18 Ocak 2023 Çarşamba

Seçme Fıkralar (1)

2002-2005 yılları arasında Adana’da görev yaparken ilgi alanıma giren konulardan biri de duyduğum ve okuduğum fıkraları yazıya geçirmekti. Tek parmak klavye maharetimle yazar, dururdum. Nicedir taslağında duruyor bu fıkralar. Zaman zaman yazacağım konuya uygun düşerse, aklıma geldikçe bu fıkraları da kullanıyorum. Kullanırken kopyala-yapıştır yapamıyorum. Çünkü zamanında yazarken çok kötü yazmışım. Yazım ve imla hatalarının yanında o günün şartlarında kullandığım ifadeleri de çoğu zaman yeniliyorum. Bu yüzden bir zaman emek sarf ederek yazdığım fıkraları sil baştan yeniden yazıyorum. Fıkra, yerinde ve zamanında bir konuya binaen anlatılsa cuk oturur. Durduk yerde anlatılan fıkraya ise dam başında saksağan, vur beline kazmayı türünden garip karşılanır. Belki de bir yerlerden okuduğunuz bu fıkraları biliyor olsanız da derleyip düzenlediği bu fıkra koleksiyonumu sizinle paylaşmak isterim. Hayatımızın bir parçası ne de olsa.

Geriye Kalan 36 Gün

Çin’de iki şehrin arasına tren hattı döşemek için mühendisler fizibilite çalışması yaparken kalabalığı gören köylüler, merak edip mühendislerin yanına gelirler ve aralarında şu diyalog geçer:

— Ne yapıyorsunuz burada?

—Tren yolu yapılacak. Onun çalışmasını yapıyoruz.

—Ne işe yarayacak bu tren yolu?

—Hayatınız kolaylaşacak, falan şehre gidip gelmek için artık ulaşım sorununuz kalmayacak. Size talih kuşu kondu.

—Nasıl?

—Efendim siz o şehre 40 günde gidip gelmiyor muydunuz?

—Evet.

—Bundan sonra bu tren sayesinde o şehre 4 günde gidip geleceksiniz.

Mühendisin bu açıklamasından sonra kendi aralarında bir müddet konuşan köylüler mühendise:

—İyi de geriye kalan 36 günde biz ne iş yapacağız o zaman, derler.

Öbürü Kim?

Mevcudu 46 ve tümü kızlardan müteşekkil lise son sınıfların dersine girdim. Öğrencilerle selamlaştıktan sonra işleyeceğim konuyu deftere yazmak için kürsüye oturdum. Deftere yazarken öğrencilerden biri, “Hocam!" dedi. Başımı kaldırmadan, kim olduğunu bilmeden buyur kızım dedim. Öğrenci," Bizim sınıfta iki tane geri zekalı var." dedi. 

Yine hiç istifimi bozmadan, öbürü kim, kızım, dedim. 

Sözün muhatabı ne yaptı bilmiyorum ama tüm sınıf güldü. Bir kişi hariç. O da o kız olmalı. 

Güzel ve Hikmetli Sözler (20)

375.Bir yıl sonrasıysa düşündüğün, tohum ek;

Ağaç dik, on yıl sonrasıysa tasarladığın.

Ama düşünüyorsan yüz yıl ötesini,

Halkı eğit o zaman.

Bir kez tohum ekersen, bir kez ürün alırsın.

Yüz kez olur bu ürün, eğitirsen toplumu.

Birine bir balık verirsen, doyar bir defa.

Balık tutmayı öğret, doysun ömrü boyunca. KUAN TZA
376.Niceleri geldi, neler istediler;

Sonunda dünyayı bırakıp gittiler

Sen hiç gitmeyecek gibisin değil mi?

O gidenler de hep senin gibiydiler... Ömer Hayyam

 377.Bir saatliğine mutlu olacaksanız, şekerleme yapın.

Bir günlüğüne mutlu olacaksanız, balık avlamaya gidin.

Bir aylığına mutlu olacaksanız, evlenin.

Bir yıllığına mutlu olacaksanız, bir servete konun.

Tüm yaşam boyunca mutlu olacaksanız, işinizi sevin... (Çin Atasözü)

378. Buluş, başkalarıyla aynı şeye bakıp, farklı düşünenler tarafından yapılır. A.S.Gyorgyi

379. Ölmek felaket değildir. Öldükten sonra, başına gelecekleri bilmemek felakettir. İ.Rabbani

380. İnsan için çalışmaktan, çalıştıkça güven kazanmaktan daha huzur verici bir şey yoktur (Dostoyevski). 09.102006

Güzel ve Hikmetli Sözler (19)

353.Kuvvetine güvenenler, korkutma küçüklüğünde bulunmazlar. II. Abdülhamit

354.İnsanın yetenekleri yeraltındaki su gibidir. Ondan faydalanılması için toprağın kazılmasına ihtiyaç vardır. İsfahani

355.Nasihat, dünyanın en pahalı hazineleri kadar kıymetli olduğu halde ekseriya pek ucuza satılır. Hz.Ali

356.Bir sözü söyleyeceğin zaman düşün ve söylediğin zaman mesul olacaksan söyle. Aksi halde sus. Gazali

357.Yaşamak çoğu kimse için yiyip içerek ölümü beklemektir. C. Şehabettin

358.Dünya ve ahiret, ortak iki zevce gibidir. Birisini ne kadar hoşnut edersen, öbürünü o kadar kızdırırsın. Mevlana

359.Ben, bilmediğimi bildiğim için diğer insanlardan farklıyım. Sokrat

360. Doğru söz, kimin ağzından çıkarsa çıksın, kabul et.

361. Ahmak olanlar, hiddet halini cesaret, dik başlılığı metanet, gururu yükseklik, gevezeliği güzel konuşma, edepsizliği meziyet zannederler.

362.Anlayışsız insana anlatacağım diye çalışmak, mezar taşı ile uğraşmaktır.

363.İnsan, hayatında kalp kazanmalıdır. Çünkü halkın rızası Hâlık'ın rızasına sebep olur.

364.En son dua dil ile değil, el ile yapılandır.

365. Kötü fikirli ve hasetçi kimseler, hep ayıp ve hatanı araştırırlar. Akıllı ol, onların diline düşme.

366.İnsanın sözü, fazilet ve olgunluğunun delili; fikir ve kalbinin tercümanıdır.

367.Sözün güzelliği, avamın anlayacağı, havassın zevk alacağı gibi olmasıdır.

368.İlmin başı, cehaletini itiraf etmektir. Sonu da aczini.

369.Dostun iyisi  -faydasından geçtik- insana zararı dokunmayandır.

370.Bir hatayı, yalanla örtmeye çalışmak, lekeyi delerek yok etmeye benzer.

371.Dostluğun ilk şartı yük olmamaktır.

372.Yemine bakıp insana inanılmaz, insana bakıp yeminine inanılır. Aiskhylos

373.Çok yazmak, çabuk yazmak hiç de önemli değildir. Dünya, "nasıl" yazdığınıza değil, "ne" yazdığınıza bakar. G.Henry Lewes
374. Eğer insanların işine karışmazsam, onlar kendi başlarının çaresine bakarlar.

Eğer insanlara hükmetmezsem, onlar kendilerini idare ederler.

Eğer insanlara öğüt vermezsem, onlar kendilerini geliştirirler.

Eğer insanları zorlamazsam, onlar kendi kendileri olurlar. LAO-TSZE

Not: 360-371.Mehmet Tevfik Bey'in "SAADET-İ ÂİLE"adlı eserinden alınmıştır.