16 Kasım 2022 Çarşamba

Bamyanın Faydaları *

Bugünlerde yazı yazma şevkim pek kalmadı. Gündemi zaten nicedir takip etmiyorum. Yazdığım her yazı bir tarafa çekiliyor, birileri nem kapıyor. Kendi kendime, ne yazsam ucu kimseye dokunmaz, fincancı katırlarını ürkütmem dedim ve aklıma bamyanın fazileti geldi. Hah dedim, buna kimse bir şey demez. Böylece bayram seyran ve Konya düğünlerinin vazgeçilmez menüsü bamyanın faydalarını da öğrenmiş olurum. Bamyaya dair tek bildiğim, sıcak içilmesi, boşta bulunan kimselerin ağzını yakması. Sizler için “haberturk.com” sitesinden derledim.

“Bamya yaz mevsiminin en besleyici ve lezzetli sebzelerinden biridir. Kalorisi oldukça düşük olması sebebiyle diyet listelerinin de vazgeçilmez yemeklerinden biridir. A vitamini bakımından zengindir. Faydaları:

1.Mide Problemlerini Önler: Bamya suyu emmeye yardımcı olur ve aşırı kolesterol, metabolik toksinler ve aşırı safrayı yakalayıp dışkı yoluyla dışarı atar. İçeriğindeki büyük su yüzdesi kabızlık, gaz, şişkinlik ve mide problemlerini önler.

2.Diyabet Tedavisine Yardımcıdır: Yeterli lif alımının sindirimi artırdığı ve açlık hissini azalttığı gösterilmiştir. Lif yönünden zengin besinler özellikle şeker hastalığı olan hastalar için önerilmektedir.

3.Kalbi Korur: Bamyadaki lif, kötü kolesterol seviyelerini düşürmeye yardımcı olabilir ve bu da kalp sağlığına katkıda bulunur. Bamya gibi yüksek lifli gıdalar da kalp-damar hastalıkları ve felç riskini azaltır. Pektin, bamyadaki önemli liflerden biridir. Bağırsaklardaki safra üretimini değiştirerek kan kolesterol seviyesini düşürür.

4.Kanseri Önlemeye Yardımcıdır: Bamya bir çeşit protein olan lektin içerir. Bir araştırma, bu proteinin meme kanseri hücreleriyle savaşabileceğini, ayrıca kanser hücresi büyümesini % 63 oranında azaltabildiğini göstermiştir.

5.Görmeyi Geliştirir: Bamya; özellikle A vitamini ve beta karoten bakımından zengindir. Bu ikisi mükemmel görüşü destekleyen iki besin maddesidir.

6.Yaşlanmayı Geciktirir: Bamya; içerdiği bol miktarda C vitamini sayesinde ciltte deforme olmuş hücrelerin yenilenmesini destekler. Aynı zamanda ciltte bulunan genç hücrelerin oranını artırarak yaşlanmayı yavaşlatır.

7.Anemi: Kansızlığı olan bir kişi bu sebzenin faydalarını suyundan alabilir. Bamya suyu vücudun anemi tedavisine yardımcı olan daha fazla kırmızı kan hücresi üretmesine yardımcı olur. Bamya suyu birçok vitamin ve mineral içerir. A vitamini, C vitamini, magnezyum vb., vücutta daha fazla kırmızı kan hücresi üretilmesinde yardımcı olur.

8.Boğaz Ağrısı ve Öksürüğü Geçirir: Bamya suyu ayrıca boğaz ağrısı ve şiddetli öksürük tedavisinde kullanılır. Boğaz ağrısı ve öksürüğü olan kişi, antibakteriyel ve antiseptik özellikleri nedeniyle bamya suyu tüketerek bu problemlerden kurtulabilir.

9.İshal Tedavisinde Yardımcıdır: İshal, birinin yaşayabileceği en rahatsız edici sağlık koşullarından biridir. Vücutta çok miktarda su ve temel mineral kaybına neden olur. Bamya suyu ishal tedavisinde kullanılır ve ayrıca vücudun yenilenmesine yardımcı olur.

10.Saçların kabarmasını önlemek için bamyadan faydalanabilirsiniz. 100 gram bamyayı kaynatıp suyunu soğumaya bırakın. Daha sonra bu suyu kullandığınız şampuana ekleyiniz. Bamya içerdiği zengin mineraller sayesinde saçınızın kabarmasını engelleyerek, hacmini ve parlaklığını artıracaktır.

11.Böbrek hastalığı olan kişilerin sıvı oranı yüksek besinler tüketmeleri gerekir. Bu yüzden böbrek hastalarının su oranı yüksek bamya sebzesini düzenli tüketmelerinde fayda vardır.

12.Güçlü antioksidan özelliği de vücutta oluşan ödemleri idrar yoluyla kolayca atmaya yardımcı olur.

13.Bamya sivilceleri önlemeye yardımcı olur ve pürüzsüz bir cilt sağlar.

14.Bamya yaz sıcakları ve güneş çarpmaları için çok iyidir.

15.Bamya ateroskleroz ve astım için iyidir."

Gördüğünüz gibi bamyanın faydası pek çökmüş. Say say bitmiyor. Bir an için gidip biraz bamya alayım diye düşündüm. Cebime güvenemedim. Siz cebinize güveniyorsanız, kaçırmayın derim. 

*25. 11. 2022 günü Barbaros Ulu adıyla Anadolu'da Bugün gazetesinde yayımlanmıştır.

15 Kasım 2022 Salı

Kim Dosttur, Kim Değildir?

Aynı arabadasın veya surat yapan bir tanıdığını görüyorsun. Ona, kaza yapacaksın demek düşmanlık değil, dostluktur.

Sevip saydığın ve de desteklediğin kişi iyi yönetemez hale gelmiş ise; ona yanlış yapıyorsun. Gittiğin yol, yol değildir, çıkmaz sokaktır. Böyle gidersen duvara toslayacaksın demek, düşmanlık değil, dostluktur. 

Dostun nicedir dün dündür, bugün de bugün söylemini düstur edinmiş, dün savunduğunu bugün nakzeder duruma gelmiş, durmadan U dönüşü yapar hale gelmişse, bunu görmezden gelmek, dostluk değildir. Dosta düşmanlıktır. Bu durumda ona bu gittiğin yol yanlıştır demek dostluktur. Çünkü dost yüze söyler. 

İyi günde dostun yanında yer alıp kötü günde dostunun elini tutmayan dost değildir. Bu kişiden ancak iyi gün dostu olur. 

Dostun sürekli yanlış yaptığı halde ona sesini çıkarmamak, yanlış yapıyorsun diyememek, üstüne üstlük o dostu desteklemeye devam etmek ve alkışlamak dosta yapılan en büyük kötülüktür. Çünkü her halükarda alkışlanan, hata ve yanlışlarını göremez. Gerçek dost, dostunu yanlışlarından vazgeçirmeye çalışandır. 

Dostun kendini, yaptıklarını ve yapacaklarını anlatacağı yerde devamlı bir başkasını kötülüyor ve ağzını bozuyorsa, o kişiye boş ver başkasını, sen kendini anlat. Zira sen doğru yolda isen bir başkasının kötülüğü sana zarar vermek demek, düşmanlık değil, dostluktur. 

Dostunun çelişkisini görmek, bunu ona söylemek, düşmanlık değil, dostluktur. 

Dostunun uyarı ve ikazlarına kızıp köpürmek, onu düşman bellemek ham insanların işidir. Aksine, haklısın demek pişmiş insanın hasletidir. 

İnsan sarrafı olan, kendisine güvenen ve gittiği yolun doğru olduğuna inanan, kendisini kayıtsız şartsız destekleyenleri yanından uzaklaştırır. Çünkü onlardan dost olmaz. 

Yanlışlara imza atan, yanlış kişilerle yol yürüyen, beraber çıktıkları yolda yol arkadaşını değiştiren kişilerden dost olmaz. Bu tipler dediğim dedikçidir. İstişareye açık değildirler. Güç zehirlenmesi yaşıyorlar. Kendilerini mükemmel gördükleri için en ufak bir eleştiriye gelmezler. Çareyi seni düşman bellemede ve yanından uzaklaştırmada bulurlar. Etrafındaki kalabalıklardan gerçekleri göremezler. Sahte sevgi ve saygı ile yetinirler. 

Yaptığı iyiliği başa kakmak dostluk değildir.

Geçmişte birlikte çalıştığı insanlar yanından uzaklaştıktan sonra onlar şöyleydi, onlar böyleydi diyerek onların aleyhinde konuşmak dostluk değildir. Gerçek dost öküz öldükten sonra da karşısına rakip çıksa da geçmiş hukuk adına dostluğu halel getirmeyendir.

Bazılarının Banyo/Tuvalet Fobisi/Hobisi *

Toplumumuzda tuvalet ve banyolarda normalinden fazla oyalanma ve bu mekanlarda konuşma iyi sayılmaz. Buralarda ölçünün makul bir sürede bu ihtiyaçların giderilip çıkılmasıdır. Buna rağmen tuvalete ve banyoya girdi mi çıkmak bilmeyen insanımızın sayısı da az değil. Banyoda fazlaca kalanların çoğunda, acaba şuramda kuru yer kalmış olabilir mi şüpheciliğinin yattığını, bundan dolayı üç defa yıkanması yeterli görülen vücut organlarını bu tiplerin dönüp dönüp sabunlayıp yıkadıklarını düşünüyorum. İyice yıkanmalarına rağmen bu tiplerin banyodan çıksalar da hala içlerinde bir acaba tereddüdün olduğunu söylersem abartmış olmam. Bu tür şüpheciliğe düşenlerin psikolojik durumlarının yanında gusül veya boy abdestini anlatan bazı hocaların da payının olduğu söyleyebiliriz. Sağ olsun hocalarımız guslü öyle bir anlatıyorlar ki “İğne ucu kadar dahi kuru bir yer kalmışsa, guslünüz olmaz” diyorlar. Böyle anlatılırken vücutta kuru yer bırakmayın, adam gibi yıkanın, vücudunuzu güzelce ovun” murat edilmektedir. Doğru mu, doğru. Çünkü sabun kullanılmazsa, vücut ovulmazsa ve alelacele su dökünüp çıkılırsa vücutta iğne deliğinden de büyük kuru yerlerin kalması ihtimal dahilindedir. Ki iyice ovalandığı halde kuru yer kalamaz mı, kalır. Çünkü vücudun ön tarafı iyice ovulduğu halde özellikle yaşlıların ve kilo sorunu olanların sırtlarını iyice ovabilmeleri mümkün değil. Burada bir mazeret söz konusu. Kasıtlı olarak kuru yer bırakılmadığı zaman bu durumun gusle mani olacağını düşünmüyorum. O yüzden banyoda sürt babam sürt yapan bazı insanımızın içleri rahat olsun. Ne olur, banyoda fazlaca kalmasınlar. Özellikle ortak kullanılan ve nüfusu kalabalık kişilerin banyoda durma sürelerini gözden geçirmelerinde fayda var. Çünkü evde yaşayan diğer fertlerin de banyo ihtiyaçları söz konusu olabilir. Yok, ben üzerimdeki şüpheciliği atamıyorum ayrıca banyoda uzun süre kalmaktan zevk alıyorum diyenlere de evde tek yaşıyorsanız, bir başkasını bekletmiyorsanız, tavsiye etmem ama dilediğiniz kadar kalın hatta banyoda yatın.

Gelelim tuvalette uzun süre duranlara. Çoğunluğun ihtiyacını bir hızla giderip terk ettiği bu mekanlarda normalinden fazla duranların mazeret veya gerekçesi ne olabilir? Kimsenin ne için durduğunu bilemem ama tasası bana düştü. Ucu da bana dokunmuyor değil. İzninizle tuvaletlerde niçin uzun kaldıklarını irdelemeye çalışacağım. 

-Kabız olanlar kolay kolay ihtiyaçlarını gideremezler. 

-Kabızlık hali geçici değil, sürekli ise kuvvetle muhtemel hemoroid rahatsızlıkları da vardır. Zorlamadan kaynaklı kanama durumları da söz konusu olabilir. 

-Kimi sigara ihtiyacını tuvaletlerde gideriyor. Buralarda sigara içmekten zevk alırlar. Zevk hali de üç beş dakikada bitecek değil ya.

-Kimi tuvalet ihtiyacını giderdiği halde taharetlenmeye epey bir zaman ayırıyor. Hem su kullanıyor hem de taharet yapıyor. Acaba tam temizlenmemiş olabilir mi diye sürtünüp dururlar. Bu tipler WC’de durmaktan pek haz almazlar ama temizlik fobisidir onları tuvalette tutan. Tuvalete girerken ellerinde peçete ile girerler. Kapı kollarına çıplak elle dokunmazlar.

Tuvalette uzun süre vakit geçirenlerin sebepleri her ne ise onlara da söyleyeceğim şudur: Kendilerine ait özel bir tuvaletleri varsa WC’de diledikleri kadar kalsınlar. Birden fazla kabini olan umum tuvaletlerde de diledikleri kadar kalsınlar ama umumun kullandığı tek kabin varsa, işte burada düşünmek lazım. Daha doğrusu dışarıda bekleşenleri düşünmeleri gerekir. Millet saatlerce onları sırada beklemek zorunda değil.

Hasılı banyo ve tuvalete girdikleri zaman dışarıda kendilerini bekleyenlere dokuz doğurtan insanımıza son söz olarak şunu demek isterim. Bu yaptığınız hobi ise Allah rızası için bu keyfinizden vazgeçin. Tuvalet ve banyo fobiniz varsa, Allah rızası için bu fobinizi yenin. Bir hastalığınız varsa tedavi olun. Temizlik hastası iseniz, Allah sizi bildiği gibi yapsın. Çünkü bu hastalığın tedavisi yoktur.

*19. 11. 2022 günü Barbaros Ulu adıyla Anadolu'da Bugün gazetesinde yayımlanmıştır.