam ederken karşımda, giyimi kuşamı tepeden tırnağa tesettürlü, siyah gözlüklü, telefonu kulağında yüksek sesle konuşan bir kadın yürüyerek geliyordu. Ağzından çıkan küfürle irkildim. Telefondakine mi küfrediyor derken, az önce karşımdan beni sollayıp geçen bir erkeğe küfrettiğini anladım. Çünkü küfrü duyan erkek yönünü dönüp onu beklemeye koyuldu. Zaten ondan başka kimsecikler yoktu orada. Yaş durumlarına bakarsak, küfrettiği erkek olsa olsa kocası olur.

Haydi söyleyiver şu küfrü dediğinizi duyar gibiyim. Haklısınız. Nasıl söyleyeceğimi de edebim el vermiyor. O yüzden top çeviriyorum.

Nasıl söyler, bunu buraya nasıl yazarım bilmiyorum. Bir an için kem söz sahibine ait deyip unutayım dedim. Unutmak ne mümkün. Maalesef en kötü yönüm unutmamak. Tam yazmaya yelteniyorum, bir insana duyduğu her şeyi aktarması günah olarak yeter sözü aklıma geliyor. 

Karşımda olsanız, çaylarımızı yudumlarken aklınıza gelen her türlü küfrü söyleyin, bu kadının küfrünü bulabilecek misiniz derim. Ama yalnızım. Hoş bir ordu karşımda olsa onlara bugüne kadar duyduğunuz her türlü küfrü şu kağıtlara yazın, bana verin desem, yazılan küfürler içinde bu kadının yaptığı küfrün yanına yaklaşamaz. Çünkü bugüne kadar öyle orijinal küfürler duydum ama böylesi küfrü ne işittim ne okudum. Olsa olsa kişiye özgü nevi şahsına münhasır bir küfür olur.

Küfreden kadını ve küfrü yiyen erkeği tanımıyorum. Tesettürlü kadının ağzından çıkanı yazmaya edebim el vermese de toplumun ahlaki seviyesinin geldiği noktayı görmemiz bakımından maalesef bu cümleyi buraya alacağım: “Orospunun a...dan çıkana bak”. Evet, çok da yaşlı olmayan otuz yaşlarındaki kadının sarf ettiği küfür bu. Duyduğum küfürle nutkum tutulunca, sonraki küfürleri duymadım bile. Yazarken utandım. Kusura bakmayın. Ben gün görmedik bu tür bir küfrü ilk defa duysam da küfürle beraber erkek durduğuna göre belli ki bu küfrü hanımından daha önce de duymuş olmalı.

Vücudu tesettürlü ama bu tesettürün t’si dahi diline yansımamış, kaporta Müslümanı bu küfürbaz kadın; evlerden, çevrenizden ırak olsun. Böylesini düşmanınıza dahi vermesin. Ne böylesi kızımız ne gelinimiz ne de eşimiz olsun. Allah kimseyi dilinde fermuar olmayan, edep, haya nedir bilmeyen bu kadınla aynı havayı teneffüs ettirmek zorunda bırakmasın. Bu kocaya da Allah sabırlar ve tahammül gücü versin. Allah kimseyi böylesi ile imtihan etmesin.

Birileri Kazanamazsa

Rakibi yorgun, bitkin ve yıpranmış olmasına rağmen irileri kazanamazsa niçin kazanamamış olur?

Doğu toplumunun istediği karizma lider olmamasından, 

Akıllı ortaklar edinmediğinden, 

Kendisini tam ifade edememekten, 

Çoğunluğu ikna edememesinden, 

Yamalı bohça görüntüsü vermekten, 

Birlikte yola çıktıklarını akşam sabah pot kırmasından, bir türlü ağızlarına fermuar koymamasından,

Zihniyeti öcü gösterildiğinden, çoğunluğun buna inanmasından, 

Devamı saydığı geçmişiyle yüzleşemediğinden, 

Etrafını, çevresini ne kadar dönüştürmeye çalışsa dahi arkasından gidenlerden bazılarının gençlerinden kurtulmak istemediği görüntüsü verdiğinden, 

Çoğunluğa güven veremediğinden, 

Ortaklarının dereyi görmeden paçayı sıvamasından,

Ortaklarının birlik görüntüsü vermemesinden, 

Çoğunluğun değerlerine yabancı olmasından, 

Ne kadar özen gösterse de pot kırmaktan geri kalmadığından, 

Hazır cevap olamamasından,

Kaç defa kaybetmesine rağmen yeniden karşısına çıkmaktan,

Kazanacağı adayları varken kendisini öne sürmesinden,

Bol keseden atmasından,

Acı gerçekleri ifade etmeyi ve gündemde tutmayı becerememesinden...

8 Mayıs 2023 Pazartesi

Meydan Kimlere Emanet?

Efendim! Biliyorsun, bizler ülke yönetimine talibiz. Bizimle ilgili neyiz, ne değiliz hakkında bir şey söyleyebilir misin?

Şaşkınlığıma verin. Sizi böyle bir arada görmek şaşırttı beni. Nasıl bir araya geldiniz böyle? Halbuki aynı kazana atılsanız kaynamazdınız. Her ne ise sevindirici bir durum. 

Oldu bir kere. Sadede gelirsek.

Bana laf düşmez ama ağzı olanın konuştuğu bugünlerde kambersiz düğün olmaz misali birkaç kelam etmek isterim. 

Lütfen!

Baştan söyleyeyim. Her biriniz bu iş için seçilmiş biçilmiş kaftan değilsiniz. Bu açıdan kendinizi dev aynasında görmeyiniz. Vazgeçilmez hiç değilsiniz. Bu millete dayatılmış kişilersiniz.

Görüyorum ki çoğunuzun yaşı geçmiş. Kenara çekilip tecrübelerinizden başkası faydalanması gerek. Torun sevme zamanınız sizin. Buna rağmen hala biz varız, bizden sonrası Tufan demeye çalışıyorsunuz.

Unutmayın ki ağır ve hantal çalışan, çalışanı ve çalışmayanı ayırt etmeyen devlet bile en çok 65'ine kadar kendisinde iş veriyor. Verimli olsa da olmasa da 65'ini dolduranı ıskartaya çıkarıyor. Siz ise bürokraside izin verilmeyen yaşta ülke daha doğrusu devlet yönetimine talipsiniz. 

Ne demek istiyorsun?

Demem şudur ki yaşınız yetmiş, işiniz bitmiş. Sizin bu yaşınızla ülkeye verebileceğiniz bir şey yok. Ülkenin gelişimine bir katkınız olmadığı gibi gelişimin önündeki en büyük engelsiniz. Her biriniz millete rağmen millete dayatılmış kişilersiniz. Bunu siz de adınız gibi biliyorsunuz.

Efendim, tüm bunları biliyoruz. Yine böyle acı konuşmasanız iyiydi. Kötüyüz kötü olmaya. Biz sizden kötünün iyisi hangimiziz onu öğrenmeye geldik.

Sen, yıllar oldu bu işe gireli. Çeyrek asra yakın bir zamandır baştasın. Hala da başta durmaya çalışıyorsun. Yeter deyip bayrağı bırakma gibi bir düşüncen yok. Kararında ve kıvamında bıraksaydın, yıpranmadığın gibi efsane olacaktın. Halihazırda durumun yıpranmanın ötesinde bir kokuşmuşluk hali.

Sana gelince, haydi diyelim ki bu hep kazanıyor, kazandığı için çekip gitmiyor. Sana ne oluyor ki hep kaybetmene rağmen piyasadan çekilip gitmediğin gibi yerini kimseye de bırakmıyorsun. Rakip gibi göründüğüne bakma. Aslında kendine ve sana umut bağlayanlara değil, rakibine çalışıyorsun.

Sana gelelim. Ne yaptığını kendimin dahi bildiğini sanmıyorum. Kah kapıyı çarpıp gidiyorsun, zehir zemberek konuşuyorsun, sonra geri dönüp geliyorsun. Bu alan bunu götürmez. Çıktığın yolda, küstüm, oynamıyorum demen seni bitirir.

Siz iki zıt kutupta hamaset siyaseti yaparak birbirinizden besleniyor ve ayakta duruyorsunuz. Irk üzerinden besleniyorsunuz, birbirinizi taşıyorsunuz durmadan. Ülkeye ve destekçilerinize verebileceğiniz bir şey yok. Hep kendinize çalışıyorsunuz.

Siz irapta mahalli ve siyasette bir ağırlığı olmayanlara gelince, demokrasi şöleni içinde kalabalık ediyorsunuz sadece. Başka da yaptığınız bir şey yok...