26 Ocak 2023 Perşembe

Uzak Durulması Gereken Tipler

Kendiyle kavgalı olandan, 

Kavgasını dışa vurandan, 

Yaptıklarıyla terör estirenden, 

Empati yapmayandan, 

İnsan onurunu düşünmeyenden, 

Dokuz aydan önce doğmuş sabırsız olanlardan, 

Her işe burnunu sokan ve her şeye maydanoz olandan, 

Bakışları, hal ve hareketleriyle ezerek egosunu tatmin etmeye çalışandan, 

İnsanların hal ve hareketlerinden, kendisine yapılan bir tavır olup olmadığı anlamı çıkarandan, 

Laf taşıyandan, laf getirip götürenden; makam ve mevkiinde dedikodu yapandan, 

Kendisini mükemmel görenden, 

Kibir budalası olandan, 

Kendisinden başka herkesi yatar görenden, 

Kinciden, 

İnatçıdan, 

Başına buyruk olandan, 

Gücünü koltuğundan alandan, 

Ne oldum budalasından,

Yüz ağartmayan yaptıklarını söyleyenden nefret edenden,

Dediği aynı anda olmadığında elinden oyuncağı alınmış gibi ortalığı velveleye verenden,

Geldiği yere birilerinin sırtına basarak gelenden,

Altını her halükarda ezmeye çalışandan,

Yeri ve göğü ben yarattım görüntüsü verenden,

Bardağa dolu tarafından değil, hep boş tarafından bakandan,

Kendisiyle yalnız kalamayandan,

Yaşına, başına ve makamına rağmen büyüyemeyenden,

Herkesi çivi, kendisini çekiç görenden, 

Her şey olup adam olmayandan... 

Bahtsız Bedevi (2)

Tayinim çıkıp başka bir ile geldim. Beni borsaya girdirenler, olmayacak böyle, yükselmeyecek deyip borsadan çıkmışlar. Sen de çık dediler. Hani çıkmayacaktık. Ben sözümdeyim dedim ise de yıllık vergi kesiyorlar dedi arkadaş. İyi o zaman sat, gönder dedim. 9 lot olmuş benim hisse bölüne bölüne. (Bu arada lot ve hisseyi karıştırıyor olabilirim. Zira lot nedir hisse nedir bilmiyorum.) 90 lira kadar para yatırmış arkadaş. Enflasyonlu hayatta paranın değeri düşse de kaç yıl sonrasında TL cinsinden aldığım üç lotun, dokuz lotu yine aynı para olarak elime geçti.

Aradan 25’den fazla  yıl geçti. Geçen gün çocuklara şu Tüpraş hisseleri nerelerde bir bakın dedim. Bir 360 bin telaffuz ettiler. Lotu mu, hissesi mi bilmem. İçimden, çocuklara kalacak yatırımlık bir para olmuş dedim ama geçen geçti. Zira elimde ne hisse vardı ne de lot. Ama bir borsa tecrübem olduğunu bilin.

—Nasip değilmiş demek ki.

—Orası öyle ama gördüğün gibi elimle tepmişim serveti. Bir de altın maceramı anlatayım istersen.

—Lütfen.

—Dişimden tırnağımdan artırdığımı altına çevirip atarım. Biriksin de bir ev alayım diye. Aslında vardı küçük ve eski bir evim. 6 kişi sığdığımız bu ev küçük dendi. Kiraya çıktım. Üç kişi kalmamıza rağmen ev bize yeter derken baktım, ev bize hala küçük. O zaman ben de satarım dedim. Ev fiyatlarının durgun olduğu zamanda evi ederinden aşağıya verdim. Birkaç eve baktım. Eldeki olanla birlikte bir 100 bin borçlanmam gerek. Altın da günlük yükseliyor, her gün bir önceki günün rekorunu kırıyor. 550’yi bulacak diyorlar. Zaten uygun ev de yok. Evi baharın alayım, parayı da altına yatırayım. Bakarsın, borç almadan eldeki olanla ev alabilirim dedim. Eski evden gelen 195 bin liraya 536 liradan altın aldım. Aldığım gün damat bakan istifa etti. Mübarek, benim altın almamı bekliyormuş. Zirvedeyken aldığım altın 380 liraya kadar düştü. Bir iki sene de böyle devam etti. Benim ev de hayal oldu, para da eridi.

Altın 650’ye kadar çıktı ama konut fiyatları fırladı. Bugün, yarın derken yeni sıfır ev almaktan vazgeçtim. Otuz yıldır şu ya da bu şekilde biriktirdiğim para ile 30 yıllık bir ev alabildim. Bu evi alırken de direkten döndüm. Çünkü ertesi günü devalüasyon oldu. Altın ve döviz uçtu uçmaya ama ev fiyatları da uçtu. Çünkü ben ev aldıktan sonra kimi tapudan dönerek ev satmaktan vazgeçti kimi de fiyat yükseltti. Hasılı bir gün öncesinde ipten döndüm. Şimdi elimde bu otuz yıllık ev de olmayacaktı.

—Amma da bahtsız bedevi imişsin.

— Hem de ne bahtsız deve. Daha ben de böyle ne hikayeler var, bir bilsen. Ne zaman ne aldıysam, hep zirvede aldım. Satarken dipten bozdurdum.

—Başka?

—Biri sıkışmış. Para istedi benden. Altın var dedimse de altına pek yanaşmadı. Dedim, istersen TL olarak ver, hatta verme. İşin görülsün dedim. İstediği 70 bini vermek için yanlış hatırlamıyorsam, 260 liradan 259 gram altın bozdurup verdim. 10 ayda ödeyecekti. Sağ olsun, 3 sene de harçlık verir gibi TL olarak ödedi. Ödeyip bittiği zaman altının gramı 500’ler civarındaydı.

—Başka?

—Bende hikaye çok. Yeter bu kadar. Ne bahtsızım diyenlere bunları anlat da bizden beteri varmış diye moral bulsunlar. Gördüğün gibi hala ayaktayım. Allah başka keder vermesin.

Bahtsız Bedevi (1)

—Efendim, bazı insanlar zaman zaman benim hiç şansım yok. Nerede olumsuz bir durum ortaya çıkarsa hep beni bulur şeklinde dert yanar durur. Ne kadar da moral vermeye çalışsak da yok yok, bahtım kapalı derler ve onları ikna edemiyoruz. Ne önerirsin bu konuda?

—Beni söyle. 

—Ne alaka?

—Alakası, beterin beterini görünce “Ben daha iyiymişim” der ve durumuna şükreder.

—Sende ne var ki?

—Dinle o zaman.

—Dinliyorum.

—Bir yemekte kıl veya taş çıkacaksa bana çıkar. Bugüne kadar beni hiç es geçmedi. Üniversitede okurken son parama yemek yiyeyim dedim. Baktım herkes tuz atıyor. Hiç alışkanlığım olmadığı halde bir tuz da ben atayım dedim. Sen misin bunu yapan. Tuzun kapağı açıkmış. Yemeğin üzerine bir eğdim. Tuzluğun içinde ne kadar tuz varsa yemeğimin üzerine döküldü. Yemeğin tuzlu yemek olmasına üzülürken içine düştüğüm bu duruma etrafındakilerin gülmesi beni daha da üzdü. Ne bilsinler son yemek param olduğunu. Hasılı yemek yönünden de hiç şansım yok.

—Hepsi bu kadar mı? 

—Para yönden zaten bahtım kapalı. Bu yüzden yatırım yapmak isteyenler beni iyi takip etsin. Yapacakları tek şey, ben neye yatırım yapıyorsam, elindeki ve avucundakini satıp o alandan çıkmaktır. Yani ben altına yönelmişsem, altından çıkacaksın, borsaya girmişsem, borsadan çıkacaksın. Döviz hakeza. Bu verdiğim örneklere kulak veren ihya olur. Zira karşınızda 60 yıllık tecrübe var. Bu tecrübenin benimle gitmesini istemiyorum. 

—Bu verdiğin örnekleri biraz açar mısın? 

—Efendim, birilerinin teşvik ve dayatmasıyla, bir başkasının üzerinden 2000 öncesi birinden borç alarak Tüpraş’tan üç hisse aldım. Arkadaşların anlattığına göre çok yükselecekmiş. Otuz küsur liradan aldığımız bu hisseler bugünden yarına bozdurulmayacak, yatırım amaçlı olacak. Bu kazanç çocuklarımıza kalacak. Yani yok kabul edeceğiz. Caiz mi demiştim. Fetvayı da bulmuşlar. Bizim hisseler yükselmediği gibi 9 liraya kadar indi.

Çay ocaklarında borsacılar belli oluyordu. Ne zaman yükselecek diye bekleyip duruyorlar. Onlara, kardeş, bugüne kadar para yönden iyi değilim. Maalesef borsada benim de hissem var. Ben burada durduğum müddetçe bu borsa yükselmez dedim. O zaman çık dediler. Çıkmam dedim. (Devam edecek)