5 Mart 2023 Pazar

Uzak Durulması Gereken Tipler

Kovuculuk veya koğuculuk yapan,

Muhbirlik ve jurnalcilik yapan, 

Yüze gülüp arkadan vuran, 

Yaralı parmağa işemeyen, 

Her devirde işini çıkaran, her devrin adamı olan,

Senin yanında seninle, başkasının yanında başkasıyla olan,

Koruyup kollama adına hep savunan, 

Suç bastırmak amacıyla sesini yükselten, 

Karşı çıkma adına her şeye karşı daima saldırıya geçen, 

Doğruyu içine atıp dışa renk vermeyen, 

Kendine Müslüman olan, 

Çağı okuyamayan ve zamanın ruhuna uygun hareket edemeyen, 

Olgularla değil, algılarla yaşayan, 

Sevdiklerinin gözündeki çöpü görmeyip başkasındaki merteği gören ve arayan,

Sinsi olan, 

Kinci olan, 

Hep geçmişte yaşayıp günümüze gelmeyen, 

Makul eleştiriye dahi gelmeyen, 

Gerçekleri görmek istemeyen,

Önyargılı olan,

Aklını başkasına kira veren,

Bir zihniyetin trolü olan,

Kişiliğini başkasının kimliğinde bulan,

Hep gerekçe ve bahane üreten,

Kamu malını har vurup harman savuran,

Gücünü yaslandıklarından alan,

Laf getirip götürerek insanların arasını açan...

Ne Ayak Olabildim Ne de Baş

Dediler bana kırılan masanın bir ayağı kırıldı. Gel onun yerine sen ayak ol.

Dedim, ayak olmak için mi geldim ben bu dünyaya? Baş olmak varken ayak olmak neyime?

Sonra niye ayak olmamı istiyorlar? Başkası üzerime binecek. Onları ben taşıyacağım. Başkası emir verecek, ben onu yerine getireceğim. Başkası yemek yemek veya başka bir niyetle masaya oturacak. Masanın üzerine onca nevale konacak. Bu kadar ağırlığı ayak olarak çekmek zaten sıkıntı iken bir de yemek yiyen ellerini masaya koyacak. Bu demektir ki ikinci bir yük. Koltuğa otururken ayağını masanın altına uzatacak. Pis ayakkabısıyla bana dokunacak. Yediği kırıntıları da aşağıya yani ayağımın ucuna dökecek. O yiyecek, ben onun yükünü taşıyacağım. O keyif atacak, ben onun kahrını çekeceğim. Bir de sofra Halil İbrahim sofrası olacağına göre masaya oturanın sayısı da belli olmaz. Birileri yiyecek, içecek. Ben masanın altında daş kökü yiyeceğim. Yok öyle yağma. Hasılı ayak olamam. Kim olursa olsun. 

Bir şey olacaksam ayak değil, baş olurum. Bir başına, başıma buyruk olurum. Emir almam, emir veririm. Masanın en mutena köşesinde otururum. Yediğim önümde, yemediğim arkamda kalır. 

*

Duydum ki bir masanın ayağı olan biri, masadan ayrılarak masayı beş ayaklı bırakmış. Yine duydum ki o kişi bir baş arıyormuş. Ben ne güne duruyorum burada derken, televizyonda konuşan birisine gel başımız ol demiş. Ayağıma kadar gelen bu başı kaçırmama üzüldüm mü, üzüldüm. Baş olamayacağıma mı üzüleyim, zamanında televizyonların tartışma programına çıkmadığıma mı? Nereden bilebilirdim bu başın TV ekranından seçileceğini? Bileydim, ben de çıkar konuşurdum. Hatta konuşurken kimseye lafı vermezdim. Kimse de ağzımdan lafı alamazdı. Hep ben konuşurdum. Ki o yeteneği görüyorum kendimde. Konuşa konuşa, ekranlara çıka çıka bilmediklerimi de öğrenirdim. Halkı da bir güzel aydınlatırdım. Hasılı kaçırdım ayağıma kadar gelen bu treni.

Baş ol denen kimseye gelince, akıllı adammış vesselam. Biliyormuş demek ki baş olmanın yolunun ekranlardan geçtiğini. Göstermeliyim kendimi demiş. O yüzden atmış kendini ekranlara. Ama hakkını da verdi kaç yıldır. Hukukçu olmasına bakmayın. Ekranlara çıka çıka asli mesleğinin yanında ekonomist de oldu. Devletin nasıl yönetileceğini de iyi biliyor. Her alanda bir bilgi ve birikimi var. Yemedi, içmedi, ekranlara çıkmadan önce konusuna hazırlandı. Geldiği nokta itibariyle hemen her konuda çözüm önerileri var.

Hasılı ekranların tanıdık simasının tek sermayesi, konuşmasıyla baş olmaya doğru gidiyor. Bileydim, yazacağıma ben de konuşurdum. Ama iş işten geçti. Olan da bana oldu.

Bu aşamadan sonra her akşam konuşmasıyla evlerimize misafir olan baş adayı baş olmayı hak etti. Bükemediğim eli öpmek düşer bana.

Ama şunu da söylemeden edemeyeceğim. İlgili kişi cumhurbaşkanı olsa bile ekranları bırakmaz. Tartışma programlarına katılmaya yine devam eder. Bir kanalda yaptığı tartışmalar tüm diğer kanallarda canlı verilir. Yağmurdan kaçarken doluya tutulma riski var.

Kural dışına çıkmaz. Bir şeyi kitabına uydurmaz. Mevzuat ne diyorsa, onu uygular. Kanun, kural tanımazların çekeceği var.

Her konuda bilgi sahibi olduğu için her şeye karışır. Buna da yabancı değiliz diyorsanız, buyurun hayırlı olsun.

4 Mart 2023 Cumartesi

Ne Ayak!

Eve bir masa lazım oldu. Hayat pahalılığını buldu ama mecburen alacağım.

Girdim bir mağazaya. Göster masa çeşitlerini dedim. Bir sürü masa gösterdi tezgahtar ama masaların hepsinin altı ayağı vardı.

Dedim bunların dörtlüsü yok mu? Benim bildiğim bir masanın dört ayağı olur. Altı ayak da nereden çıktı dedim.

Haklısınız efendim ama yeni moda altı ayaklı masa dedi. Yahu moda diye eski köye yeni adet getirmeyin. Sonra benim modayla işim olmaz. Sen bana 4 ayaklı bir masa göster dedim.

Efendim, elimizde yok maalesef dedi. Ama altı ayaklı masa hem moda hem de daha sağlam olur. Çünkü yere ne kadar ayak basarsa, masa o kadar sağlam olur. Gelin inat etmeyin. Üstelik dört ayaklı masa fiyatına dedi. Bunu düşünmem lazım. Yarın gelirim deyip çıktım.

Evde istişare yaptım. Madem dört ayaklısı yoksa varsın altı ayaklı olsun. Üstelik daha sağlam olurmuş. Bir de dört ayak fiyatınaymış. Altı ayak bize garip gelirse, gerekirse iki ayağını çıkarırız. Böylece masamız dört ayaklı olur dedik ve altı ayaklı masayı almaya gittim.

Gittim ama benim altı ayaklı masanın yerinde yeller esiyor. Mağaza sahibine, dünkü altı ayaktan bir masa alacağım mecburen. Hani nerede dedim.

Adam dedi ki maalesef elimizde altı ayaklı masa yok dedi. Şaşırdım. Üstüme iyilik sağlık. Bana ayak yapmayın, bu ne ayak. Daha dün altı ayaklı değil miydi bana pazarladığın dedim. Adam dedi ki evet öyleydi ama o moda dünde kaldı. Elimizde kalmadı dedi. Dünden bugüne ne ara o kadar müşteri geldi de hepsi kapışıldı? Sonra herkesin masaya mı ihtiyacı varmış dedim.

Bugün beş ayaklı masa moda. O yüzden tüm altı ayaklı masaların bir ayağını çıkarıp attık dedi.

Hayret bir şey. Sizin moda dediğiniz günlük değişiyor mu böyle dedim. Evet efendim. Hızına biz de yetişemiyoruz dedi.

Mübarek, altı olmaz derken eh dedim. Şimdi de tutturmuşsunuz beş ayaklı masa. Tamam anladım da beş ayaklı masa nasıl olacak? Nasıl ayakta duracak? Çünkü beş ayak demek tek ayak üzerinde durmak gibidir. Üzerine yaslandığın zaman hatta elini koyduğun zaman yıkılmayacak mı? Bu durumda nerede kaldı bu masanın sağlamlığı. Madem iki ayak birden çıkarsaydınız da masa dört ayaklı olsaydı dedim. Düşüneceğim deyip çıktım dükkandan.

Düşüneceğim düşünmesine de. Yarın beş ayağa razı olup almaya varsam, masanın kaç ayağının kalacağından emin değilim.